AKP sonunda Diyarbakır Belediye Başkanlığı için Kudbettin Arzu’yu kamuoyuna açıkladı. Kudbettin Arzu pek çok Diyarbakırlı için, olumlu ve derleyip toparlayıcı bir isim. Tevazuu, insanlara yakınlığı ve onların içinden birisi olması, onun Diyarbakırlılar tarafından kolaylıkla belediye başkanı olarak kabul edilmesini sağlayabilir. Ancak bu sayılanlar, tek başına Arzu’nun başkanlığı kazanmasını sağlayamaz. O zaman AKP, Diyarbakır’da politik vurgu yapmaksızın yani politikasızlığa vurgulama yaparak, DTP’ye karşı bir seçim kampanyası yürütmek zorunda.
Öncelikle, Diyarbakır’daki Kürt sorununa kalıcı çözümler üretmek, bütünüyle yerel seçimlerle ilgili politik çözümler üretmekten çok daha önem taşımakta. AKP açısından sorunsala bakılacak olursa, altı yıldır ülkeyi yöneten bir parti olarak, Kürt sorununa hâlâ statükocu derin devlet yaklaşımının ötesinde kalıcı bir çözüm ve öneri getirilmemiş olması söz konusu. TRT’nin Kürtçe yayın yapan ‘Şeş TV’si dışında bölge insanını ve Diyarbakırlıyı çok hoşnut edecek adımlar atıl(a)madı.
Yine Başbakan Erdoğan’ın son dönemlerdeki ulusalcı çizgideki söylemleri de bu bölgede yaşayan Kürtleri de, bölgedeki AKP tabanını da hiç hoşnut etmedi. İşte bu nedenle, mahalli seçimlerin de ötesinde bir anlam taşıyan Diyarbakır belediye başkan adayının seçimi konusu, Ankara ve AKP tarafından da salt bir başkan seçimi olarak algılanmamalı ve Kürt sorunundan soyutlandırılarak bu gerçek okunmamalı. Anayasal açılımların yapılmaması ve bu bölgede yaşayan insanların AKP’nin de kendi sorunlarına bir çözüm üretmediğine olan inancı, oy bağlamında AKP’nin handikapları.
AKP, kendisinden belediye başkanına sahip bir Diyarbakır’ın neleri kazanacağı üzerinde politikasını kurgulamalı. Yine DTP’li belediye başkanına sahip olmakla Diyarbakır’ın neler kaybettiğinin de vurgulanmasına gerek var.
Yazının devamını okumak için tıklayın.