Yaşar Büyükanıt’ın
32. Gün’de yaptığı açıklamalar ‘Apoletika’ açısından çok önemli. Bilindiği gibi Emre Uslu’nun adı Genelkurmay belgelerini Utah’dan sızdırdığı ve Büyükanıt hakkındaki olumsuz kampanyanın arkasında Emre’nin olduğu yalanları medyada yer almıştı. Konu ile ilgili haberler de ilk kez
Cumhuriyet’te yayımlandı.
O süreçte Emre; “Bu konuların hiç biri ile ilgim yok” yok diye açıklamalar ve kurumlara başvurular yaptı ama o iftira Ergenekon medyasında hep dillendirildi. Şimdi belgeler ve Büyükanıt’ın, yaptığı açıklamalar, duruma açıklık getirdi; Ergenekon yapılanması, bu belgeleri toplayıp, internet üzerinden yayıp suçu da Hakan Yavuz’un yönlendirmesiyle Emre’nin üzerine atarak bir taşla bir kaç kuş vurmak istemiş.
Önce Büyükanıt’ın açıklamalarına bakalım. Sonra da ilgilisine sorular soralım.
“Rıdvan Akar (RA): Bakın şu belge Ergenekon iddianamesinin eklerinden. El yazısını tanıdınız mı?
Yaşar Büyükanıt (YB): Benim el yazım bu. İşte bakın ne lakası var bunun iddianameyle. Ablamın ölüm şeysi.
RA: Ergenekon iddianamesinde Şener Eruygur’un, ADD’deki odasında bulunan bir CD’de sizinle ilgili dosyalar çıkıyor? Bakın eşinize ait sağlık bilgileri bile var. Neden?
Mehmet Ali Birand (MAB): Toplamış mı bunları?
YB: Valla ben bilmem bunu. Onu Şener paşaya soracaksınız. Bakın daha önce de çeşitli karalama kampanyalarında benim gelmişimi geçmişimi döktüler. Ben de hiç tanımadığım akrabalarıma rastladım. Tabii kişisel verilerin toplanması yasal olarak suçtur.
MAB: Bekler miydiniz Eruygur’dan böyle bir şey?
YB: Hayır. Hayır.
MAB: Şaşırdınız mı?
YB: Çok şaşırdım. Yani ne alakası var. Kızımın arkadaşları, ablamın rahatsızlığı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.