1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 00:24
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI 31.10.2011
Neşe Düzel
Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Neşe Düzel - Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok Neşe Düzel - Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok Neşe Düzel - Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok Neşe Düzel - Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok Neşe Düzel - Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok Neşe Düzel - Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok Neşe Düzel - Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok Neşe Düzel - Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok
Neşe Düzel köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok

Van’da çöken binalardan saha mühendisi veya fenni mesul sorumlu. Bu iki mühendis, betonun kötü olduğunu fark etmeyerek, gerekli önlemi almayarak sorumlular. Betonu test etmeleri gerekirdi.”

 

En riskli grup, dört-beş katlı sıradan binalar. Usta, kalfa, müteahhit, bu binaları yapmaktan korkmaz. ‘Ben bundan yaptım zaten’ deyip malzemeyi azaltır. Yüksek binalarda ise projeden sapmaya biraz çekinir.”

 

İnsanlar, daire satın alırken, önce binanın projesini istesinler. Orada kat sayısını görürler. Mesela projede bina altı kat, uygulamada ise yedi katsa, bu binadan kesinlikle uzak dursunlar.”

 

***

NEDEN ALPER İLKİ

Nasıl 1999 Marmara Depremi, enkaz altında kalan vatandaşının hizmetine gidemeyen kutsal devletin sonu olduysa ve dönemin koalisyon hükümetini sarstıysa, 2011 Van Depremi de AKP hükümetini şöyle bir dipten titretti. On beş yıldır Türkiye’de belediyeleri yöneten AKP çizgisi, bir dahaki depremde enkazın altında kendisi de kalmamak için kaçak yapıları yıkmaya karar verdi. Eğer Başbakan, dediği gibi kaçakları yıkmaya başlarsa, Türkiye büyük bir sistem değişikliğinin kapısını aralar. Çünkü bugüne dek arazileri devletin elinde tutup, halka oy karşılığında ulufe dağıtır gibi dağıtan, onun bu tapusuz araziler üzerinde kaçak bina yapmasına göz yuman, bunlara belediye hizmeti götürerek kaçakları ve haksız kazancı kışkırtan ve bu çarpık müteahhitlik sistemiyle de siyasetçileri ve siyasi partileri finanse eden devasa çark, kaçak yapıların yıkılmasıyla önemli bir darbe alacak. Peki, Türkiye genelinde bugün binaların durumu ne? Sadece kaçaklar mı riskli? Kaçak olmayanlar depremde güvenli mi? Türkiye’deki binaların durumunu ve alınması gereken önlemleri İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Dekan Yardımcısı Alper İlki’yle konuştuk. Prof. Alper İlki, “Çeşitli düzeylerde kaçak yapılar var. Bir, tapusu olmayanlar. İstanbul’daki binaların yüzde 70’i bu anlamda kaçak ve kullanım izinleri yok. İki, imar izni, inşaat izni ve projesi olmayanlar. Bunlar külliyen kaçak ve deprem riskleri çok büyük. Bence Başbakan ikinci grubu kastediyor. Aksi takdirde iş neredeyse bütün binaları kapsar” diyor.

***

NEŞE DÜZEL: Yeryüzünde, özellikle de gelişmiş ülkelerde 7.2’lik bir depremin bu kadar çok can alması normal midir?

ALPER İLKİ: Bırakın gelişmiş ülkeleri gelişmekte olan bir ülkede de normal değil bu. Her depremde bunu yaşıyoruz ve maalesef daha da yaşayacağız. Çünkü Van’daki yapı stokunun zayıflığıyla ilgili bir durum değil bu. İstanbul dâhil, Türkiye’nin her yerinde Van’daki gibi bir yapı stokumuz var. Hiç şüphe yok! Nerede böyle bir deprem olursa, orada böyle bir sonuçla karşılaşacağız.


Niye Türkiye’de depremlerde bu kadar çok insan ölüyor?

Bizim 1940’tan beri bir deprem yönetmeliğimiz var. Üstelik 1975’te yapılan deprem yönetmeliği kendi içinde gayet tutarlı. 1998’de bu yönetmelik revize edildi. Eğer deprem yönetmeliklerinde verilen kurallar uygulansa, bu ülkede hiçbir bina çökmezdi. Bina bir daha kullanılamayacak derecede hasar görebilir ama can kaybına sebep olmazdı. Türkiye’de asıl mesele, eline keser alanın kalıpçı, eline pense alanın demirci ve biraz parası olanın müteahhit olmasıdır. Öyle ki, şu anda inşaatlarda çalışan ustaların, işçilerin bir eğitimden geçmesi gerekmiyor. En bilgisiz kişi de inşaat yapabiliyor.


Mühendislerin hiç mi payı kötü binalarda?

Şüphesiz var. Mühendislerin hesaplarında hata olabilir. Ama bizim sahada, uygulamada gördüğümüz şu ki, binalarda can kaybına neden olan hatalar, bir mühendisin yapabileceğinin çok ötesinde hatalar. Hasarın asıl gerekçesi mühendisin hesap hatası değil. Zaten bir mühendis, beton kalitesini olması gerekenin yarısı olarak yazamaz ki projede. Üstelik Türkiye müteahhitlik konusunda dünyada sayılı ülkelerden biri. Dünyanın her yerinde inşaat yapıyor. Depremde yaşananlar bilgi yetersizliğinden ötürü değil.


Peki neden?

Bakın... Bir binanın yapım sürecinde üç tip mühendislik vardır. Bir, binanın hesaplarını yapan mühendis. İki, binanın projesini sahada uygulayan mühendis. Üç, bu uygulamayı denetleyen mühendis. Eskiden buna fenni mesul deniyordu. Şimdi fenni mesulün yerini denetim firmaları aldı. Ama 2011 yılında bile gidin görün pek çok şantiyede ne sahada uygulamayı yapan, ne de denetimi gerçekleştiren mühendis var. Binanın yapımı, betonun dökülmesi, demir işçiliği, kimse kontrol etmeden usta, kalfa marifetiyle yapılıyor. Şantiye mühendisi işin başında olsa...


Sonuç ne olur?

Şantiye mühendisi, uygulamayı ciddi olarak yerinde kontrol etse ve bir de şantiye mühendisinden bağımsız binanın yapımı denetleyen bir mühendis olsa... Şantiye mühendisinin hatasını bu mühendis yakalasa...          Biz bu deprem sonuçlarıyla karşılaşmayız. Van’da yıkılmayan bir sürü bina var.


Van’da çöken binalar niye çöktü?

Teknik bir sürü nedeni var. Beton çok kalitesiz. Kolon donatıları (demir) az. Demir işçiliği özensiz. Kolonun içindeki donatı nervürlü (burgulu) olması gerekirken aksine düz yüzeyli. Nervürlü donatının depreme mukavemeti düz yüzeyli donatının iki katıdır ve betonla beraber çalışma özelliği çok daha iyidir. Buradaki düz yüzeyli olduğu için donatı görevini yapmadan kolonun içinden sıyrılıyor. Anlayacağınız bütün hatalar birarada yapılmış! Van’da gördüğümüz hasarların büyük bölümü böyle.


Van’da çöken bir binanın çimentosunun kum gibi olduğu açıklandı. O malzemeyle inşaat yapılmasına kim izin veriyor?

Yeni getirilen denetim mekanizması Van’da uygulanmadığı için, çöken binadan saha mühendisi veya fenni mesul sorumlu oluyor. Bu iki mühendis, betonun kötü olduğunu fark etmeyerek ya da gerekli önlemi almayarak bu durumdan sorumlular. Çünkü mühendisin dökülen betonu test etmesi, betondan numune alıp o betonun dayanımına bakması ve yeterliyse betonu kabul etmesi gerekiyor. Size bir örnek anlatayım. 99 depreminden sonra birtakım kalfa ve ustabaşına bir eğitim verdik biz. Bir gün beton karışımını anlattım ve “Siz böyle yapmıyorsunuzdur” dedim. Aralarında çok bilgili bir usta vardı. “Hocam” dedi, “biz de hemen hemen aynısını yapıyoruz. Çimentoyu, kumu aynı miktarda koyuyoruz. Sadece suyu sizin söylediğinizin iki katı katıyoruz.”


Neden?

Çünkü bol su koyarsanız beton hem el arabasıyla kolay taşınır, hem de kalıbın içine kolay dökülür. Diğer karışımı kalıba dökmek zahmetlidir, kürekle atmak gerekir.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Neşe Düzel Makaleleri:
  1. Ahmet Talimciler: Fener’i laikliğin kalesi görüyorlar - 21.05.2012
  2. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Solda derin devlet ortaya çıkacak - 15.05.2012
  3. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Kimse kitleye direkt ateş etmedi - 14.05.2012
  4. Mustafa Yeşil: Hocaefendi iki kişiyi önerdi - 08.05.2012
  5. Mustafa Yeşil: Hocaefendi’ye, yargıçları sordum - 07.05.2012
  6. Hilmi Yavuz: Müslümanlar, Kemalist oldular - 30.04.2012
  7. Yaşar Yakış: İsrail Esad’ın gitmesini tercih etmiyor - 23.04.2012
  8. Cengiz Çandar: 28 Şubat darbesinde İsrail var - 16.04.2012
  9. Selahattin Demirtaş: Türkiye’nin sınırı Kürdistan olacak - 10.04.2012
  10. Selahattin Demirtaş: Başbakan, silahı PKK ve Öcalan’la görüşecek - 09.04.2012
  11. ABDURRAHMAN KURT: Kürtler arasında iç savaş çıkar - 02.04.2012
  12. Özür - 26.03.2012
  13. Bekir Ağırdır: Halk, eski egemenlerle ilişkiyi kesti - 19.03.2012
  14. Taner Akçam: Ermeni olayında Atatürk’ü izleyelim - 14.03.2012
  15. Taner Akçam: Özerklik Kürt-Türk katliamı getirir - 13.03.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Rejimin adamını istemeyiz
  Bir Afganistan polisiyesi
  700 bin memur kamusal alanda
  Hadi kendimize pekiyi verelim
  ‘Memurumuzu hiçbir şekilde ezdirmeyeceğiz’
  Fiat ve Mazda işbirliğine gitti
  Nestlé’den 40 milyon TL yatırım
  Fitch, teşvik programını sevdi
  KRİZ REHİNECİLERE YARADI
  EN ZAYIF HALKALAR DAYANIŞMASI
  Önce hazırlık var dedi, sonra çark etti
  Avrodan değil krizden çıkış mesajı verin
  ÜNİVERSİTE HARCI ZAMMINA TEPKİ
  Yunanistan daha çok çaba göstermeli
  Spor kulüplerine güvenlik faturası geliyor

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Neşe Düzel - "Alper İlki: Şantiyelerde mühendis yok" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 00:24:45