1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 02:18
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI 08.06.2009
Neşe Düzel
Mehmet Sepil: ‘Iraklı Kürtler Türkçe öğreniyor’
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Neşe Düzel - Mehmet Sepil: ‘Iraklı Kürtler Türkçe öğreniyor’ Neşe Düzel - Mehmet Sepil: ‘Iraklı Kürtler Türkçe öğreniyor’ Neşe Düzel - Mehmet Sepil: ‘Iraklı Kürtler Türkçe öğreniyor’ Neşe Düzel - Mehmet Sepil: ‘Iraklı Kürtler Türkçe öğreniyor’ Neşe Düzel - Mehmet Sepil: ‘Iraklı Kürtler Türkçe öğreniyor’ Neşe Düzel - Mehmet Sepil: ‘Iraklı Kürtler Türkçe öğreniyor’ Neşe Düzel - Mehmet Sepil: ‘Iraklı Kürtler Türkçe öğreniyor’ Neşe Düzel - Mehmet Sepil: ‘Iraklı Kürtler Türkçe öğreniyor’
Neşe Düzel köşe yazılarını web sitenize ekleyin
“Biz her şeyi PKK sorununa endeksliyoruz ama... Türkiye’nin Kandil operasyonu sırasında ben, Neçirvan Barzani’yle tam 750 milyon dolarlık rafineri anlaşması imzaladım.”

“Kürt bölgesindeki petrol işimizi baştan beri Enerji Bakanlığı’na, Milli Güvenlik Kurulu’na ve MİT’e anlattık. Engellenmedik. Hatta şimdi devlet bize, K. Irak’ta daha çok yatırım yapın diyor.”

“K. Irak’ta inanılmaz bir Türkçe öğrenme trendi var. Hiç Türkiye’ye gelmemiş ama mükemmel Türkçe konuşan gençler gördüm. Şu anda Iraklı Kürt gençleri arasında Türkçe bilen sayısı Arapça bilenden daha fazla.”


* * *

NEDEN: MEHMET SEPİL

Kürdistan’dan çıkan petrol geçen haftadan itibaren Yumurtalık Boru Hattı’na pompalanmaya başlandı. Bu olay pek çok bakımdan bir ilkti. İlk kez bir Türk şirketi petrol arıyor, buluyor ve bulduğu petrolü boru hattına akıtıyordu. Petrol içinde yüzen Kuzey Irak’ta ilk kez petrol çıkarılıyordu. Ve her şeyden önemlisi Kuzey Irak’la ekonomik ilişkilerde bu çok büyük bir adımdı. Peki, bütün bunlar nasıl oldu? Bu kadar sorunlu bir bölgede, bu kadar sorunlu ilişkiler varken ve de Kuzey Iraklı Kürt yöneticilerle ilişkiler PKK yüzünden sürekli gerilirken, iki toplumu birbirine böylesine sıkıca bağlayan, barışın ekonomik temelini iyice sağlamlaştıran ortak bir proje nasıl gerçekleşti? Kürt yönetimi ve Kürdistan halkı Türkiye’ye nasıl bakıyor? PKK bu boru hattına sabotaj yapar mı? Kürt petrolü bölgeyi nasıl etkiler? İlişkiler nasıl gelişir? Bu petrol anlaşması nasıl imzalandı? Bütün bunları, Kuzey Irak’ta petrol konusunda ‘ilklere’ imza atan işadamı Mehmet Sepil’le konuştuk. Mehmet Sepil’in, Çukurova Grubu’nun sahibi Mehmet Emin Karamehmet’le ortak kurduğu Genel Enerji, bugün Kürdistan’da altı petrol sahasına sahip en büyük petrol arama ve üretim şirketi olma özelliğini taşıyor.


* * *

NEŞE DÜZEL: Siz Kürdistan’da petrol çıkarıyorsunuz. Bu işi size vermeleri için Barzani’yi nasıl ikna ettiniz? 

MEHMET SEPİL: İş, Barzani’yle başlamadı. 2000’lerin başında Kuzey Irak’ta durum bugünkünden çok farklıydı. Mesut Barzani’nin ve Celal Talabani’nin liderliğinde iki ayrı yönetim vardı. Yani Erbil ve Süleymaniye hükümetleri daha henüz birleşmemişti. O yıllarda Kürtler yavaş yavaş alt yapı yatırımlarına başlamışlardı ve uluslararası müteahhitlik şirketleriyle çalışmak istiyorlardı... 2000 yılında uluslararası düzeyde olup da Kuzey Irak’a giden ilk Türk müteahhitlik şirketi bizdik. Orada yollar, köprüler yaptık. Çok memnun oldular.

Kim memnun oldu? 


Biz Talabani’nin kontrolündeki bölgede işler yaptık. 2005 yılında Talabani’nin Kürdistan Yurtsever Birliği ile Barzani’nin Kürdistan Demokratik Partisi birlikte Birleşik Hükümet’i kuruncaya dek, bizim muhatabımız Süleymaniye bölgesi ve Talabani yönetimiydi... Talabani 2002 yılında Türkiye ile iyi geçinme arayışı içindeydi. Sürekli Türkiye’ye gelirdi ve her geldiğinde mutlaka birlikte zaman geçirirdik. 2002 yılında Talabani’nin gene bir Türkiye’ye gelişinde Sheraton Oteli’nde kahvaltı ediyorduk ki, bana “Mehmet tamam, inşaat işleri iyi de, ben Türkiye ile daha stratejik bir ilişki kurmak istiyorum. Bizde Tak Tak diye bir saha var. Ben bu sahadan umutluyum. Türkiye’de kendine kuvvetli bir grup kur ve gel. Bu sahayı ben sana veririm” dedi.

Ne dediniz? 


Ertesi gün de birlikte kahvaltı ettik ve ben sonra yanıma petrol işinden anlayan arkadaşlarımı alıp Tak Tak’a gittim. Yanımızda TPAO’dan ayrılma Mehmet Yamaç diye ağabeyimiz vardı. Kürtlerin kendi imkânlarıyla çıkardıkları petrolün örneğini avucuna alıp baktığında gözleri parladı. Meğer Türkiye’deki petrol çok ağırmış. Bu ise incecikmiş. Dünyadaki en kaliteli petrollerden biriymiş. Bu petrole ‘şampanya’ demeleri de bu yüzdenmiş. Ama Irak’ta petrol işi otuz yıldır hiç geliştirilmemiş. 

Niye geliştirilmemiş? 


Zaten bugün dünyanın en çok tartıştığı konulardan biri Irak’ta ne kadar petrol olduğudur. 112 milyar varil rezervden söz ediliyor ki, bu rakam, Irak’ı dünyanın üçüncü büyük petrol zengini ülkesi yapıyor. Ama pek çok uzman da bu rezervin aslında 250-300 milyar varil olduğunu düşünüyor. Aradaki fark şuradan kaynaklanıyor. Irak’ta 1970 ile 2000 yılları arasındaki 30 yıllık sürede hiç petrol arama çalışması yapılmamış. Çünkü Irak sürekli savaşmış ve ambargolar yaşamış. Dolayısıyla bugün Irak, karada böylesine büyük ve kaliteli yeni petrol rezervlerinin bulunması umudunu taşıyan tek ülkedir.

Peki, bu el değmemiş petrol rezervlerinin ne kadarı Kürt bölgesinde bulunuyor? 


Birleşik Hükümet’in Petrol Bakanı, bu rakamı Kerkük hariç 40 milyar varil olarak açıkladı. Biliyorsunuz, Kürt Bölgesi düne kadar sıfır petrol üretiyordu. 40 milyar varillik rezerv, Kuzey Irak’ı dünyada petrol potansiyeli en yüksek ilk on ülke arasına sokar. Genel Enerji şirketi olarak bizim şu anda Kuzey Irak’ta altı petrol sahamız var. Tak Tak ve Tavke sahalarında üretime başladık ve ilk petrolü 1 haziranda petrol boru hattına koyduk.

Bu sahalar sadece size mi ait? 


Dünyada petrol sahalarının sahibi hiçbir şekilde tek bir şirket olmuyor. Genel Enerji şirketinde Mehmet Emin Karamehmet’le ortağız. Tak Tak’ta ortağımız Kanadalı, Tavke’de Norveçli... Şu anda Kürt bölgesinde en fazla petrol sahası olan ve en çok faaliyet gösteren en büyük petrol arama ve üretim şirketi biziz. İki yıl içinde Tak Tak sahasından günde 180 bin varil petrol satacağız. Biliyorsunuz, Türkiye’de günlük üretilen toplam petrol miktarı ise 43 bin varil. Bu durum bizi, petrol konusunda dünyada ilk yüz şirket arasına sokuyor ki, ilk onda Shell, Chevron, BP gibi bütçeleri ülkelerin bütçelerini aşan dünya devleri yer alıyor.

Bu petrolü çıkartmak için harekete geçmeden önce Türk devletiyle de görüştünüz mü? Bunun için bir izin gerekiyor muydu? 


İzin alma değil de, bilgi verme şeklinde, Türk devletinin her kademesinin bizim yaptıklarımızdan her zaman haberi ve bilgisi vardı. Kuzey Irak’ta yaptıklarımızı ve yapmaya çalıştıklarımızı, orada ne kadar süre kalacağımızı Enerji Bakanlığı’na, Milli Güvenlik Kurulu’na ve gerektiğinde MİT’e anlattık. Hiçbirinden olumsuz bir yaklaşım görmedik. Aksine büyük destek aldık. Çünkü o dönemde Kuzey Irak’la ilişkiler ve o günkü koşullar altında olaya siyasi bakılmamış olması ve bize ‘hayır’ denmemesi, önümüzün tıkanmaması çok büyük bir destekti. Neticede petrol arama işi için sınırdan sürekli kamyonlarımız girip çıkıyordu. Tabii bugün şartlar değişti, şimdi devlet bize Kuzey Irak’ta daha çok yatırım yapmamızı tavsiye ediyor.

Türkler hakkında ne düşünüyorlar orada? 


Bir kere Kürt Yönetimi Türkiye’deki işadamlarını daima Kuzey Irak’a çağırdı.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Neşe Düzel Makaleleri:
  1. Taha Akyol: Amaç, muhalefetsiz bir rejim kurmak - 08.02.2012
  2. Taha Akyol: Hâkimler, otoriteye hizmet edecekler - 07.02.2012
  3. Taha Akyol: Atatürk yargı bağımsızlığını reddediyor - 06.02.2012
  4. Yücel Sayman: KCK’yı yaydı, Hrant’ı daralttı - 30.01.2012
  5. Faruk Ünsal: KCK’lıları Karadeniz’e gönderiyorlar - 23.01.2012
  6. Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! - 16.01.2012
  7. Murat Belge: Atatürk ilerici değildi... - 09.01.2012
  8. Mensur Akgün: Türkiye’nin güney kapıları kapanıyor - 02.01.2012
  9. Güçlü Sevimli: Sahte ölüm tutanağı tuttular - 26.12.2011
  10. Ümit Kardaş: Üç general girdi diye vesayet bitmedi - 19.12.2011
  11. Şamil Tayyar: Dalan’a para götüren şike sanığı kim? - 12.12.2011
  12. Cafer Solgun: Atatürk’ün resmi cemevinden kalkacak - 05.12.2011
  13. Dengir Mir Mehmet Fırat: Erdoğan’ın arkadaşlarını dövdüler - 29.11.2011
  14. Dengir Mir Mehmet Fırat: Tayyip Bey’in sınırları var - 28.11.2011
  15. Ergun Özbudun: Yeni anayasa başka bir bahara - 21.11.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’
  Berlin Kaplanı gişede kükredi
  Yıllarca bu sergi için çalışmıştı
  Nâzım’ın mektupları özel kutu içinde
  Bakan Günay, Cem Karaca’yı unutmadı
  Kings of Convenience nisanda İstanbul’da

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Neşe Düzel - "Mehmet Sepil: ‘Iraklı Kürtler Türkçe öğreniyor’" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 02:18:09