1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 00:57
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI 15.11.2011
Neşe Düzel
Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Neşe Düzel - Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu Neşe Düzel - Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu Neşe Düzel - Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu Neşe Düzel - Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu Neşe Düzel - Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu Neşe Düzel - Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu Neşe Düzel - Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu Neşe Düzel - Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu
Neşe Düzel köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu

İtiraz edebilecek bir kişi bırakılmadı. Ya idam, ya tasfiye edildi. Böylece Nutuk okunabilir hale geldi. Ve Atatürk, ‘1919 Mayıs’ının 19. günü Samsun’a çıktım. Vaziyet, manzara şöyleydi’ diyecek hale geldi.”

 

Atatürk, bütün muhaliflerini susturdu. Önce, 1925’te ülkede dinî muhalefet, Kürt muhalefeti ve M. Kemal’in yakın arkadaşları tasfiye edildi. Ardından 1926’da da İttihatçılar tasfiye edildi.”

 

Atatürk, Meclis Hükümeti sistemini bitirdi, Kabine sistemini getirdi. Yani hükümeti Meclis değil, kendisi kurmaya başladı. Bunu nasıl yaptı? Cumhuriyet’i ilan ederek yaptı! Tek adam olma yolunda büyük adım attı.”

 

***

NEDEN MEHMET Ö. ALKAN

Yakın tarih, en çok tartıştığımız konular arasında yer alıyor. Tartışmalarda yeri neredeyse futboldan sonra geliyor. Acaba neden bu toplumda yakın tarihle ilgili tartışmalar hiç bitmiyor? Her toplumda tarih bu kadar güncel bir konu mudur? Niye biz geçmişle bitmeyen bir hesaplaşma içindeyiz? Bu ülke görünürde çok hızlı değişiyor ama acaba temelde durmadan aynı geçmişi mi yaşıyor? O yüzden mi biz bugünü anlamak için geçmişteki iktidar odaklarını, güç kavgalarını, siyasi ilişkileri, devlet-toplum çatışmalarını anlamaya muhtaç durumdayız? Peki, yakın tarihimizi bütün gerçekleriyle öğrenebiliyor muyuz? Cumhuriyet tarihimiz hakkında bizden hâlâ gizlenen çok şey var mı? Niye en çok hâlâ Atatürk’ü tartışıyoruz? Atatürk hayattayken durum neydi? Ona en çok hangi konularda muhalefet edildi? Atatürk’ü eleştirmek ne zaman imkânsız hale geldi? M. Kemal’le birlikte Milli Mücadele’yi yapan ekiplere ne oldu? Onlar susturuldu mu? Hain diye suçlananlar gerçekten hain miydiler? Atatürk kendini nasıl tarif ediyordu? Siyasi hamlelerini nasıl planlıyordu? Atatürk’e rakip biri var mıydı? Ondan farklı düşünenlerin başına ne geliyordu? Atatürk’ün Kürtlerle ilişkisi neydi? Dine bakışı nasıldı? Türkiye Cumhuriyeti hangi geçmişi bugüne taşıdı? Hangi geçmişi yok etti, hangi geçmişin izinden gitti? Bütün bu konuları Türkiye’nin 19. yüzyıl başından günümüze kadarki siyasal ve toplumsal tarihi üzerine çalışan, araştırmalarını Cumhuriyet’in kuruluş dönemi üzerine yoğunlaştıran ve bu konuda yayınlar yapan tarihçi Doç. Dr. Mehmet Ö. Alkan ile konuştuk. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Tarih Ana Bilim Dalı Başkanı olan Mehmet Ö. Alkan, A Haber televizyon kanalında tarihçi Cemil Koçak ve Hakan Erdem’le birlikte “Eski Defterler” adıyla haftalık tarih konuşmaları programı yapıyor.

***

Tarihçi Mehmet Ö. Alkan’la dün birinci bölümünü verdiğimiz konuşmaya, kaldığımız yerden küçük bir hatırlatma yaparak devam ediyoruz.

Birinci bölümde Kemalizm’in Atatürk döneminde oluştuğunu ve Atatürk’ün Kemalist olduğunu söyleyen Doç. Dr. Mehmet Ö. Alkan, 1925’ten sonra tek parti rejiminin kurumlaştığını ve bunun için önce siyasi muhalefetin tasfiye edildiğini sonra da Kürtlerden sosyalistlere her türlü toplumsal muhalefetin bitirildiğine dikkat çekti. “Türk Kadınlar Birliği de kapatıldı” dedi.

***

NEŞE DÜZEL: Kemalistlerin kendilerini İslamcı kesimden en fazla ayırt ettikleri konu kadının özgürlüğü konusudur. Kadın hareketini yok etmenin gerekçesi nedir? Atatürk’e rağmen mi kapatıldı bu kadın birliği?

MEHMET Ö. ALKAN: Hayır. Mustafa Kemal, İnönü, Recep Peker gibi Türkiye’nin tek partiyle yönetilmesini savunan ekip kapattı bu birliği. Toplumsal muhalefet potansiyeli olan bütün dernekleri kapattılar. Oysa Türk Kadınlar Birliği, İkinci Meşrutiyet’ten beri kadın hakları için müthiş mücadele etti.

Bu kadın hareketi o dönemde ne yaptı?

Daha 1923’te hiç bir parti yokken “halk fırkası” diye bir parti kurmak istedi ama bu kabul edilmedi. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı istedi, bu da kabul edilmedi. 1927’de, “Tamam, oy kullanamıyoruz, hiç olmazsa kadın haklarını Meclis’te dile getirecek bazı mebusların seçilmesini biz önerelim” dedi, o da kabul edilmedi. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı daha sonra 1934’te verildi. Cumhuriyet tarihi hakkında hakikaten bilmediğimiz çok şey var. Mesela ilk İstiklal Marşı alaturkaydı.

Nasıl? İstiklal Marşı alaturka mıydı?

Evet. 1924’te Rıfat Çağatay’ın alaturka bestesi 1924’ten 1930’a kadar altı yıl milli marş olarak çalındı. 1930’da bir anda yeni beste kabul edildi ve milli marş alafranga oldu.

Galiba yakın tarihimiz konusunda en çok tartışma Atatürk’le ilgili çıkıyor. Atatürk diktatör müydü?

Ben Atatürk için diktatör sıfatını, modernleştirici pozitif anlamda kullanabilirim belki ama... Bence Atatürk için asıl kullanılabilecek olan sıfat tek parti, tek adam sıfatıdır. Diktatör deyip işin içinden sıyrılmak bana doğru gelmiyor.

Hesap sorulamayan, hiçbir muhalefetin olmadığı tek adam yönetimine diktatörlük dememek doğru geliyor mu size peki?

Doğru geliyor. Çünkü her tek adamın diktatör olması gerekmiyor. Her diktatör tek adam olabilir ama her tek adam diktatör değildir.

Dersim katliamını, zorunlu göç uygulamalarını, her türlü muhalefeti ezen Takrir-i Sükûn Kanunu’nu, İstiklal Mahkemelerini, muhalefetin idamla yargılanmasını ve bazılarının idam edilmesini eğer diktatörlüğün içine yerleştirmiyorsanız, hangi sistemin içine yerleştiriyorsunuz?

Teknik anlamda otokrasi ve otokrat diyebilirim. Çünkü rejimde tek adam yoktu aslında. Tek adama odaklanırsak, bunun bir ekip ve parti olduğunu, bir zihniyet olduğunu gözden kaçırırız. Bir lidere odaklaştığımızda da, dönemi ya onunla kutsarız ya da onunla kötüleriz. Bütün iyilikleri ondan gördüğümüz gibi bütün kötülükleri de ondan görürüz. O zaman...

Evet, o zaman ne olur?

O zaman bazı insanlar aklanmaya ve bir kişiye yüklenen diktatör sıfatıyla bir dönem perdelenmeye başlar. Bir kişiye odaklanıp, dönem gene tartışmanın dışına çıkarılır. Mesela benim için diktatör Hitler’dir, Mussolini’dir. Etrafındakilerle birlikte İkinci Dünya Savaşı’yla tasfiye edildiler. Bizde ise Tek Parti döneminin kadroları büyük ölçüde devam etti.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Neşe Düzel Makaleleri:
  1. Ahmet Talimciler: Fener’i laikliğin kalesi görüyorlar - 21.05.2012
  2. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Solda derin devlet ortaya çıkacak - 15.05.2012
  3. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Kimse kitleye direkt ateş etmedi - 14.05.2012
  4. Mustafa Yeşil: Hocaefendi iki kişiyi önerdi - 08.05.2012
  5. Mustafa Yeşil: Hocaefendi’ye, yargıçları sordum - 07.05.2012
  6. Hilmi Yavuz: Müslümanlar, Kemalist oldular - 30.04.2012
  7. Yaşar Yakış: İsrail Esad’ın gitmesini tercih etmiyor - 23.04.2012
  8. Cengiz Çandar: 28 Şubat darbesinde İsrail var - 16.04.2012
  9. Selahattin Demirtaş: Türkiye’nin sınırı Kürdistan olacak - 10.04.2012
  10. Selahattin Demirtaş: Başbakan, silahı PKK ve Öcalan’la görüşecek - 09.04.2012
  11. ABDURRAHMAN KURT: Kürtler arasında iç savaş çıkar - 02.04.2012
  12. Özür - 26.03.2012
  13. Bekir Ağırdır: Halk, eski egemenlerle ilişkiyi kesti - 19.03.2012
  14. Taner Akçam: Ermeni olayında Atatürk’ü izleyelim - 14.03.2012
  15. Taner Akçam: Özerklik Kürt-Türk katliamı getirir - 13.03.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  ...ama Başbakan öyle düşünmüyor
  Saatlerinizi Ubor Metenga için son kez ayarlayın
  Erdoğan acz içinde, Şahin halka saygısız
  Türkiye’de günde beş roman yayımlanıyor
  Azerbaycan’da en yahşi Bonomo
  Ne insanî ne AKP’li
  Rejimin adamını istemeyiz
  Bir Afganistan polisiyesi
  700 bin memur kamusal alanda
  Hadi kendimize pekiyi verelim
  ‘Memurumuzu hiçbir şekilde ezdirmeyeceğiz’
  Fiat ve Mazda işbirliğine gitti
  Nestlé’den 40 milyon TL yatırım
  Fitch, teşvik programını sevdi
  KRİZ REHİNECİLERE YARADI

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Neşe Düzel - "Mehmet Ö. Alkan: Muhalefet sustu, Nutuk okundu" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 00:57:18