Başlıktaki iddia bize ait değil. Kendini Amerika’da AKP uzmanı olarak tanıtan ve AKP hakkında kitaplar yazıp, AKP’ye satan bir akademisyene ait. Erdoğan Azerbaycan’da; “Türkiye-Azerbaycan arasında ‘tek millet iki devlet’ anlayışının geleceğe taşınmasına yönelik bizim birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı, sağdan soldan gelebilecek bize ait olmayan herhangi bir düşünce bozamaz.
Bu tür fitne odaklarına, fesat odaklarına hiçbir zaman fırsat veremeyiz, vermemeliyiz” anlatımında bulundu.
Şimdi soru şu: Kim bu fitne-fesat odakları. Erdoğan hükümetinin
muhtemelen farkında olmayarak, bırakın fitne-fesat odaklarına fırsat vermemeyi, onlara proje(ler) adı altında, yüklü paralar da verdiğini söylersek ne dersiniz? Örneğin yayınladığı kitapları, proje(ler) adı altında, AKP’ye ve Dışişleri Bakanlığı’na satan akademisyen Hakan Yavuz bu fitne-fesadın neresinde?
Kanımızca Hakan Yavuz’un söylediklerine baktıktan sonra, Azerbaycan’da Türkiye aleyhine havanın nasıl bozulduğunu çok daha iyi anlamış olacağız. Azerbaycan’ın APA ajansına 7 Nisan 2009’da konuşan Hakan Yavuz, kendisine sorulanlara bakın nasıl yanıtlar vermiş:
Sınırların açılması Türkiye’nin Azeri ve diğer Türki cumhuriyetlerindeki imajını nasıl etkiler? Türkiye o kadar kötü ve yanlış iş yaptı ki bölgede hiç bir ülke, Türki cumhuriyetler de dahil, Türkiye’yi ciddiye almaz. Türkiye bütün bunları Avrupa ve Amerika’nın baskısıyla yaptı. Bu da Türkiye’nin bağımsız bir ülke olmadığı anlamına geliyor. Türkiye Amerika ve Avrupa’nın kuklasından başka bir şey değil. Bir başka deyimle eğer Türkiye şu andaki dış politikası devam ederse, Ortaasya ve Kafkasya da birçok problem yaratır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.