“Türkiye’nin yaşadıklarını Mavi Akım’la anlayabilirsiniz. Rus Gasprom’un Türk siyasetçilerini yönlendirme, satın alma çabalarını dışlarsanız 90’ları anlayamazsınız.”
“Petrol ve gazı taşıyabilen iki hat var. Rusya ve Anadolu. Türkiye, Rusya’ya alternatif oluyor. Dünyanın askeri devi Rusya bunu kabul etmez. Zaten Ergenekoncular da enerji meselelerinin içindeler.”
“Boru hatları bir ülkeyi birleştirir. Ülkenizi bölmek istemiyorsanız, boru hatları yapın. Kürt bölgesini, Türkiye’ye en fazla boru hatları birleştirecek.” * * *
NEDEN: SEDAT LAÇİNER
Biz Türkiye’de anlam veremediğimiz birçok olayla karşılaşıyoruz. Birçok sorun mantıklı bir biçimde çözülmüyor. Devlet görevlisi pek çok insan, ülkenin çıkarlarına uymayan işler yapıyor. Bütün bunlar niye oluyor? Devletin içinde olduğu halde ülkenin istikrarını bozmaya çalışanları kim destekliyor? Bütün bu görüntülerin arkasında nasıl bir gerçek saklı? Bütün bunları küresel ilişkiler, uluslararası güvenlik ve Türk dış politikası uzmanı Doç. Dr. Sedat Laçiner’le konuştuğumuzda karşımıza çok önemli bir konu çıkıyor. Bu konu; enerji. Kafkaslar, Orta Asya ve Kuzey Irak’tan çıkan petrol ve gazın dünyaya yayılmasında, Türkiye’nin rol sahibi olmasıyla, iç ve dış politikamızda yaşananlar arasında çok yakın bir ilişki olduğu anlaşılıyor. Ergenekon’dan Kürt meselesine kadar birçok sorunun çözümünde ya da çözümsüzlüğünde Türkiye’nin dışındaki ülkelerinde rolleri ve istekleri olduğu görülüyor. Meseleye bu açıdan baktığınızda da anlaşılmaz sanılan birçok davranış büyük ölçüde açıklığa kavuşuyor. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu USAK’ın başkanı olan Doç. Dr. Sedat Laçiner’in güvenlik ve uluslararası ilişkiler alanında yayınlanmış pek çok çalışması var. * * *
NEŞE DÜZEL: Biz genellikle siyaset denilen oyunun daha yüzeydeki görüntülerini görüyoruz. Bir de derinlerde olanlar var. Örneğin bir enerji meselesi var bu bölgede. Enerji konusunda çekişmeler var. Bu çekişmelerin siyasete yansımaları var. Türkiye’nin iç ve dış politikasıyla, enerji sorunu arasında bağ bulunuyor mu sizce? SEDAT LAÇİNER: Bulunuyor tabii. Enerji konusunu dikkate almadan uluslararası ilişkileri, terör ve güvenlik meselelerini tam olarak açıklayamazsınız. Üstelik bu ilişki bundan sonraki süreçte daha da artacak. Çünkü Türkiye büyüyen ekonomisiyle bölgede en büyük gaz ve enerji tüketicisi oldu. Bütün şehirlerini gaza bağladı. Dolayısıyla Rusya gibi gaz ve petrol üreticisi ülkeler için ele geçirilmesi gereken bir pazar haline geldi. Ayrıca Türkiye, enerjinin Avrupa’ya akıtılmasında hayati bir geçiş noktası da oldu. Bu yüzden boru hatlarında olup biteni anlamak için yaşanan kavgaya dikkatle bakmak lazım.
Kavgaya baktığımızda ne görüyoruz? Amerika, Rusya, Avrupa Birliği, İngiltere, Çin, Hindistan... Herkes, Orta Asya, Kafkasya, Ortadoğu ve Afrika’nın petrolünü ve gazını istiyor. Mesela Afrika’da Çin’le Hindistan arasında önemli bir kavga yaşanıyor. Çin Sudan’ı kaptı. Amerika enerji zengini Gine Körfezi’nin ortasındaki küçük adaya donanmasını kurdu. Amerika petrol ve gazı Doğu’dan Batı’ya akıtmaya çalışıyor. Çin Doğu’ya akıtmak istiyor... Türkiye de boru hatlarının transit yolu olabilmek için bu yarışın içine dalıyor. Başına neler gelebileceğini düşünebiliyor musunuz? Petrol için kan akıtmaya hazır altı büyük ülke var.
Bugüne kadar Türkiye’nin başına ne geldi bu yüzden? Rusya’nın gazını Karadeniz’in altından Türkiye’ye taşıyan Mavi Akım Projesi’nin karanlık kısımları ortaya çıkarsa, başa neler geldiği daha iyi anlaşılacak. Mesela Ergenekon da bu enerji meselesinin içinde. Bu kadar büyük bir silahlı gücün böylesine büyük bir oyunun dışında kalması mümkün değil zaten. Ergenekoncuların iki ilginç bağlantısı var. Biri Rusya diğeri İsrail ile. İsrail üzerinden Amerika’daki Neoconlarla ilişkideler.
Bu ilişkiler nasıl kuruluyor? Ülkeler bir diğer ülkeyle ilgilendiklerinde şöyle bir bakarlar. O ülkede çeteleşmeler, gruplar varsa, o yapılarda kendilerine yakın olduklarını düşündükleri insanları ikna etmeye başlarlar, onları kendilerine çekerler. Bazı hücrelerle birlikte çalışırlar. Eğer ortada yüz milyar dolarlık bir şey varsa, onun için her şeyi yaparsınız. Burada Ergenekoncuyla da, PKK’yla da, liberalle de, çalışırsınız. Mesela Ergenekon’un en önemli isimlerinden birinin Moskova’ya kaçması tesadüf müdür?
Enerji yarışı içindeki ülkelerle Ergenekon’un bağlantısı tam olarak nedir? İki tarafın çıkarlarında örtüşmeler var. Ergenekon’un hedefi hükümeti zayıflatmak, Türkiye’de yönetimi değiştirmek, ülkeyi AB’den uzaklaştırmak iken, enerji savaşı veren ülkenin hedefi de aynı hükümete kontrat imzalatmaktır. Eğer hükümeti güç duruma düşürürseniz, ya da sanki enerjide büyük bir kriz varmış gibi bir ortama sokarsanız, gazetecilerle, askerlerle ve bürokratlarla çalışıp hükümeti bir şeyleri imzalamaya zorlarsınız. Mesela Rus devi Gasprom’un tek hedefi, Türkiye’ye daha çok gaz satmak ve boru hatlarını kontrol etmektir. 28 Şubat sürecinde imzalanan anlaşmalar ve bazı karanlık işler bunlarla çok ilişkiliydi. Araştırılması gerekiyor bunların. Bir de tabii...
Evet... Boru hatları dediğiniz şeyler, uzun vadeli anlaşmalarla 5, 10, 15 milyar dolara yapılıyor. Bir kez bunu başardığınızda bölgenin ekonomisini ve siyasetini 20, 30 yıllığına şekillendirmiş, rakip ülkenin araya girmesini engellemiş oluyorsunuz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.