Cumhurityetçiler şapkalarından bir tavşan çıkarmazsa Barack Obama yarın yapılacak seçimlerden Başkan olarak çıkacak gibi görünüyor. Kuşkusuz Amerikan Başkanlık seçimleri tüm dünyada bizim ölçeğimizdeki ülkelerin iç ve dış politikalarını yakından etkileyecek bir potansiyele sahip. Bu noktada Barack Obama’nın “umut” için “değişim” sloganıyla iktidara yürümesi de Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor.
Bizdeki devlet eliti nedense Obama’ya bir türlü ısınamadı. Onu istemiyorlar ama ellerinden gelen bir şey olmadığı için de “kim gelse farketmez” diyerek durumu kurtarmaya çalışıyorlar. Bu sadece diplomatik çevreler için geçerli değil. Askerinden köşeyazarına, işadamından siyasetçisine devlet eliti –ki AKP’nin bazı üyeleri ve destekçileri de artık bu sınıfta görülebilir- Obama’yı iktidar görmek istemiyor.
Devlet elitinin Obama’yı istememesinin birkaç nedeni olabilir: Bunlardan ilki, onun kim olduğunun bilinmezliği ile ilgili. Bizde devlet eliti o kadar muhafazakârdır ki, bilmedikleri gölde yüzmeyi bir kenara bırakın, bilmedikleri çorbaya kaşık dahi bırakmak istemezler. Obama hakkında bilinenlerin çok sınırlı olması, devlet elitini ondan uzaklaştırıyor. Ayrıca, devlet elitinin moral değerleri ile uluslararası insani değerler zaman zaman çelişir. Bu dönemde, özellikle Amerika gibi bizim için çok önemli olan bir ülkede, devlet elitinin değerleri ile uluslararası insani değerler çeliştiği zamanlarda kendilerine destek verecek kişileri iktidarda görmek isterler. Örneğin 27 Nisan gibi askerin muhtıra verdiği bir dönemde demokrasi ile taban tabana çelişen, bu duruma destek için hemen ulaşabilecekleri Washington yetkililerini iktidarda görmek isterler. Bunun için de “birebir markaj” yönteminin uygulandığı, insanların “kafakol”a alındığı bir Washington politikası geliştirmiştir devlet eliti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.