1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 00:31
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI 23.08.2011
Neşe Düzel
Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Neşe Düzel - Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’ Neşe Düzel - Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’ Neşe Düzel - Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’ Neşe Düzel - Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’ Neşe Düzel - Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’ Neşe Düzel - Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’ Neşe Düzel - Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’ Neşe Düzel - Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’
Neşe Düzel köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’

Sosyalist sol bitti. Benim gibi barışçı sol demokrata dönüşenleriyle de bitti, Türk ve Kürk milliyetçiliğine katılanlarıyla da bitti sol. Bundan sonra müthiş bir özgürlük mücadelesi yapan bir sol var olabilir ancak.”

 

Sol, dini düşman bellemekten kurtulmalı. Türkiye’ye AKP’nin vaat ettiğinden daha ileri bir vizyonu ve daha geniş demokrasiyi, ancak ‘Müslüman, sosyalist ve Kürt’ demokratların oluşturacağı yeni koalisyon getirir.”

 

Sol, şiddete dayalı siyasetten kurtulmak zorunda. ‘Ezilen halkın, ezilen sınıfların şiddeti haklıdır. Onlar çok zulüm görüyorlar, onun için onlar ne yaparlarsa haklıdırlar’ diyen bir sol olamaz.”

 

***

NEDEN HALİL BERKTAY

Türkiye’de entelektüeller arasında “sol”, değeri yüksek bir kavram. Belki de bu yüzden “solcu” olma iddiasından vazgeçmek istemiyor kimse. Ulusalcılar, Kemalistler, Kürt milliyetçileri kendilerini “solcu” olarak değerlendiriyorlar. Acaba solculukla ulusalcılığın, Kemalistliğin, milliyetçiliğin nasıl bir ilişkisi var? Marksizm’le Kemalizm daha önce de biraraya geldi mi? Kemalizm’le Marksizm arasında bir benzerlik var mı? Neden Türk solcuları Marksizm’le Kemalizm’i evlendirdiler? Solculardaki bu milliyetçilik eğilimiyle antiemperyalizm arasındaki bağ nedir? Türk ve Kürt solcuların, Kemalizm’de benimsedikleri özellikler hangileri? Ulusalcı solcuların hayali nedir, nasıl bir toplum istiyorlar? Solla dinin ve dindarların ilişkisi nasıl olmalı? Solun bugün şiddete bakışı nedir? Sol şiddeti tümüyle ret mi etmeli? Türk soluyla PKK arasında zihinsel bir bağ var mı? PKK’yı sol bir örgüt mü? Eski sol hareketlerden yeni bir sol çıkar mı? Türkiye’de sol bir siyasi hareket oluşturmak mümkün mü? Bütün bunları, eski solun önde gelen isimlerinden Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Halil Berktay’a sorduk ve tarihî bir perspektife dayanan cevaplar aldık.

***

-2-


Halil Berktay’la yaptığımız konuşmanın birinci bölümünü dün yayımladık. Kaldığımız yerden bugün devam ediyoruz.

 

Bugünün dünyasında “antiemperyalist” olmak, neye karşı olmaktır. Antiemperyalist olunca, aslında neye karşı olunuyor?

Emperyalizm adı üstünde imparatorculuk demektir. Lenin’in zamanında yeryüzünde emperyalizm reel bir olguydu ve az sayıda büyük devlet vardı. Bunlar, büyük koloni imparatorlukları kurmuşlardı, sömürgeleri vardı. Bu sömürge ülkelerin de kurtuluş mücadeleleri vardı. Dolayısıyla Lenin’in zamanında antiemperyalist olmak, işte buna karşı olmak anlamına geliyordu. Ama zamanla yeryüzünde sömürge ülke kalmadı. Şimdi antiemperyalizm...


Şimdi antiemperyalizm ne anlama geliyor?

Antiemperyalizm, şimdi sömürgeler olmasa bile, yeryüzünde “dış” olan, yabancı olan her şeye karşı olmak anlamına geliyor. Biz böyle bitmek bilmeyen bir emperyalizm çağında yaşıyoruz adeta. Oysa benim böyle genel, ezeli, ebedi mutlakçı bir antiemperyalizmim yok. Benim, spesifik bir antiemperyalizmim var.


Anlamadım...

Ben, ülkeler, milletler arasında spesifik istila, işgal ve zorbalıklara, iç işlerine müdahale eylemlerine karşıyım. Ben Amerika’nın Irak müdahalesine karşıyım. Ama solcular, ilginç bir biçimde genelleştirilmiş bir antiemperyalizm içindeler ve dünyadaki spesifik haksızlıklara karşı çıkma olanaklarını yitirdiler.


Peki, bizdeki ulusalcı solcuların hayali nedir? Nasıl bir toplum istiyor ulusalcı solcular?

Bunu bildiklerine hiç kani değilim. Bana, Türkiye’de generaller, 2007’deki çöküntüden önce nasıl bir toplum istiyordu diye sorarsanız... Zira 2007’den bu yana Türkiye’de militarizm büyük bir bozguna uğradı. Askerî vesayet rejiminin asıl sahipleri, 2007’den önce, askerî vesayet rejiminin sürdüğü bir Türkiye istiyorlardı. Yani daha fazla bir şey istemiyorlardı. Ordunun hesap verirliğinin olmamasını, istediği konularda konuşabilmelerini, sivil siyasete müdahale edebilmesini istiyorlardı. Dolayısıyla buna halel getirecek bir çerçeveyi, mesela...


Evet...

Mesela AB’yi istemiyorlardı. Nasıl bir zamanlar yeniçerilerin “istemezükleri” var idiyse, onların da istemezükleri vardı. Kendilerini ulusalcı diye tanımlamış veya Cumhuriyet mitinglerine katılmış veya CHP’ye oy veren insanlara, tahsilli orta sınıf Atatürkçülerine, “Siz nasıl bir Türkiye istiyorsunuz” diye sorarsanız...


Cevap, nasıl bir Türkiye olur?

Bakın... Bunlar, kapitalist olmayan bir Türkiye istiyorlar mı? Asla... Batı’yla bütün ilişkilerini koparmış bir Türkiye istiyorlar mı? Asla. Buna tahammül edemezler. Milliyetçilik yapıyorlar, bayraklar sallıyorlar ama gerçekten öyle bir Türkiye istiyorlar mı? Asla. Bunlar, kendilerini, yıpranan, aşınan ve imtiyazlarını kaybeden bir elit olarak gördükleri için, kendi güvenilir limanlarına, kamusal alandaki hâkimiyetlerine ve yüksek profillerine dokunulmamasını istiyorlar. Bunlar, herhangi bir hayat tarzı tehlikesi algılamaya tahammül edemiyorlar. Cumhuriyet ve laiklik diyorlar.


Peki sol, neden demokrasiye uzak ve Ergenekon’a yakın bir pozisyona sahip?

Öyleler çünkü Kemalist devrime karşı, bir “karşı devrim” oluyor diye düşünüyorlar. Bu karşı devrim de bir türlü olamadı ya... Solun tarihinde bu karşı devrim teması çok vardır. 1946-50 seçimlerinde Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle mi, Kemalizm’in devrimci mirasına karşı bir karşı devrim oldu? Ya da Adalet Partisi’yle mi bir karşı devrim oldu? Ya da Özal’la mı oldu? Ya da AKP’yle mi bir karşı devrim oldu? Atatürkçülüğün ve komünist Atatürkçülüğün bitmeyen öyküsü işte bu karşı devrim temasıdır. Sanki öyle yaşayan ve ileriye götürülebilecek bir Kemalist devrim var da, ona karşı bir karşı devrim yapılıyor ve meselemiz de o karşı devrimi önlemek oluyor. Doğu Perinçek de, yeni TKP de, ÖDP de böyle düşünüyor.


Niye ulusalcılıkla, faşizmle ve darbeyle kaynaşmış bir ideolojinin sahipleri, kendilerini sol olarak tanımlamak istiyorlar peki?

İtibarlı da ondan. İnsanlar, giysilerini, derilerini değiştiremiyorlar. Devrimcilikten, sosyalizm mirasından vazgeçmek kolay değil. 1960’lardan, 70’lerden, öğrenci mücadelelerinin içinden geliyorsunuz.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Neşe Düzel Makaleleri:
  1. Ahmet Talimciler: Fener’i laikliğin kalesi görüyorlar - 21.05.2012
  2. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Solda derin devlet ortaya çıkacak - 15.05.2012
  3. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Kimse kitleye direkt ateş etmedi - 14.05.2012
  4. Mustafa Yeşil: Hocaefendi iki kişiyi önerdi - 08.05.2012
  5. Mustafa Yeşil: Hocaefendi’ye, yargıçları sordum - 07.05.2012
  6. Hilmi Yavuz: Müslümanlar, Kemalist oldular - 30.04.2012
  7. Yaşar Yakış: İsrail Esad’ın gitmesini tercih etmiyor - 23.04.2012
  8. Cengiz Çandar: 28 Şubat darbesinde İsrail var - 16.04.2012
  9. Selahattin Demirtaş: Türkiye’nin sınırı Kürdistan olacak - 10.04.2012
  10. Selahattin Demirtaş: Başbakan, silahı PKK ve Öcalan’la görüşecek - 09.04.2012
  11. ABDURRAHMAN KURT: Kürtler arasında iç savaş çıkar - 02.04.2012
  12. Özür - 26.03.2012
  13. Bekir Ağırdır: Halk, eski egemenlerle ilişkiyi kesti - 19.03.2012
  14. Taner Akçam: Ermeni olayında Atatürk’ü izleyelim - 14.03.2012
  15. Taner Akçam: Özerklik Kürt-Türk katliamı getirir - 13.03.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Rejimin adamını istemeyiz
  Bir Afganistan polisiyesi
  700 bin memur kamusal alanda
  Hadi kendimize pekiyi verelim
  ‘Memurumuzu hiçbir şekilde ezdirmeyeceğiz’
  Fiat ve Mazda işbirliğine gitti
  Nestlé’den 40 milyon TL yatırım
  Fitch, teşvik programını sevdi
  KRİZ REHİNECİLERE YARADI
  EN ZAYIF HALKALAR DAYANIŞMASI
  Önce hazırlık var dedi, sonra çark etti
  Avrodan değil krizden çıkış mesajı verin
  ÜNİVERSİTE HARCI ZAMMINA TEPKİ
  Yunanistan daha çok çaba göstermeli
  Spor kulüplerine güvenlik faturası geliyor

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Neşe Düzel - "Halil Berktay: ‘Şiddete hak veren sol olamaz’" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 00:31:50