1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 01:01
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI 16.01.2012
Neşe Düzel
Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi!
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Neşe Düzel - Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! Neşe Düzel - Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! Neşe Düzel - Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! Neşe Düzel - Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! Neşe Düzel - Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! Neşe Düzel - Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! Neşe Düzel - Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! Neşe Düzel - Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi!
Neşe Düzel köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi!

Darbeden önce Kürt siyasi hareketi çok canlı ve çok başlıydı. 1980 öncesinin kör demokrasisinde bile Kürt halkı demokratik mücadeleyi seçmişti. Seçimleri Kürtler kazanıyordu. Meclis’e gireceklerdi ama devlet izin vermedi.”

PKK silahlı mücadelesini devlete karşı yapmadı. Devlete ilk saldırısını 1984’te Eruh’ta yaptı. PKK, 1980 öncesindeki silahlı mücadelesini, Kürt siyasi hareketlerine ve siyasetçilerine karşı yapılandırdı.”

Biz 1980 öncesinde, TKP, TİP, DDKD, Rızgari’li gençler aynı evde kalabiliyorduk. Farklı çizgilerdeydik ama silah yoktu. Demokratik yoldan siyaset yapan Kürt gruplarını yok etti 12 Eylül. Bu durum, PKK’ye yaradı.”

***

NEDEN MUSTAFA DAĞCI

Sadece Türk siyasetini boğmadı 12 Eylül. Demokratik Kürt siyasetini de öldürdü. Darbe ortamını hazırlamak için sadece Solcu gençlerle Ülkücüleri çatıştırmadı cunta. 12 Eylül öncesinde bu ülkede sokak çatışmaları sadece Batı’da kışkırtılmadı. Doğu ve Güneydoğu’da da kışkırtıldı. Orada Ülkücü yoktu, onun yerine Solcu Kürt gençleri birbirini öldürdü. Kürtler birbirine karşı silahlandı ve savaştı. 1980 darbesine giden yol bu ülkenin batısında ve doğusunda birlikte hazırlandı ve hâlâ anayasasını değiştiremediğimiz 12 Eylül sistemi bu ülkenin tamamına yerleştirildi. Böylece Kürt sorunu çok kanlı ve çözülemez hale getirildi. Oysa 1980’den önce bu ülkenin doğusunda, yöntem olarak demokratik mücadeleyi benimsemiş çok canlı bir Kürt siyaseti vardı. Silahlı değillerdi. Ama 12 Eylül Kürt halkını ve Kürt siyasetçileri öyle ezdi ki, insanlara silahtan başka yol bırakmadı. 1980 öncesinde Kürt siyasi hareketlerinin içinde yer alan, o dönemde Diyarbakır’da gençlik liderlerinden biri olan, yasadışı Türkiye Komünist Partisi üyeliğinden Diyarbakır zindanlarında dört yıl yatan Tıp Doktoru
Mustafa Dağcı’yla Kürt siyasetinin 1980 öncesiyle sonrasını ve aradaki farkı konuştuk. “1980’den önce Diyarbakır’da politik durum neydi. Hangi gruplar vardı. Kürt halkı, silahsız Kürt siyasetini destekliyor muydu. 12 Eylül’de ne oldu. Hangi vahşet yaşandı. 12 Eylül Kürt siyasetini nasıl etkiledi. PKK’ya kimler katıldı. Silahlı mücadele Kürt siyasetini nasıl etkiledi. Kürt hareketi 12 Eylül olmasaydı nasıl bir gelişme izleyecekti” sorularına cevap aradık.

***

 

1980’den önce Diyarbakır’da politik durum neydi?

1980 öncesinde Kürt siyasal hareketi hem çok canlıydı hem de çok başlıydı. 1980 öncesinde Doğu ve Güneydoğu’da çok sayıda siyasi Kürt hareketi vardı. Bunların bazıları Sovyet yanlısıydı, bazısı Maocuydu. Bazısı Barzani’ye yakındı, bazıları da Rızgari gibi daha bağımsızdı.


Hangi gruplar vardı?

Mesela iki tane KDP vardı. Biri, muhafazakâr olan Türkiye Kürdistanı Demokrat Partisi. Diğeri, daha solda olan Sait Elçi’nin kurduğu Türkiye’de Kürdistan Demokrat Partisi. Sonra bundan Kürdistan İşçi Partisi doğdu ve bunun gençlik örgütü de DDKD’ydi. Yani Devrimci Demokratik Kültür Derneği... Hatip Dicle de oradan çıktı. Bölgede Yasadışı Türkiye Komünist Partisi (TKP) de etkindi. Onun gençlik örgütü de İlerici Gençler Derneği-İGD’ydi. Bir de Kemal Burkay’ın öncülüğünde kurulan Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi (TSKP) vardı. Bu hareket çıkardığı Özgürlük Yolu dergisinin adıyla anılırdı. Ayrıca bölgede Türkiye İşçi Partisi de (TİP) faaliyetteydi.


Bölgede Türkiye’nin kitle partileri yok muydu?         

Tabii ki vardı. Mesela Erbakan’ın Milli Selamet Partisi Urfa, Muş, Bingöl ve Batman’da iyiyken, CHP de Diyarbakır’da milletvekillerinin çoğunluğunu çıkaracak kadar güçlüydü. 1977’de CHP’nin Diyarbakır mitinginde kalabalıktan iskeleler çöküyordu. Zaten Kürt hareketlerinin bir kısmı da o dönemde CHP’nin olanaklarından yararlanmak için CHP’nin içinde örgütlendiler. Ama CHP’nin 1977’deki Diyarbakır mitinginden sonra Kürt siyasetiyle CHP arasında ayrışma başladı. Çünkü “halklara özgürlük” sloganı atan Özgürlük Yolu, Rızgari, DDKD gibi grupların alana alınmamaları için o mitingde anonslar yapıldı.


Peki, Kürt siyasal hareketi, kendi içinde tam olarak hangi noktalarda birbirinden ayrılıyordu?

Aralarında ideolojik olarak pek bir farklılık yoktu. Aynı şeyi söylüyorlardı ama ayrı yapılarda örgütlenmeyi savundular. Zaten her hareketin kendine göre iyi örgütlendiği iller vardı. Bu illeri sahipleniyorlardı ve başka siyasi hareketlerin bu illerde örgütlenmelerini engellemeye çalışıyorlardı.


Farklı siyasi gruplar arasında çatışma yaşanıyor muydu?

Hayır, silahlı çatışma yoktu. Öyle ki, biz 1980 öncesinde TKP, TİP, DDKD ve Özgürlük Yolu ve Rızgari’li gençler aynı evde kalabiliyorduk. Farklı çizgilerdeydik ama birbirimizi anlıyorduk, tartışıyorduk. Kimse kimseyi dövmüyordu. Bazı münferit olaylar da konuşularak çözülüyordu. O sırada PKK yok gibiydi. Mesela Diyarbakır Tıp Fakültesi’nde sadece üç PKK’lı vardı. Bunlara Apocu deniyordu. O dönemde silah yoktu. Bu durum 1978’e kadar sürdü.


PKK nasıl oluştu?

PKK 1978’den sonra güçlenmeye ve bazı silahlı eylemler yapmaya başladı. O zaman diğer siyasi hareketler hep birlikte, “Bunlar nereden çıktı” sorusunu sordular. Bütün siyasi hareketler birbirini tanıyordu, zira geçmişte herkesin yolu bir şekilde birbiriyle çakışmıştı, aynı örgütlerde bulunmuşlardı. Ama birden bir Apoculuk çıktı. Apo, Kürt siyasi hareketini kuran isimlerle birlikte hiç çalışmamıştı. Şimdi bölgede örgütlenmeye çalışıyordu ve örgütlenirken de diğer Kürt siyasi hareketleriyle hiçbir temasa girmiyordu. Gerçi diğer Kürt örgütleri de o sırada PKK’yi çok dışladılar ya... Aslında kimsenin elinde bir kanıt yoktu ama insanlar acaba bu nasıl kuruldu diye PKK’den şüphelendiler o dönemde, onu karanlık bir güç olarak algılamaya başladılar. Mesela Duran Kalkan...


O gün PKK’nın kurucularından olan Duran Kalkan, bugün PKK’nın Kandil’deki önde gelen komutanlarından biri...

Duran Kalkan Ergani’de bacağından vuruldu ve bunu Türkiye Komünist Partililer yaptı diye iddia etti. Bunun üzerine bir PKK’li Diyarbakır’a geldi, bir kitapçının önünde oturan dört TKP’liyi taradı. O silahlı saldırıda TKP’nin en önemli isimlerinden Mehmet Çakmak öldü. PKK, sonra Cuma Yeşil’i de öldürdü. 1979’da oldu bunlar. Oysa TKP, silahlı mücadele yapmıyordu ve silahlı değildi.


1980 darbesine ortam hazırlanırken batıda Solcu gençlerle Ülkücü gençler birbirini vurdu.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Neşe Düzel Makaleleri:
  1. Ahmet Talimciler: Fener’i laikliğin kalesi görüyorlar - 21.05.2012
  2. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Solda derin devlet ortaya çıkacak - 15.05.2012
  3. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Kimse kitleye direkt ateş etmedi - 14.05.2012
  4. Mustafa Yeşil: Hocaefendi iki kişiyi önerdi - 08.05.2012
  5. Mustafa Yeşil: Hocaefendi’ye, yargıçları sordum - 07.05.2012
  6. Hilmi Yavuz: Müslümanlar, Kemalist oldular - 30.04.2012
  7. Yaşar Yakış: İsrail Esad’ın gitmesini tercih etmiyor - 23.04.2012
  8. Cengiz Çandar: 28 Şubat darbesinde İsrail var - 16.04.2012
  9. Selahattin Demirtaş: Türkiye’nin sınırı Kürdistan olacak - 10.04.2012
  10. Selahattin Demirtaş: Başbakan, silahı PKK ve Öcalan’la görüşecek - 09.04.2012
  11. ABDURRAHMAN KURT: Kürtler arasında iç savaş çıkar - 02.04.2012
  12. Özür - 26.03.2012
  13. Bekir Ağırdır: Halk, eski egemenlerle ilişkiyi kesti - 19.03.2012
  14. Taner Akçam: Ermeni olayında Atatürk’ü izleyelim - 14.03.2012
  15. Taner Akçam: Özerklik Kürt-Türk katliamı getirir - 13.03.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İSTANBUL’A DA BEKLERİZ
  ...ama Başbakan öyle düşünmüyor
  Saatlerinizi Ubor Metenga için son kez ayarlayın
  Erdoğan acz içinde, Şahin halka saygısız
  Türkiye’de günde beş roman yayımlanıyor
  Azerbaycan’da en yahşi Bonomo
  Ne insanî ne AKP’li
  Rejimin adamını istemeyiz
  Bir Afganistan polisiyesi
  700 bin memur kamusal alanda
  Hadi kendimize pekiyi verelim
  ‘Memurumuzu hiçbir şekilde ezdirmeyeceğiz’
  Fiat ve Mazda işbirliğine gitti
  Nestlé’den 40 milyon TL yatırım
  Fitch, teşvik programını sevdi

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Neşe Düzel - "Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi!" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 01:01:26