1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 01:06
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI 26.09.2011
Neşe Düzel
Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Neşe Düzel - Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı Neşe Düzel - Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı Neşe Düzel - Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı Neşe Düzel - Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı Neşe Düzel - Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı Neşe Düzel - Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı Neşe Düzel - Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı Neşe Düzel - Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı
Neşe Düzel köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı

"Müzakereler MİT’ten daha da üst düzeye çıkmıştı. Devletin en üstteki bazı sivil bürokratları Öcalan’la görüştüler. Devleti tam temsil eden bu yetkili ekipler, Barış Konseyi kurulmasını önerdiler. Öcalan, razıydı"

"Öcalan, ‘Protokolü Kandil’e götürün, o da görsün’ dedi. MİT, dağa kendisi götürdü ve Kandil onayladı. Ancak Öcalan’ın önerisi şuydu. Kandil’den sonra bunu Başbakan da imzalasın. Başbakan protokolü onaylamadı"

"MİT Müsteşarı Fidan, Kürtlerin kırmızıçizgisi olan ana dille eğitimle ilgili PKK’ye, ‘Nasılsa orası özerk bölge olacak. Öğretmen tayini dâhil, eğitim hizmetleri belediyelere, valilere devredilecek’ diyor"

NEDEN ŞERAFETTİN ELÇİ


Eğer MİT-PKK müzakerelerinin ses kaydı sızdırılmamış olsaydı, biz hâlâ devletin sadece Öcalan’la görüştüğünü, PKK’yla masaya oturmadığını, onu muhatap kabul etmediğini düşünüyor olacaktık. Ama tek bir buluşmaya ait ses kaydından anladık ki, devlet PKK ile uzun süredir görüşüyormuş. Daha doğrusu devlet PKK’yı muhatap kabul etmiş ve onunla çözümü müzakere ediyormuş. Hatta bu müzakerelerin sonucunda da bir protokol hazırlanmış. PKK’nın, “Devlet bizi muhatap kabul etmezse bu sorun çözülmez” yönündeki açıklamalarını boşluğa düşüren bu gerçek, pek çok soruyu da beraberinde getirdi. Eğer Kürt sorunu PKK ile müzakere ediliyorsa, PKK niye birden çatışmaları başlattı? Ve üstelik sivilleri de vurmaya başladı? PKK ne istiyor? Belki de daha gerçekçi bir soru olarak, PKK neyi istemiyor? Çünkü bu müzakerelerde konuşulanları gördükten sonra, devletin büyük bir eşiği geçtiği anlaşılıyor ve bundan böyle sorunun savaşan taraflar arasında müzakereler yoluyla çözülebileceği ümidi güçleniyor. Hele devletle aynı müzakereleri sürdüren Öcalan da “Anlaşma noktasına geldik. Devrimci halk savaşına gerek kalmadı” dedikten sonra, “niye tekrar savaşa dönüldü ve bu barış imkânı yok edildi” sorusunun mutlaka cevaplanması gerekiyor. Niye bu barış yolunda ilerlemek mümkün olmadı? PKK neden bu müzakerelere rağmen savaşı şiddetlendirmeyi tercih etti? Bu eylemler, Kürt sorununda bizi nasıl bir noktaya getirecek? Sivilleri öldürmek PKK’ya nasıl bir yarar sağlayacak? Sivilleri öldürmek Kürtlerin haklarını kazanmasına yardımcı olacak mı? PKK tam olarak ne istiyor? BDP ne yapacak? Bu hafta Meclis’e dönecek mi? Bu soruları, yıllarını büyük bir cesaretle Kürt sorununun barışçı yoldan çözümüne adamış olan ve son seçimde BDP tarafından desteklenen
Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun adayı olarak Diyarbakır’dan bağımsız milletvekili seçilen KADEP Genel Başkanı Şerafettin Elçi’ye sorduk.

***

PKK- MİT müzakerelerinin yayınlanan bölümlerini okudunuz mu?

Evet.


En çok ilginizi ne çekti?

En çok ilgimi çeken, o sırada da MİT Müsteşar Yardımcısı olan Hakan Fidan’ın (bugün MİT Müsteşarı), Öcalan’ı anarken kullandığı hitap tarzı oldu. Öcalan’a, “sayın” diyordu. Oysa Türkiye’de Öcalan’a “sayın” demekten ötürü yargılananlar ve mahkûm olanlar var halen. Bir de Hakan Fidan’ın özellikle Kürtlerin kırmızıçizgisi olan anadille eğitim meselesi çok dikkatimi çekti. Fidan, PKK’yle görüşmede, “Bu protokollerin sonucunda nasılsa orası özerk bölge olacak. Eğitim hizmetleri de dâhil olmak üzere, merkezî yönetimin yetkileri yerel yönetimlere ve valilere devredilecek” diyor. Yani eğitim politikasının belirlenmesi, okullardaki müfredat...


Öğretmenlerin tayini de olmak üzere...

Evet, her şey özerk bölgelere devredilecek. Vilayet de, belediyeler de bu bölgelerde okullar açabilecek, hangi dili kullanacaklarına onlar karar verecek. Türkiye’de eğitim politikası tamamen değişecek. Milli Eğitim Bakanlığı, Talim Terbiye Dairesi, tevhid-i tedrisat diye bir şey kalmayacak.


O zaman, bu müzakerelerin devamı, Kürt sorununun çözümüne yardımcı olur muydu?

Hiç şüphen olmasın. İşte bu şekilde Kürtlerin en temel sorunu olan anadille eğitim meselesi çözülürdü. Hakan Fidan tarafından dile getirilen bu çözüm formülü bence PKK-MİT müzakerelerinin en önemli odak noktasıydı. Bu müzakerelerin devamı gerekirdi. Müzakereler niye devam etmedi, ben şimdi hâlâ hayret ediyorum. Çünkü Kandil’le ve Öcalan’la yapılan bu müzakereler ta seçime kadar, 2011’in haziran ortasına kadar devam etti. Ses kaydı yayınlanan 2010’daki bir müzakeredir. İlkin bu toplantılar görüşme düzeyindeydi, sonra müzakere düzeyine yükseldi. En son aşamada da bir protokol imzalanması düzeyine gelindi. Bu protokolü Öcalan da onayladı.


Kandil onayladı mı?

Öcalan, “Bu protokolü Kandil’e götürün, o da görsün ve onaylasın” dedi. MİT’in kendisi protokolü Kandil’e götürdü. Yani herhangi bir PKK’li aracılığıyla oraya gitmedi. Doğrudan devlet tarafından götürüldü. Kandil de bu protokolü uygun gördü. Ancak Öcalan’ın önerisi şuydu. Kandil bunu onayladıktan sonra, Başbakan da imzalasın. Başbakan protokolü onaylamadı.


Siz, MİT-Öcalan ve Kandil arasındaki müzakereler sonucunda hazırlanan bu protokolü gördünüz mü?

BDP milletvekillerinin hepsi değil ama üst düzeyde birkaç kişi biz bu protokolü gördük. Seçimin hemen arifesindeydi. Bize, “Böyle bir protokol hazırlanmış, bunun onayı bekleniyor” dendi. Üç ana noktada toplanan bir protokoldü bu. Eğitim dâhil Kürtlerin haklarının tanınmasını içeriyordu. Ki zaten anadille eğitimi kapsamayan herhangi bir anlaşma yapılamaz Kürtlerle devlet arasında. Bu protokolün içinde, anadille eğitimin yanı sıra, Kürt kimliğine anayasal güvence sağlanması, Kürtlerin özyönetime, yani BDP’nin demokratik özerklik dediği bir statüye kavuşması ve Öcalan’ın ev hapsine çıkarılması da vardı. Ben bu protokolü görünce, “Devlet bunu imzalamaz” dedim.


Niye? MİT’in mutabık kaldığı protokol değil miydi bu?

Evet. Onlar, Öcalan’la müzakerede mutabık kalmışlar ki kendileri alıp bunu Kandil’e götürmüşler ve onaylatmışlar. Ama MİT’in imzalayacağı bir şey değil bu tabii. “Devlet resmen böyle bir belgeyi kabul etmez. Devlet bunu alır, arşivine koyar. Bunun resmî bir dokümana dönüşmemesi için altına imza atmaz ama zaman içinde bu protokolün gereklerini yapabilir” dedim. Seçimden hemen üç beş gün önceydi bu protokol aşaması! Seçimin çatışmasız bir ortamda geçmesinde son derece etkili ve yararlı oldu.


Bu konuşmalar, sorunun müzakereler yoluyla çözülebileceği ümidini yarattı mı?

Önemli olan PKK tarafı... Onlarda yaratmadı. Öcalan’da yarattı ama... Zaten yayınlanan bölümde de dikkat ederseniz Sabri Ok durmadan bir an önce bu sorunları çözün diye ısrar ediyor. Herhalde onlar, devlet tarafından oyalandıkları endişesini taşıdılar ki Sabri Ok durmadan aynı istemde bulunuyor. MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ise biraz zamana yaymak istiyor. Neyse... protokolü Öcalan kabul etti, Kandil onayladı ve en son onaylamayı Başbakan yapacaktı. O, onaylamadı ve protokol geçersiz oldu. Bu kez devlet kesimi, “Protokol imzalanmadı ama biz bir Barış Konseyi oluşturalım” dedi.


Devlet kesimi kim? Gene MİT mi?

Benim tahminime göre daha da üst düzeye çıkmıştı iş. Devletin bürokrasinin en üst kademesindeki bazı sivil bürokratlar da Öcalan’la görüştüler.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Neşe Düzel Makaleleri:
  1. Ahmet Talimciler: Fener’i laikliğin kalesi görüyorlar - 21.05.2012
  2. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Solda derin devlet ortaya çıkacak - 15.05.2012
  3. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Kimse kitleye direkt ateş etmedi - 14.05.2012
  4. Mustafa Yeşil: Hocaefendi iki kişiyi önerdi - 08.05.2012
  5. Mustafa Yeşil: Hocaefendi’ye, yargıçları sordum - 07.05.2012
  6. Hilmi Yavuz: Müslümanlar, Kemalist oldular - 30.04.2012
  7. Yaşar Yakış: İsrail Esad’ın gitmesini tercih etmiyor - 23.04.2012
  8. Cengiz Çandar: 28 Şubat darbesinde İsrail var - 16.04.2012
  9. Selahattin Demirtaş: Türkiye’nin sınırı Kürdistan olacak - 10.04.2012
  10. Selahattin Demirtaş: Başbakan, silahı PKK ve Öcalan’la görüşecek - 09.04.2012
  11. ABDURRAHMAN KURT: Kürtler arasında iç savaş çıkar - 02.04.2012
  12. Özür - 26.03.2012
  13. Bekir Ağırdır: Halk, eski egemenlerle ilişkiyi kesti - 19.03.2012
  14. Taner Akçam: Ermeni olayında Atatürk’ü izleyelim - 14.03.2012
  15. Taner Akçam: Özerklik Kürt-Türk katliamı getirir - 13.03.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  CHP: AKP’nin oyu yüzde elli
  İsrail’den iddianameye rest, ABD’den ağır baskı
  Arazine göre çocuk yap
  İSTANBUL’A DA BEKLERİZ
  ...ama Başbakan öyle düşünmüyor
  Saatlerinizi Ubor Metenga için son kez ayarlayın
  Erdoğan acz içinde, Şahin halka saygısız
  Türkiye’de günde beş roman yayımlanıyor
  Azerbaycan’da en yahşi Bonomo
  Ne insanî ne AKP’li
  Rejimin adamını istemeyiz
  Bir Afganistan polisiyesi
  700 bin memur kamusal alanda
  Hadi kendimize pekiyi verelim
  ‘Memurumuzu hiçbir şekilde ezdirmeyeceğiz’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Neşe Düzel - "Şerafettin Elçi: Müzakereler MİT’i de aştı" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 01:06:53