1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 04 Şubat 2012 Cumartesi 06:21
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI 19.07.2010
Neşe Düzel
Hasan Bülent Kahraman: ‘Hayır diyenler, bürokrat aydınlar’
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Neşe Düzel - Hasan Bülent Kahraman: ‘Hayır diyenler, bürokrat aydınlar’ Neşe Düzel - Hasan Bülent Kahraman: ‘Hayır diyenler, bürokrat aydınlar’ Neşe Düzel - Hasan Bülent Kahraman: ‘Hayır diyenler, bürokrat aydınlar’ Neşe Düzel - Hasan Bülent Kahraman: ‘Hayır diyenler, bürokrat aydınlar’ Neşe Düzel - Hasan Bülent Kahraman: ‘Hayır diyenler, bürokrat aydınlar’ Neşe Düzel - Hasan Bülent Kahraman: ‘Hayır diyenler, bürokrat aydınlar’ Neşe Düzel - Hasan Bülent Kahraman: ‘Hayır diyenler, bürokrat aydınlar’ Neşe Düzel - Hasan Bülent Kahraman: ‘Hayır diyenler, bürokrat aydınlar’
Neşe Düzel köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Geç kalmış ulus-devletin demokratı da böyle oluyor! Kürt, Ermeni ve türbanlıyla eşit olmak istemiyorlar. Kendi kimliğini ilgilendirmeyen konuda demokrat olmak kolaydı tabii eskiden.”

 

Türkleri, Kürtlere karşı ayaklandırma projesi başladı. Öcalan da bunun içinde. “Türk’le Kürt birlikte olmak zorunda mı” diye soran bazı yazarlar da projeye dâhiller.”

 

İki tür faşizm var. Sokak faşizmi, devlet faşizmi. Faşizme ortam hazırlamak için önce örgütler kullanılır. Sonra devlet faşizmi gelir, sokak faşizmini hapse atar.”

 

* * *


NEDEN HASAN BÜLENT KAHRAMAN

Anlaşıldı ki, 12 Eylül darbe Anayasası’nın ruhunu değiştirecek olan Anayasa referandumu siyasette büyük bölünmeler yaratacak. Siyasi partilerin tabanları parti yönetimlerinin kontrolü dışına savrulmaya başladı bile. Parti yönetimlerinin kararını benimsemeyen taban, “evet” ve “hayır” diye ikiye kırıldı. Sosyal gruplar, zümreler, yargı, iş dünyası, basın, aydınlar, demokratlar, milliyetçiler, solcular, muhafazakârlar, Kürtler ikiye bölündü. Peki, niye kimse tek parça halinde kalamadı? “Hayır” diyen niye “hayır” diyor? “Evet” diyen niye “evet” diyor? Sağcı veya solcu, 12 Eylül’ün işkencesinden geçenler, MHP ve CHP yönetiminin kararına uyup 12 Eylül darbecilerinin anayasasına kolayca “hayır” diyecekler mi? Boykot kararı alan Barış ve Demokrasi Partisi, Anayasa’nın değiştirilen hangi maddelerini Kürtlerin hak ve özgürlüklerine aykırı buluyor? Kürtler, BDP’nin tutumunu nasıl değerlendiriyor? 12 Eylül Anayasası’na kırk yıldır karşı olan aydınlar şimdi niye bölündüler? Neden bazı aydınlar Anayasa değişikliğine “hayır” diyor? Toplumun her kesiminde yaşanan bu siyasi parçalanma referandumdan sonra da sürecek mi? Referandumdan “evet” çıkarsa ne yaşanacak, “hayır” çıkarsa ne olacak? Referandumdan sonra ülkede nasıl yeni bir siyasi şekillenme ortaya çıkacak? Bütün bunları anlamak için Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi, siyaset bilimci, yazar, sanat eleştirmeni Hasan Bülent Kahraman ile konuştuk. Türkiye’de siyasi sistemi sağıyla ve soluyla çok yakından izleyen ve araştıran, sosyal demokrasi, milliyetçilik, Milli Görüş ve AK Parti üzerine kitaplar yazmış olan Hasan Bülent Kahraman, felsefe, modern Türk edebiyatı, Türkiye popüler kültürü üzerine de çalışmalar yapıyor. Hasan Bülent Kahraman’ın Türk Siyasetinin ‘Yapısal Analizi’ kitabının üçüncü cildi yeni yayımlandı.

* * *

NEŞE DÜZEL: Bu anayasa referandumu, siyasette büyük kırılmalara yol açacakmış gibi görünüyor. Önce milliyetçilerden başlayalım... MHP referandumda “hayır” derken, Büyük Birlik Partisi “evet” demeye karar verdi. Birçok MHP’linin de “evet” diyeceği söyleniyor. Milliyetçiler arasındaki bu bölünme nereden kaynaklanıyor?

HASAN BÜLENT KAHRAMAN: Milliyetçiler arasındaki bölünme, Anayasa değişikliğinden çok daha eski bir tarihte başladı. İlk bölünmeyi, BBP’nin kazada ölen Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu getirdi. Şöyle anlatayım... Devlet, 1975’te başlayan iç savaşta, sokaktaki bir takım ülkücüleri kullandı. O ülkücüler devlet tarafından kullanıldıktan sonra 12 Eylül’de hapse atıldılar. Bu durum onlarda bir türlü inanamadıkları, kabul edemedikleri bir krize yol açtı. Oysa anlayamadıkları bir şey vardı.


Neydi anlayamadıkları?

Faşizmin daima iki türü vardır. Bir, halk faşizmidir. Yani ‘sokak faşizmi’dir. İki, ‘devlet faşizmi’. Önce, faşizme ortam hazırlamak için birtakım örgütler kullanılır. Sonra da faşizmin ikinci türü olan ‘devlet faşizmi’ gelir. Devlet faşizmi, kullanmış olduğu sokak faşizmini ortadan kaldırır, onu hapislere tıkar. Çünkü devlet faşizmi iktidarı sokakla bölüşmez. Sokak faşizmi biraz mafya türü bir örgütlenmedir ve devlet faşizmi, bu kontrolden çıkmış gücün kendisi için tehlikeli olacağını düşünür.


Niye MHP kendisini hapse atan 12 Eylül’ün anayasasını savunuyor şimdi?

Devlet faşizmi iki temel üstüne oturur. Bir, kendine bağlı bir bürokratik diktatorya kurar. İki, toplumu homojenleştirir. Devlet faşizminin kurduğu toplumda etnik, dinsel, dilsel, sınıf farklılıkları reddedilir. 12 Eylül Anayasası da böyledir. 12 Eylül Anayasası, bürokratik hegemonya ve homojen toplum yaratma ülküsüdür. Gerçek şu ki, sokak faşizminden gelen milliyetçi kanatlar, 12 Eylül’ü hiç bir zaman içlerine sindiremediler. Bu yüzden onlar şimdi referandumda “evet” diyorlar. Devletin kurumsal yapısıyla özdeşleşmiş olan MHP ise referandumda “hayır” diyor. Çünkü MHP, sonradan devletle ortak oldu. Ordu ve bürokrasiyle iç içe geçti ve devletin bürokrasisinin bir parçası haline geldi.


Peki, 12 Eylül’de işkence gören milliyetçiler MHP’nin bu ‘hayırcı’ tavrını nasıl değerlendiriyor?

Dehşet içinde izliyorlar, kabul edemiyorlar. MHP’nin üst yönetimiyle tabanı arasına müthiş bir kopukluk girdi. MHP ilk defa tabanını tutamıyor. Tabanla yönetim arasında şu anda ciddi bir problem var. Tabanın bir bölümü CHP’ye ve AK Parti’ye gidiyor.


Aynı kırılma Kürt kesiminde de görülüyor. Barış ve Demokrasi Partisi BDP de referandumu boykot ediyor. KADEP ve HAKPAR ise “evet” diyor. Ayrıca MHP’de olduğu gibi birçok BDP’linin de “evet” diyeceği söyleniyor. Kürtler neden bölünüyor?

Kürtlerin neden bölündüğü sorusunun tek kelimelik cevabı ‘demokrasi’dir. Büyük eksiklikler ve belirsizlikler olsa da, her şeye rağmen Kürtlerin, Türkiye’de var olmak için 1983’ten beri ileri sürdükleri şartların önemli bir bölümü AK Parti döneminde gerçekleştirildi. Mesela Kürtçe televizyon, anadilde konuşmak, Kürtçe isim koymak, Kürt meselesinin kabulü ve Kürt açılımı tartışmaları.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Neşe Düzel Makaleleri:
  1. Yücel Sayman: KCK’yı yaydı, Hrant’ı daralttı - 30.01.2012
  2. Faruk Ünsal: KCK’lıları Karadeniz’e gönderiyorlar - 23.01.2012
  3. Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! - 16.01.2012
  4. Murat Belge: Atatürk ilerici değildi... - 09.01.2012
  5. Mensur Akgün: Türkiye’nin güney kapıları kapanıyor - 02.01.2012
  6. Güçlü Sevimli: Sahte ölüm tutanağı tuttular - 26.12.2011
  7. Ümit Kardaş: Üç general girdi diye vesayet bitmedi - 19.12.2011
  8. Şamil Tayyar: Dalan’a para götüren şike sanığı kim? - 12.12.2011
  9. Cafer Solgun: Atatürk’ün resmi cemevinden kalkacak - 05.12.2011
  10. Dengir Mir Mehmet Fırat: Erdoğan’ın arkadaşlarını dövdüler - 29.11.2011
  11. Dengir Mir Mehmet Fırat: Tayyip Bey’in sınırları var - 28.11.2011
  12. Ergun Özbudun: Yeni anayasa başka bir bahara - 21.11.2011
  13. Mehmet Ö. Alkan: ‘Kart kurt’ tezini İnönü açıkladı - 16.11.2011
  14. Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu - 15.11.2011
  15. Mehmet Ö. Alkan: Kadın hareketini bile bitirdiler - 14.11.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Yabancı yatırımcılar İspark’ın peşinde
  Ukrayna gazı fazla çekince kriz çıktı
  Fransa ile ticarette aleyhimize durum var
  Ülker dünyanın 10’uncu büyüğü
  Enflasyonu istihdam için feda etmiyoruz
  Kaddafi’nin alyansı ve gömleği satılıyor
  ‘Sıfır sorun iflas etti’
  Anonymous’tan ‘Ermeni soykırımı operasyonu’
  Trump’tan ters köşe, adayı Gingrich değil Romney’miş
  BM’de Suriye için son söz Rusya’nın
  Iran Israil’i Istanbul’da vuracaktı
  ISRAIL VURACAK
  Canavarcık büyüyor: 10.6
  Havadakiler birer birer dökülüyor
  Avrupa’ya 1 trilyon avroluk fon gerekli

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 04.02.2012
Dindar gençlik yetiştirmek
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 04.02.2012
Kemalist bir başbakan
YA DA
Yasemin Çongar - 04.02.2012
Lekeli zihinlerimize günışığı değince…
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 04.02.2012
Bir Nabi Yağcı özeti
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 04.02.2012
‘Hangi din, hangi dindar gençlik’
VAZİYET
Demiray Oral - 04.02.2012
Ya sev ya gelme Paul Auster
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 04.02.2012
Mezar mezar üstüne, acı acı üstüne!
AÇILIM
Emre Uslu - 04.02.2012
Öcalansız PKK ne yapar
AÇIN TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ
Ümit Kıvanç - 04.02.2012
Liberalin de raconu var sanıyorduk
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 04.02.2012
Kimlik siyasetine devam
YERİN YEDİ KAT ALTI
Ferhat Kentel - 04.02.2012
‘Dindar nesiller’
SOLDUYU
Roni Margulies - 04.02.2012
AKP’ye nasıl muhalefet edilmez
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 04.02.2012
Galatasaray gerçekten temiz futboldan yana mı
OYUN BOZAN
Haluk Çetin - 04.02.2012
İstifa yeter mi
KÖŞE TAŞI
Akın Özçer - 04.02.2012
Anayasa Konseyi’ne başvuru
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Neşe Düzel - "Hasan Bülent Kahraman: ‘Hayır diyenler, bürokrat aydınlar’" başlıklı köşe yazısı
04.02.2012 06:21:26