1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 01:07
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI 10.10.2011
Neşe Düzel
Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Neşe Düzel - Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var Neşe Düzel - Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var Neşe Düzel - Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var Neşe Düzel - Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var Neşe Düzel - Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var Neşe Düzel - Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var Neşe Düzel - Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var Neşe Düzel - Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var
Neşe Düzel köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var

Anadolu’da İslami bir bekleyiş var! Bu İslami bekleyiş, karışık ve parçalı! Bir, Kuran’ı bilenlerin bekleyişi var. İki, İslam’ı ve dünyayı ikincil ve o sakat kitaplardan öğrenenlerin bekleyişi var.”

 

Kuran’ı basit insana anlatma isteği, dini öyle basitleştiriyor ki, İslam dışı prensipler İslam’a giriyor ve korkunç noktalara varıyor. Son dönemde bu kitaplar Anadolu’da çok popüler.”

 

Kürt-Türk meselesi eski mesele. Orduyla bir sayılan Bektaşileri gülleyle uçurdular, orduya Nakşibendîleri getirdiler. Sonra tarikatta Kürtler çoğalınca, Osmanlı Türkvari refleksle Nakşîleri de attı. Tarikat yeraltına indi.”

 

***

NEDEN ŞERİF MARDİN

Din ve siyaset sosyolojisine yaptığı katkılarla ve getirdiği yeni yaklaşımlarla ve de yazdığı can alıcı kitaplarla Türkiye’nin düşünce hayatının en önde gelen isimlerinden biri olan Şerif Mardin’in, Cumhuriyet, modernleşme, İslam üzerine İngilizce yazdığı makaleler Türkçeye çevrilerek Türkiye, İslam, Sekülarizm adıyla İletişim Yayınları’ndan yayımlandı. Makalelerinde, Tanzimat’tan AKP’ye kadarki dönemi ele alan ve Cumhuriyet’in, modernleşmenin, İslam’ın ve Nakşibendîliğin Türkiye toplumundaki ve siyasetindeki yerini tartışan Şerif Mardin’le biz de bu çerçevede konuştuk. Batılı unsurlarla kendi kültürünü bitiştirmeye çalışan, enerjisini yüzyıllardır bu sentezi yapmaya harcayan bir toplumun hikâyesini ona sorduk. Türkiye’de İslami diriliş yaşanıyor mu? İslamiyet’teki diriliş ve enerji artışı toplumun hayatına nasıl yansıyor? Tarikatlar canlanıyor mu? Nasıl çalışıyor tarikatlar? Tarikatlarla siyasetin ilişkisi hangi noktalarda kesişiyor? Nakşibendîlik nedir? Nakşibendîlik toplumun hangi kesimlerinde daha fazla gözüküyor? Toplumda en dindar kesim kim? Said Nursi’nin Nakşibendîlik içindeki yeri nedir? Fethullah Gülen’in Nakşibendîliğe katkısı neler? Türkiye’deki değişimlerle Gülen cemaatinin yayılması arasında nasıl bir ilişki var? Türkiye’de dindarlıkla milliyetçilik arasında nasıl bir ilişki var? Dinle para arasındaki ilişki nedir? Tayyip Erdoğan’ın din yorumuyla Gülen hareketinin yorumları arasında nasıl bir fark var? Bütün bu soruları din ve siyaset sosyolojisinde hocaların hocası Şerif Mardin’e sorduk ve çok çarpıcı cevaplar aldık.

***

NEŞE DÜZEL: Siz, Türkiye’de, “İslami dirilişin sürekliliğinden ve İslam’ın artan enerjisinden” söz ediyorsunuz. İslami diriliş derken tam olarak nasıl bir gelişmeyi tanımlıyorsunuz?

ŞERİF MARDİN: Türkiye’de toplumda bir merak var. İnsanların çoğu, İslami kültür ögesi peşindeler. İslami diriliş dediğim şeyin bir tarafında işte bu İslami merak var. Dirilişin diğer tarafında da, bu merakı destekleyen ve bu arayışın daha ileriye gitmesini isteyen kimseler var.


İslami diriliş derken, tam olarak ne diriliyor?

Dirilen şu. Bir kere seçim vs. meseleleri dolayısıyla Cumhuriyet’in ortaya koyduğu bir iştirak tabanı var. Yani katılma tabanı var. Katılma demek, eskiden katılmayan kimselerin topluma katılmaları ve yer almaları demek.


Evet...

Şimdi bu katılma, kendiliğinden bir ortam ve taban meydana getiriyor. O tabanın esası da bir arayış aslında. Ben kimim arayışı var burada. Yani en basit insanlar, “Ben kimim” sorusunu sorabilecek durumlara geliyorlar. O zaman da, “Bu sorunun cevabı nedir” diye ikinci bir soru ortaya çıkıyor. Biz işte bu ikinci soruyu daha halledemedik. Büyük halk kitlelerinin mobilizasyonu tam istediğimiz gibi olmadı Cumhuriyet’in sonucunda.


Ne olabilirdi de olmadı?

Köylü hayatından endüstriyel hayata geçme olabilirdi. Bunu Ruslar denediler, biz denemedik. Türk toplumunda Ruslardaki gibi bir radikal değişiklik olmadı. Olmayınca da etrafta böyle uçuşan birtakım sembolik ögeler kaldı.


Etrafta uçuşanlar dediğiniz neler?

Bakın... Cumhuriyet döneminde İslami öğretinin satıhta kalmasının iki sonucu oldu. Bir eski klişeler, iki eski kültür ögeleri etrafta kaldı. Bunlar kaldırılmadı. Cumhuriyet, kendisinden önce Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan insanları tamamen saran bir kültür olan İslamiyet’in bazı ögelerine dokunmadı, onları çalışır durumda bıraktı. Hatta arada sırada da Cumhuriyet, İslami ögeleri hatırlatacak konuşmalar yaptı.


Sonuç ne oldu?

Biraz önce söylediğim gibi, sonuçta Cumhuriyet’in ortaya koyduğu bir iştirak-katılma tabanı var. Büyük halk kitleleri, “Ben kimim. Neyim. Ne yapacağım” diye sorduklarında da, Cumhuriyet’in ortadan kaldırmadığı ve Müslümanlığın tatbik imkânlarının hâlâ devam ettiği bir Türkiye buldular karşılarında.


 “Ben kimim” sorusunun cevabını nerede buluyor insanlar?

İslami kültür hayatımızın büyük bir kısmını kapsadığı için, bu soruların cevaplarını İslam’da buluyorlar. Yani mesele şudur. Bir tarafta bu soruların büyük kitleler tarafından sorulması var. Diğer tarafta da ortada bu sorulara cevap veren hazır bir kültürel taban var. Bu ikisi birlikte çalıştı. Bu yüzden İslami yeniden diriliş ve enerji artışı aslında basit bir şey değil!


Yani...

 Yani İslami yeniden diriliş bir taraftan kendiliğinden olan bir şey. Diğer taraftan da Cumhuriyet’in “bayram, hac” gibi dokunmadığı kısımların yeniden canlanmasıyla oluşan bir şey.


İslamiyet’in enerjisi Türkiye’de nasıl artıyor?

Bir kere Cumalara giden şahıs sayısı artıyor. Eski Cumalar değil bu Cumalar. Bilen birisi bana şunu söyledi. “Siz, cuma günleri camilerde hayır toplama sandığının içine bakarsanız, şaşarsınız” dedi. O fakir fakir insanların bıraktıkları paralar... Yani bu enerjinin biraz da finansal bir tabanı var. “Bu nereden geliyor?” diyoruz. İşte geldiği yerlerden biri de orası. Yani bizim farkına varmadığımız halkın, kendiliğinden verdiği paraların bazı yerlerde toplanması bu. Ama bu durum, birtakım sahtekârlıkların yapılmasına mani değil. Çünkü paranın olduğu her yerde sahtekârlık vardır...


İslamiyet’teki bu diriliş ve enerji artışı toplumun hayatına nasıl yansıyor peki?

Toplumun hayatına işte birtakım yasaklarla yansıyor. “Böyle giyinilsin, giyinilmesin” diye yansıyor. Bakın, mesele sadece türban değil. Mesele, “giyinir misin” meselesidir bütünüyle! “Bu mini etekle nereye kadar gidersin?” de var bu giyinme meselesinin içinde. Meclis’te kadınların pantolon giymelerine daha yeni izin verildi.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Neşe Düzel Makaleleri:
  1. Ahmet Talimciler: Fener’i laikliğin kalesi görüyorlar - 21.05.2012
  2. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Solda derin devlet ortaya çıkacak - 15.05.2012
  3. Ahmet Muhtar Sökücü/ Alaiddin Taş: Kimse kitleye direkt ateş etmedi - 14.05.2012
  4. Mustafa Yeşil: Hocaefendi iki kişiyi önerdi - 08.05.2012
  5. Mustafa Yeşil: Hocaefendi’ye, yargıçları sordum - 07.05.2012
  6. Hilmi Yavuz: Müslümanlar, Kemalist oldular - 30.04.2012
  7. Yaşar Yakış: İsrail Esad’ın gitmesini tercih etmiyor - 23.04.2012
  8. Cengiz Çandar: 28 Şubat darbesinde İsrail var - 16.04.2012
  9. Selahattin Demirtaş: Türkiye’nin sınırı Kürdistan olacak - 10.04.2012
  10. Selahattin Demirtaş: Başbakan, silahı PKK ve Öcalan’la görüşecek - 09.04.2012
  11. ABDURRAHMAN KURT: Kürtler arasında iç savaş çıkar - 02.04.2012
  12. Özür - 26.03.2012
  13. Bekir Ağırdır: Halk, eski egemenlerle ilişkiyi kesti - 19.03.2012
  14. Taner Akçam: Ermeni olayında Atatürk’ü izleyelim - 14.03.2012
  15. Taner Akçam: Özerklik Kürt-Türk katliamı getirir - 13.03.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  CHP: AKP’nin oyu yüzde elli
  İsrail’den iddianameye rest, ABD’den ağır baskı
  Arazine göre çocuk yap
  İSTANBUL’A DA BEKLERİZ
  ...ama Başbakan öyle düşünmüyor
  Saatlerinizi Ubor Metenga için son kez ayarlayın
  Erdoğan acz içinde, Şahin halka saygısız
  Türkiye’de günde beş roman yayımlanıyor
  Azerbaycan’da en yahşi Bonomo
  Ne insanî ne AKP’li
  Rejimin adamını istemeyiz
  Bir Afganistan polisiyesi
  700 bin memur kamusal alanda
  Hadi kendimize pekiyi verelim
  ‘Memurumuzu hiçbir şekilde ezdirmeyeceğiz’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 24.05.2012
Ölüm bile eşitsiz
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 24.05.2012
Kamyonetimi isterim ! Amerikalılarımı isterim !
ARADA
Markar Esayan - 24.05.2012
Demokratik koalisyondan, ilkesiz ittifaka
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 24.05.2012
Büyük okyanusları aşıp, Uludere’de boğulmak
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 24.05.2012
Dizilerde başörtüsü ikâmesi
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 24.05.2012
İki hatıra
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 24.05.2012
Güle oynaya savaş
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 24.05.2012
Henry Miller ve ‘Yengeç Dönencesi’...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
TELESİYEJ
Telesiyej - 24.05.2012
Burhan Doğançay’ın isyana düşmüş resimleri neden büyülüyor insanı
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 24.05.2012
Almanlar Eurobond’a yeşil ışık yakacak
İMZA
Kerem Altan - 24.05.2012
Yaz bakalım
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 24.05.2012
Kurdistan-Tunus
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Neşe Düzel - "Şerif Mardin: Anadolu’da İslami bekleyiş var" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 01:07:15