Pardon? İlahiyat denen ilim dalıyla tecavüz denen aşağılık suç arasındaki bağlantıyı birisi bana anlatabilir mi lütfen? Çünkü ben anlayamadım.
Bir ilahiyat profesörü niçin tecavüz konusunda açıklama yapar? İfade özgürlüğü denince anladığımız bu mu?
“Dekolte giyinirsen bu tür çirkinliklerle karşılaşman sürpriz olmaz” buyurmuş bu zat. “Suçun işlenmesinde dekolte ve tahrik edici kıyafetler giyen kadının da etkisi küçümsenemez” demiş. Yani kadın dekolte giyerse suça ortak olurmuş, suçun yarısı da dekolte giyen kadınlarınmış. Bu sözleri eden kişi ister ilahiyatta ister başka bir dalda profesör olsun, özür dilemezse, lafını geri almazsa profesörlük yapmaya devam etmesi olağan mıdır? İstifa etmesi ve akademik hayatı bırakması daha hayırlı olmaz mı? Bunların hiçbirisini yapmazsa, dersine giren öğrencilerin yüzüne bir daha nasıl bakacak?
Toplum böyle bir açıklamayı nasıl hoş görebilir?
Sonra Ali Bulaç çıkıp Zaman gazetesindeki yazısında bu tavrı savunmuş. Şimdi bir de Ali Bulaç nereden çıktı başımıza? İlgileneceği başka konu mu kalmadı?
“İslami kimliği olan akademisyenler ifade özgürlüklerini kullanmaya sıra geldiğinde, demokrasiyi ve bilimsel özgürlüğü dillerinden düşürmeyenlerin nasıl bir anda yasakçı kesildiği ortaya çıktı,” diyor Ali Bulaç.
Hangi ifade özgürlüğü? Tecavüz kurbanı kadınlara dekolte giydiyseniz kabahat sizin demek nasıl bir ifade özgürlüğüdür, anlamadım.
Yazının devamını okumak için tıklayın.