
“Siyasette ve milletvekilleri içinde Hizmet’i seven insanlar vardır. Bir dönem ısrarla Hocaefendi’ye sizin önereceğiniz insan yok mu diye geldiklerinde, iki kişiyi önerdi. İlhan İşbilen, Muhammet Selçuk.”
“Arınç’la Gülen görüşmesinin içeriğini bilmiyorum. Bakanların çoğunun Hizmet’te tanıdıkları vardır. Bakanlar, değerlendirme almışlardır. Genel kanaat ‘hükümet-Cemaat çatışmasına asla girilmemeli’ oldu.”
“Hocaefendi’nin Başbakan’ın özelliklerini çok takdir ettiğini biliyorum. Ama sevdiği yaralanmasın diye Hocaefendi bazen, ‘Milletin sorumluluğunu almış insanların ifadelerinde kucaklayıcı olması önemli’ der.”
***
NEDEN MUSTAFA YEŞİL
Son zamanlarda Türkiye’nin en çok tartışılan konusu hükümet-Cemaat çatışması oldu. MİT Başkanı’nın PKK ile Oslo müzakereleri nedeniyle özel yetkili savcılar tarafından “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağırılması, hükümet-Cemaat ilişkilerini iyiden iyiye bozdu. Bunun üzerine Cemaat, kamuoyuna iki uzun açıklama yapmak zorunda kaldı. Daha önce medyanın karşısına sadece yaptığı işlerle çıkan Cemaat, ilk kez kendini devlet ve siyaset açısından da anlatmak, neyi hedeflediğini ve nerede durduğunu açıklamak ihtiyacını duydu. Biz de Cemaat’in ne olduğunu, nasıl çalıştığını, okullarını, yurtlarını, kimlerin Cemaat üyesi olduğunu, polis ve savcılar arasında Cemaat üyelerinin olup olmadığını, polislerin tayinini, fişlenme iddialarını, Ahmet Şık’ın tutuklanmasında ve MİT Müsteşarı’nın ifadeye çağırılmasında Cemaat’in rolünü, devlet-siyaset-Cemaat ilişkilerini, MİT krizini, hükümet-Cemaat çatışmasını, Fethullah Gülen’in neden AKP’yi ve Başbakan Erdoğan’ı eleştirdiğini, hükümetin Kürt politikasını destekleyip desteklemediğini, Hareket’in önde gelen isimlerinden Mustafa Yeşil’le konuştuk. Böylece bir ilk daha gerçekleşti ve Fethullah Gülen’in dışında ilk kez bir isim, Cemaat adına konuşarak gazeteye röportaj verdi. Cemaat’in en önemli kurumlarından biri olan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın başkanı olan Mustafa Yeşil, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi ve bir süre Londra’da Zaman Gazetesi’nin temsilciliğini yaptı.
***
-2-
Gülen Hareketi’nin önde gelen isimlerinden Mustafa Yeşil’le yaptığımız ve dün birinci bölümünü yayımladığımız konuşmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz.
***
NEŞE DÜZEL: Cemaat’le MİT arasında çatışma var mı?
MUSTAFA YEŞİL: Böyle bir çatışmanın olması sözkonusu değil. Devletin kendi içinde, Yargı’sında, Emniyet’inde farklı düşünen insanlar olabilir tabii.
MİT Müsteşarı, Başbakan’ın talimatıyla PKK’yla Oslo’da yürüttüğü müzakereler nedeniyle şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı ve hükümetle yargı arasında büyük bir çatışma çıktı. MİT krizi diye de adlandırılan bu çatışma, savcıların polisle birlikte yaptığı bir operasyon sonucunda yaşandı. Savcılar arasında Cemaat taraftarlığı güçlü mü?
Cemaat taraftarlığının güçlü olması, meseleyi MİT krizi açısından izah eder mi?
Etmez mi? Yargı ve polis içindeki Cemaat taraftarlığı iddiaları bu ülkede çok uzun zamandır var. Ama siz toplumdaki bu algıyı değiştirmek için fazla çaba sarf etmediniz. Neden bu algıyı değiştirmek için çaba sarf etmediniz?
Kırk yıldan beri Hizmet’le ilgili o kadar farklı ve o kadar çok itham, iftira süregeldi ki! Şeriatı getirecekler iddiasından tutun da, Türkiye’yi misyonerleştirecekler iddialarına kadar neler dendi. Biz toplumdaki algıyla ilgili geçenlerde uzun bir açıklama yaptık ve Hizmet’in nerede durduğunu söyledik.
Ben de onu soruyorum. Niye bu açıklamayı şimdi yaptınız? Çünkü daha önce, özellikle Ahmet Şık ve Nedim Şener olayında da Cemaat’in rolü olduğu söylendi. O zaman buna resmî bir tepki vermediniz. Ama MİT Müsteşarı’nın sorguya çağrılmasından ve hükümet-Cemaat çatışması söylentisinin çıkmasından sonra, bu uzun basın açıklamasını yaptınız. Oysa Cemaat’le ilgili bu iddialar uzun zamandır vardı. Hükümetle çatışma görüntüsü mü sizi rahatsız etti?
Hükümet’le çatışma görüntüsü ve bu çatışma görüntüsünün arkasından birilerinin bir şeyler devşirme gayreti... Belli ki Cemaat’le hükümetin sürtüşmesiyle ve çatışmasıyla birlikte her iki taraf da güç kaybedecek. Siyasal iktidar kendine göre yıpranacak. Hizmet de makul ve masum olmasına rağmen yıpranacak.
Peki, MİT Müsteşarı’nın Oslo görüşmeleri nedeniyle ifadeye çağrılmasını doğru buluyor musunuz?
Siyasal iktidarın ahengini, bütünlüğünü bozacak, icraatını sıkıntıya sokacak müdahaleler doğru değil. Ama genel olarak bir MİT Başkanı tabii ki sorgulanabilir.
Fethullah Gülen’le yeni görüştünüz. Bir hafta yanında kaldınız. Hükümetin Kürt politikasını destekliyor mu?
Hükümetin problemi çözmek için ciddi gayretlerini destekliyor. Ama bunlar yeterli mi? Bence değil. Bu meselenin kalıcı ve sürekli şekilde çözümü, ancak yeni bir anayasayla garanti altına alınmasıyla mümkün. Hocaefendi onu söyledi. Kendisinin, Türkiye’de temel bazı problemlerin ancak yeni anayasayla kökten çözülebileceği gibi bir mütalaası oldu.
Kürt sorununun müzakerelerle çözüleceğine inanıyor mu Gülen?
“Eli silahlı olan insanlar silahı bırakmadıkça devletin silahlı olana silahla mukabele etmesi çok normaldir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.