Çok mutluyum. Gündelik dertlerimi bile bir süreliğine unutacak kadar mutluyum.
WikiLeaks’in sızdırdığı dosyaların açıldığı günü Anarşistler Bayramı ilan ettim.
Yani, Cumhuriyet Bayramı, Cadılar Bayramı, Şeker, Kurban, Zafer, bir sürü bayram var ya, bu da Anarşistler Bayramı. En azından benim için öyle.
Doğrusu bu kadar anarşist bir ruhum olduğunu ben de bilmiyordum. İşaretler vardı gerçi, otoriteyi oldum olası hiç sevmem, otoriteye vurulmuş her darbe beni sevindirir, ama bu sefer sevincim katıksız.
Kim mağdur oldu bu sızıntılardan? Gerçi, sızdırmak da denemez buna, akıtıyor adam dosyaları. Helal olsun. Kim mağdur oldu? Sözde devlet adamları. Diplomatlar. Demokratik yolla seçilmiş ama hesap vermeyi hiç sevmeyen siyasi liderler veya despot, diktatör yöneticiler.
Oh olsun hepinize dedim içimden. Sırlarınız, güç politikalarınız, iktidar didişmeleriniz, çıkar savaşlarınız, hepsi yerin dibine batsın.
Rezil olmaları bende çok derin bir rahatlama yarattı. Çünkü naçizane bendeniz mütevazı bir anarşist olarak, bütün bu gizli devlet oyunlarından, diplomasinin çirkefliğinden, ikiyüzlülükten, politikanın kirliliğinden, iktidarın ve her türlü gücün mutlaka ve en kötü şekilde istismar ve suiistimal edilmesinden tiksinirim, öteden beri midemi bulandırır.
Dünya halidir, dünyanın düzeni budur ezelden beri, bilirim, herkes gibi ben de mecburen katlanırım, ama içten içe de hep yıkılsın diye umarım.
İnsanların iyiliğineymiş, güya ulusa - millete hizmet içinmiş gibi gösterilen bu iktidar zırhında ne çatlak oluşsa, ne gedik açılsa kazançtır diye düşünürüm.
Ay ben ne anarşistmişim meğer dedim kendime. İşte İnternet’in gücü. Bu şeffaflık ille olacak, kodamanlar istese de istemese de olacak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.