1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 02:24
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Neşe Düzel PAZARTESİ KONUŞMALARI 08.09.2008
Neşe Düzel
Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Neşe Düzel - Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’ Neşe Düzel - Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’ Neşe Düzel - Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’ Neşe Düzel - Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’ Neşe Düzel - Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’ Neşe Düzel - Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’ Neşe Düzel - Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’ Neşe Düzel - Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’
Neşe Düzel köşe yazılarını web sitenize ekleyin

“Yaşananlar Cumhuriyet’e yakışmıyor. Ben yetkili olsam, özür de dilerim. Verdiğimiz acılardan ötürü Rumlar’dan, Ermeniler’den özür dileriz. Bizim gibi bir devletin yapması gereken budur.”

 

“Osmanlı’da tehcire uğramış Ermeniler’e ve 6-7 Eylül’de gönderilen Rumlar’a, devlet, ‘Ben, sana ve senin soyundan gelenlere tekrar vatandaş olma hakkını veriyorum’ demeli.”

 

“Ermeni sorununu tarihçi değil siyasetçi çözer. Gerçeklerin bilinmediğine katılmıyorum. Tarihî gerçekler biliniyor. Sorun, bilinenlerin nasıl algılanıp geleceği nasıl etkileyeceği.”

NEDEN? VOLKAN VURAL

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Erivan ziyaretiyle Türkiye çok önemli bir adım attı. Tarihteki olaylar nedeniyle diplomatik ilişki kurmayı  reddeden iki ülke, ilk kez cumhurbaşkanları düzeyinde bir ilişki kurdu. Bu yeni hamlenin devamının geleceği beklentisi ortaya çıktı. Peki iki ülke bugüne dek sürdürdükleri gerginlikten ne kazandı? Dostluktan ne kazanacaklar? Niye Ermenistan şimdi davet etti Gül’ü? Gül niye bu daveti kabul etti? Bu yakınlaşmanın Kafkaslar’daki dengelere etkisi ne olacak? Devlet, tarihî meseleler hakkında ne yapmalı? Ermeni sorununu tarihçiler mi yoksa siyasetçiler mi çözebilir? Bütün bu soruları Türkiye’nin uzun yıllar en önde gelen ve en deneyimli diplomatlarından biri olan emekli büyükelçi Volkan Vural’a sorduk. Sovyetler Birliği’nin dağıldığı ve Ermenistan’ın bağımsız devlet olduğu süreçte Moskova Büyükelçisi olan Volkan Vural, 1993’te Başbakan Tansu Çiller’in başdanışmanlığını yaptı. Daha sonra da Bonn’da büyükelçilik, ABGenel Sekreterliği gibi görevlerde bulundu.

***

NEŞE DÜZEL: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ermenistan Cumhurbaşkanı’nın daveti üzerine futbol maçını izlemek için Erivan’a gitti.  Ermenistan’la aramızda tarihî olaylara dair anlaşmazlıklar var. O anlaşmazlık hallolmadan Ermenistan Cumhurbaşkanı’nın Gül’ü davet etmesi kendisi açısından siyasi bir risk değil miydi?

VOLKAN VURAL: Elbette risktir. Türkiye Cumhurbaşkanı’nı futbol maçına davet etme kararı, Ermenistan açısından kolayca alınabilecek bir karar değildi. Biz, dünyaya sadece kendi gözlüklerimizle bakıyoruz. Bir de olaylara karşı tarafın gözlükleriyle bakmalıyız. Ermenistan’da bir Türkiye nevrozu vardır. Dolayısıyla Türkiye’ye ilişkin bir karar vermek kolay değildir. Siyasetçiye büyük bedeller ödetir bu. Nitekim ödetti de.

Kime ödetti?

Eski cumhurbaşkanı Ter Petrosyan, Karabağ sorununa çözüm aradığı ve Türkiye ile ilişki kurmak istediği için iktidardan uzaklaştırıldı. Ona, Türkiye’yle ilişki kurmanın bedelini ödettiler. Bugün Ermenistan halkının önemli bölümü ilişkilerin gelişmesini ve sınır kapılarının açılmasını istese de... Türkiye dosyası sanıldığı gibi kolay bir dosya değildir orada.

Türkiye’de Ermenistan dosyası kolay mı?

Türkiye’de de zor. Ama şu da bir gerçek ki, Ermenistan’la aramızdaki hadise, sadece tarihçilerle çözümlenebilecek bir olay değil. Çünkü bu olay, tarihî olmaktan çok psikolojik ve siyasi bir olay. Geçmişte yaşananların insanlarda yarattığı bir psikoloji, güvensizlik, korku ve dehşet var.

Sizce Ermeni ve Türk tarihçiler oturup geçmişteki olayları serbestçe tartışıp objektif bir biçimde ortaya koysalar bu sorun çözülmez mi?

Tek başına tarih yoluyla bu soruna çözüm bulmak mümkün değil. Çünkü bu sorunun çözümü insanlardaki psikolojik sıkıntıların giderilmesindedir. Çözüm, iki halkın yeniden sevgiyle, saygıyla birbirlerine yanaşabileceği ve birbirleriyle rahat konuşabilecekleri bir güven ortamının yaratılmasındadır. Tarihçilerin üstesinden gelebileceği bir durum değil bu. Ermeni sorunu, tarihçilerin değil, siyasetçilerin çözebileceği bir sorundur. Tarih, sadece bazı olayları aydınlatabilir ve çözümü kolaylaştırıcı bir rol oynayabilir, o kadar.

Peki, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Ermenistan’ı ziyaretinden sonra diplomatik bazı adımlar atılacak mı sizce?

Atılmasını bekliyorum ve umut ediyorum. Bu ziyaret Türkiye ile Ermenistan arasında bir başlangıca zemin olabilir. İki devlet arasında diplomatik ilişkilerin vakit geçirmeksizin kurulması lazım.

Diplomatik ilişki dediğiniz nedir?

Diplomatik ilişki, Erivan’da Türk diplomatlarının, Ankara’da da Ermeni diplomatların bulunmasıdır. Bu da iki devlet arasında artık normal bir ilişki var demektir ki, bu şekilde aradaki sınır kapıları da açılır. İlişkilerin normalleşmesinde ilk adım karşılıklı temsilcilikler açılması olmalı. Bir anlaşma yapacağız ve ‘karşılıklı büyükelçilikler kuracağız’ diyeceğiz. Sınır kapılarının açılması sadece Ermeniler’in ihtiyacı da değildir. Ben o kapıyı gördüm.

Ne gördünüz?

Alican kapısına gittim. Bizim askeri uzaktan selamladım ve geri döndüm. Erivan’a 10-15 kilometre uzaklıkta bir kapı bu. Bakın... Biz, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bağımsızlığına kavuşan Ermenistan’la 1991’den beri temas içindeyiz.

Nasıl?

Mesela Ermenistan’ı ilk ziyaret eden Türk büyükelçisi benim. O sırada Moskova Büyükelçisi’ydim. Ermenistan tam bağımsızlığa geçiş dönemindeydi. Türkiye’deki Ermeni Patriği Şınorhk Kalustyan Erivan’ı ziyareti sırasında vefat etti. Ben de Ermenistan Cumhurbaşkanı’na bir mesaj gönderdim. “Vatandaşımız olan patriğin cenazesiyle ilgilenmek ve Türkiye’ye naklini sağlamak benim görevimdir. Yapılacak törenlere de katılmak suretiyle her türlü katkıyı vermeye hazırım” dedim.

Bunu Ankara’ya sorarak mı yaptınız?

Hayır. Kendi inisiyatifimle yaptım. Çünkü Patrik bir Türk vatandaşı. Bizim bir dinî azınlığımızın ruhani lideri. Ermenistan’la Türkiye arasında hiçbir ilişki yoktu ama... O sıralar Ermenistan Sovyetler Birliği’ne bağlı bir cumhuriyetti ve Moskova Büyükelçisi olarak diğer cumhuriyetler gibi o da benim sorumluluğum altındaydı.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Neşe Düzel Makaleleri:
  1. Taha Akyol: Amaç, muhalefetsiz bir rejim kurmak - 08.02.2012
  2. Taha Akyol: Hâkimler, otoriteye hizmet edecekler - 07.02.2012
  3. Taha Akyol: Atatürk yargı bağımsızlığını reddediyor - 06.02.2012
  4. Yücel Sayman: KCK’yı yaydı, Hrant’ı daralttı - 30.01.2012
  5. Faruk Ünsal: KCK’lıları Karadeniz’e gönderiyorlar - 23.01.2012
  6. Mustafa Dağcı: İşkencecimi kürsüde gördüm, hâkimdi! - 16.01.2012
  7. Murat Belge: Atatürk ilerici değildi... - 09.01.2012
  8. Mensur Akgün: Türkiye’nin güney kapıları kapanıyor - 02.01.2012
  9. Güçlü Sevimli: Sahte ölüm tutanağı tuttular - 26.12.2011
  10. Ümit Kardaş: Üç general girdi diye vesayet bitmedi - 19.12.2011
  11. Şamil Tayyar: Dalan’a para götüren şike sanığı kim? - 12.12.2011
  12. Cafer Solgun: Atatürk’ün resmi cemevinden kalkacak - 05.12.2011
  13. Dengir Mir Mehmet Fırat: Erdoğan’ın arkadaşlarını dövdüler - 29.11.2011
  14. Dengir Mir Mehmet Fırat: Tayyip Bey’in sınırları var - 28.11.2011
  15. Ergun Özbudun: Yeni anayasa başka bir bahara - 21.11.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’
  Berlin Kaplanı gişede kükredi
  Yıllarca bu sergi için çalışmıştı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Neşe Düzel - "Volkan Vural: ‘Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun’" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 02:25:00