1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 22:35
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI 15.02.2010
Neşe Düzel
Gülen Aktaş: ‘Danıştay’ın eşitlik ilkesi değişken’
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Neşe Düzel - Gülen Aktaş: ‘Danıştay’ın eşitlik ilkesi değişken’ Neşe Düzel - Gülen Aktaş: ‘Danıştay’ın eşitlik ilkesi değişken’ Neşe Düzel - Gülen Aktaş: ‘Danıştay’ın eşitlik ilkesi değişken’ Neşe Düzel - Gülen Aktaş: ‘Danıştay’ın eşitlik ilkesi değişken’ Neşe Düzel - Gülen Aktaş: ‘Danıştay’ın eşitlik ilkesi değişken’ Neşe Düzel - Gülen Aktaş: ‘Danıştay’ın eşitlik ilkesi değişken’ Neşe Düzel - Gülen Aktaş: ‘Danıştay’ın eşitlik ilkesi değişken’ Neşe Düzel - Gülen Aktaş: ‘Danıştay’ın eşitlik ilkesi değişken’
Neşe Düzel köşe yazılarını web sitenize ekleyin
“Katsayı, 28 Şubat’ta başladı. Katsayıyı o gün, eşitlik ilkesine aykırı diye reddeden Danıştay, bugün hafifletilmesini gene eşitlik ilkesine dayanarak reddediyor.”

“Meslek liseliler katsayı kalkacak diye heveslendiler. Üniversite için kurslara paralar harcadılar. Katsayı değişmeyince, psikolojik ve maddi olarak yıkıldılar.”

“Her hükümet YÖK’ü kullanmak istiyor. Mesela şimdiki YÖK de çok müdahaleci davranıyor. Siyaset rüzgârı nasıl eserse essin, YÖK zaten keyfî ve müdahalecidir.”


* * *

NEDEN: GÜLEN AKTAŞ

Yıllardır çocuklarımızın hayatında büyük bir drama yol açan katsayı uygulaması gene kaldırılamadı. Bırakın kaldırılmayı, katsayı hafifletilemedi bile. Danıştay, YÖK’ün katsayıyı kaldırma kararını iptal ettikten sonra, bu kez de katsayıyı düşüren kararını reddetti. Böylece meslek lisesinden mezun olan gençlerimiz, üniversiteye girişte gene katsayı uygulamasının adaletsizliğine ve devletin ideolojik ayırımcılığına mahkûm edildi. Üstelik bu ayırımcılık, alay eder gibi Anayasa’nın “eşitlik ilkesine” dayanılarak sürdürüldü. Meslek liselerinden mezun olanların üniversite sınavlarında puanlarının belli bir katsayı ile hesaplanması ne zaman başladı? Meslek lisesi mezunları niye açıkça haksızlığa uğruyor? Bu katsayıyı YÖK koyduğuna göre şimdi aynı YÖK’ün bu katsayıyı kaldırmasına Danıştay nasıl engel oluyor? Katsayı koyma yetkisine sahip olan YÖK, katsayıyı kaldırma yetkisine sahip değil mi? Danıştay’ın bu son kararından sonra uygulama nasıl olacak? Meslek liselilerin üniversiteye girmesini engellemek eğitim kalitesini etkiliyor mu? Bu konuları yılların hocası ve yöneticisi fizik profesörü Gülen Aktaş ile konuştuk. Otuz dört yıldır Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nde ders veren, üniversitede bir kez dekan yardımcılığı, iki kez de rektör yardımcılığı görevlerini üstlenen, halen üniversitenin fizik bölümü başkanı olan Prof. Gülen Aktaş, katsayı meselesinin özünü müthiş net anlattı.


* * *

NEŞE DÜZEL: Danıştay gene üniversiteye girişteki katsayıyı reddetti. Nedir bu katsayı dediğimiz mesele? Nasıl yansıyor öğrencilerin sınavlarına?


GÜLEN AKTAŞ: Şöyle anlatayım... Bir öğrencinin, üniversiteye girişte “yerleştirme puanı”, iki kategoriden oluşuyor. Bir, öğrencinin yazılı sınavlardan aldığı puan. İki, öğrencinin orta öğretimden aldığı puan. Yani, öğrencinin lisedeki performansından, lisedeki notlarından aldığı puan. İşte buna, “ağırlıklı orta öğretim başarı puanı” deniyor.

Katsayı dediğimiz mesele, öğrencilerin üniversiteye girişteki başarılarına nasıl yansıyor? 


Öğrencinin “ağırlıklı orta öğretim başarı puanı”, işte bu katsayı denen rakamla çarpılıyor. Çarpım sonucunda elde edilen rakam da, öğrencinin üniversite sınavından aldığı puanına ekleniyor. Böylece, öğrencinin “üniversiteye girmek için kullandığı puan” ortaya çıkıyor.

Mesela YÖK, 1999’dan 2002 yılına dek 0,5 ve 0,2 katsayılarını uyguladı. Eğer öğrenci, üniversiteye lisedeki alanında devam ediyorsa katsayı 0,5, eğer öğrenci üniversiteye farklı bir alanda devam etmek istiyorsa katsayı 0,2 oluyordu. Bu katsayılar sadece meslek lisesi mezunlarına değil, lise fen ve edebiyat mezunlarına da uygulanıyordu.

Anlamadım... 


Yani lisede fen kolundan mezun olan öğrenci üniversitede mühendisliğe devam ederse, “orta öğretim başarı puanı” 0,5 katsayısıyla çarpılıyordu. Eğer tarih okumayı seçerse, puanı 0,2 ile çarpılıyordu. Ama 2002 yılında bu katsayı sistemini derinleştirdiler.

Daha nasıl derinleştirebildiler, ağırlaştırabildiler bunu?


Katsayıyı 0,8 ve 0,3 yaptılar. Böylece, öğrencinin farklı bir alana gitmesini daha da zorlaştırdılar. Farklı alana giden öğrencinin puanını daha da düşürdüler. Şimdiki YÖK işte önce bu katsayıyı kaldırdı. Danıştay YÖK’ün bu kararını iptal etti. Bunun üzerine YÖK, katsayıyı 0,15 e 0,13 seviyesine getirdi.

Kısacası YÖK ne yaptı?


Üniversitede kendi alanında devam eden öğrencinin puanını 0,15’le, farklı alana giden öğrencinin puanını da 0,13’le çarptı. Yani farklı alana giden öğrencinin puanını YÖK, geçmiş uygulamaya göre daha az düşürdü. Danıştay işte bu katsayıyı beğenmedi. Son kararında bunu açık açık da söyledi. Danıştay ile YÖK arasındaki anlaşmazlık bu katsayıda çıktı ve Danıştay, YÖK’ün bu katsayı kararını da bozdu.

Danıştay aslında ne istiyor?


Eski uygulamanın, yani 0,8, 0,3 katsayı uygulamasının devam etmesini istiyor olmalı. Eski uygulamada şu yaşanıyor. Diyelim ki iki öğrenci üniversite sınavında eşit puan aldılar. Biri kendi alanında üniversiteye devam etmek istedi. Diğeri de alanını değiştirmek istedi. Alanını değiştirmek isteyenin puanı 0,3’le çarpılıyor ve böylece eşit puan alan iki öğrencinin arası 50 puan açılıyor. Her bir puanda, üniversiteye girmek için binlerce kişi bulunduğunu düşünürseniz, üniversite sınavında eşit puan almış iki öğrencinin arasına katsayı uygulaması yüzünden 50 bin kişi giriyor. Yani üniversiteye yerleşmede, alanını değiştiren çocuğun önüne 50 bin kişi geçiyor. YÖK, katsayıyı 0,13 ve 0,15 yaparak bu 50 puanlık farkı 10 puana düşürmüştü ama...

Danıştay bu değişikliği mi kabul etmedi?


Evet, bunu kabul etmedi. Alanını değiştiren çocuğun önüne üniversiteye yerleşmede sadece on bin kişi geçirilmesini yetersiz buldu. “YÖK’e, meslek lisesinden mezun olan öğrencinin üniversitede alanını değiştirmesini daha zorlaştırman, imkânsızlaştırman lazım” dedi.

Oysa bu ülkede milli eğitim politikası, meslek liselerinin teşvik edilmesini öngörüyor. Meslek lisesi mezunlarının sayısını arttırmayı amaçlıyor. Ama tabii bu sayı artmıyor aksine düşüyor. Özellikle katsayı uygulaması başladığından beri meslek lisesine giden öğrenci sayısı düşüyor.

İmam-Hatip liselerine giden öğrenci sayısı düşüyor mu peki?


Katsayının amacı İmam-Hatip liselerine gidişi azaltmak tabii. Katsayı uygulamasıyla birlikte İmam-Hatip’e giden öğrencilerin sayısı düşüyor ama diğer meslek okullarına giden öğrencilerin sayısı kadar da düşmüyor. Katsayı uygulamasının başladığı 1998 yılı ile 2004 yılı arasındaki dönemde, toplam öğrenci sayısı içinde lise öğrenimi görenlerin oranı yüzde 52,4’ten yüzde 63,5’e yükseldi.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Neşe Düzel Makaleleri:
  1. Taha Akyol: Amaç, muhalefetsiz bir rejim kurmak - 08.02.2012
  2. Taha Akyol: Hâkimler, otoriteye hizmet edecekler - 07.02.2012
  3. Taha Akyol: Atatürk yargı bağımsızlığını reddediyor - 06.02.2012
  4. Yücel Sayman: KCK’yı yaydı, Hrant’ı daralttı - 30.01.2012
  5. Faruk Ünsal: KCK’lıları Karadeniz’e gönderiyorlar - 23.01.2012
  6. Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! - 16.01.2012
  7. Murat Belge: Atatürk ilerici değildi... - 09.01.2012
  8. Mensur Akgün: Türkiye’nin güney kapıları kapanıyor - 02.01.2012
  9. Güçlü Sevimli: Sahte ölüm tutanağı tuttular - 26.12.2011
  10. Ümit Kardaş: Üç general girdi diye vesayet bitmedi - 19.12.2011
  11. Şamil Tayyar: Dalan’a para götüren şike sanığı kim? - 12.12.2011
  12. Cafer Solgun: Atatürk’ün resmi cemevinden kalkacak - 05.12.2011
  13. Dengir Mir Mehmet Fırat: Erdoğan’ın arkadaşlarını dövdüler - 29.11.2011
  14. Dengir Mir Mehmet Fırat: Tayyip Bey’in sınırları var - 28.11.2011
  15. Ergun Özbudun: Yeni anayasa başka bir bahara - 21.11.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Neşe Düzel - "Gülen Aktaş: ‘Danıştay’ın eşitlik ilkesi değişken’" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 22:35:39