Yazımı bitirirken PKK’nın, Reşadiye saldırısını üstlendiği haberi ajanslara düştü. DTP hakkında Anayasa Mahkemesi kararı beklenirken yapılan bu insanlık dışı pusunun ve PKK’nın bu katliamı üstlenme zamanlamasının anlamı çok açık.
Barışı vurmak.
Böylece demokratik açılımla manevra alanları daralan her iki tarafın kanla beslenen şahinleri oyun alanlarını genişletmiş, barış isteyenlerin eli ise zayıflamış olacak. Eğer içeride CHP ve MHP gibi, Kürtlere karşı şiddet politikasını savunanlar olmasaydı Reşadiye saldırısı yirmi beş yıldır yapılan saldırılardan farklı bir anlam taşımazdı. Oysa bugün, açılım ortamında PKK tarafından üstlenildiği açıklanan bu pusunun çok stratejik anlamı var.
İlk ve yakın hedef DTP.
DTP’nin kapatılmasını sağlayarak Kürtler içinde silahlı mücadeleye, şiddete karşı olanları pasifize etmek. Hükümetin açılım yönünde atacağı adımların önünü keserek veya reformları minimalize ederek Kürtlerin sorunun çözüleceğine dair inançlarını zayıflatmak, umutlarını bitirmek. Böylece anlaşılabilir ki, kurulan insanlık dışı pusu yalnız barışa karşı değildi.
Demokrasiye kurulmuş bir pusuydu.
İkinci yakın hedef, Türk-Kürt vatandaş çatışmasının fitilini ateşlemektir. DTP’nin tasfiyesi ile bütün Kürtlerin terörist olarak algılanmasına karşı duracak hiçbir ses kalmayacak. Savaş yeniden başladı havası ile yeni sokak saldırılarının da önü açılacak.
Bu pusu aynı zamanda AK Parti hükümetine karşı kurulmuş bir pusudur.
AK Parti için açılacak muhtemel bir kapatma davası için böylece yeni argümanlar üretilmiş olacak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.