1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:06
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Önder Aytaç & Emre Uslu APOLETİKA 08.09.2008
Önder Aytaç & Emre Uslu
Diyarbakır seçimleri: AKP mi DTP mi?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Önder Aytaç & Emre Uslu - Diyarbakır seçimleri: AKP mi DTP mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Diyarbakır seçimleri: AKP mi DTP mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Diyarbakır seçimleri: AKP mi DTP mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Diyarbakır seçimleri: AKP mi DTP mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Diyarbakır seçimleri: AKP mi DTP mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Diyarbakır seçimleri: AKP mi DTP mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Diyarbakır seçimleri: AKP mi DTP mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Diyarbakır seçimleri: AKP mi DTP mi?
Önder Aytaç & Emre Uslu köşe yazılarını web sitenize ekleyin

AKP Diyarbakır’ı alabilir mi? Bu soru Kürt siyasetini yakından izleyen gözlemcilerin de kafasını karıştırıyor. Örneğin Bejan Matur Diyarbakır’ın suyunda İzmir’deki gibi arsenik de çıksa, bölgenin özel şartlarını gözeten bir ajanda ile Kürt sorununu realize etmeden, AKP’nin Diyarbakır’ı almasının kolay olmayacağının altını çiziyor. Matur’a göre, sorunu realize etmek için öncelikle Kürtler’in büyük çoğunluğunun muhatap olduğu sorunların neler olduğu konusunda samimi bir envanterin çıkarılması gerekli. Daha sonra yapılması gereken ise, Türkiye şartlarında var olan sorunların hangi araçlarla çözülebileceğinin arayışına girmek. Örneğin diyor Matur, “Kürtlerin kimlik talepleri, dil haklarından doğan talepleri, eğitim talepleri var. Ayrıca sayıları azımsanmayacak bir grubun, dağdakilerin indirilmesi talebi var. Dil talebinin realize edilmesi bağlamında, AB uyum yasaları çerçevesinde adliyelerde Kürt vatandaşların savunma hakları tercüman aracılığı ile sağlanır ve böylesi bir uygulamaya sadece adliye ile sınırlı kalmayıp diğer kurumlarda da geçilmesi önemli bir başlangıç olur.”

Matur’un “realize” ettiği “kimlik siyaseti” temelli taleplerin, Türkiye şartlarına uygun araçlarla çözümünün AKP’ye Diyarbakır’ı kazandıracağından kuşkuluyuz. Matur ve diğer gözlemcilerin düştüğü temel bir yanılgı var: Kürt sorununu salt kimlik siyaseti ile açıklamaya çalışmak. Oysa “kimlik” olgusunun kimler tarafından, nasıl ve ne yöne doğru çevrildiğini / mobilize edildiğini kavramak, kristal kimlik talebinin kendisi kadar önemli.

2000 yılından bu yana, bölgede kimlik siyasetinin yeniden anlamlandırılmasını isteyen yeni yeni aktörler, giderek güç kazanmaya başladı. Artık bölgede PKK’nın tek etkin belirleyici olduğunu söylemek oldukça zor. O halde, Kürtler’in kimlik talepleri, dil haklarından doğan talepleri, eğitim talepleri, hangi aktörün nasıl şekillendirmek istediğini bilmeden, salt bu taleplerin karşılanması için yapılacak “realizasyon” politikaları, AKP’ye başarı kazandıramaz. Daha somut bir örnekle devam edelim. Örneğin, eğitim talebi denilince, Kürt aktörlerin tamamının kristal bir talebinden söz edilemez. Eğitim talebi derken, Norşin Medreseleri’nin yeninden canlandırılması mı, Van’da kurulması istenen Zehra Üniversitesi’nin önünün açılması mı, Zehra Üniversitesi’nde diğer dillerle birlikte Kürtçe eğitime de izin verilmesi mi, devlet okullarında verilecek Kürtçe eğitimi mi temel alacağız? Benzer soruları diğer talepler için de çoğaltabiliriz.

Kısacası, aktörlerin çokluğu, taleplerin tek kalemde “realize” edilemeyecek kadar çeşitli olmasını da beraberinde getiriyor. Öte yandan, aktörlerin taleplerindeki öncelik sırası da değişebiliyor. Örneğin bir aktör için Akşam namazı ile Yatsı namazı arasında kendi kontrolünde tuttuğu bir camide yapılan “sohbet” toplantısına karışılmaması birinci öncelikken; başka bir aktör için öncelik, yeniden yazılacak Anayasa’da Kürtler’in kurucu millet olarak yer alması olabiliyor.

Kuşkusuz Matur’un önerdiği Kürt taleplerinin karşılanması, demokratik bir rejim olabilmenin bir zorunluluğu ve bu kesinlikle karşılanmalı. Ancak, yerel seçimlerde AKP’nin Diyarbakır’ı alması için, Matur’un önerdiği normatif değerler üzerinden siyaset yapılması AKP’ye beklediği başarıyı getiremez.

AKP Diyarbakır’ı almak istiyorsa, Kürtler’in büyük çoğunluğunun muhatap olduğu sorunların neler olduğu konusunda samimi bir envanteri çıkarmadan önce, Kürtler’in çoğunluğunu temsil eden aktörlerin ve bu aktörlerin öncelikli taleplerinin envanterini çıkarmak zorunda. Daha sonra bu aktörlerle hangi temelde ve nasıl bir koalisyon kurabileceğinin stratejisi ortaya koyulmalı. Bu strateji çerçevesinde belirlenecek samimi bir AKP adayı, kendisi Kürt olmasa bile, Diyarbakır’da DTP’den daha çok oy alabilir. Daha ilerisini söyleyelim; bölge insanı için siyasetçinin ya da bürokratın Kürt ya da Türk olması önemli değil. Onlar kendi değerlerine samimi karşılıklar veren, onların yürek tınısıyla aynı ritmi tutturabilen, –Kürt, Türk, Ermeni, Hıristiyan, Müslüman fark etmez-, onların ruh dünyasını iyi anlayan yanık yürek(ler) arıyor.

Kürtler’in haklarını temin etmek için dağa çıkmış olduğuna inandıkları, onlar için ölmeyi göze aldıklarını düşündüklerine destekleri de onların samimiyetine inanmalarından kaynaklanıyor. Ancak “dağdakiler”in samimiyetine olan inanç giderek kaybolmakta. İşte bu nedenle AKP, o samimiyet arayışını samimi yürek(ler)le doldurabilirse, iyi bir koalisyon siyasetiyle Diyarbakır’ı alabilir. Yeniden söylemek gerekirse, AKP’nin Diyarbakır adayını belirlerken, önceliği adayın Kürt olup olmaması değil, halk tarafından samimi bulunup bulunmamasıdır. Bülent Arınç ya da eski Diyarbakır Valisi Efgan Ala, samimiyetleriyle birçok Kürt adaydan çok daha fazla oy alabilir.

Bejan Matur gibi Kürt gözlemcilerin de, DTP’nin de içinde bulunduğu bir diğer yanılgı da, yerel seçimlerin genel siyaset üzerinden okunması. Yani, DTP’nin belediye başkanlığı seçimini kazanabilmek için, Kürt dili talebinin karşılanması gibi genel bir sorun üzerinden siyaset yapması ki bu da AKP’ye fırsat olarak geri dönebilir. Eğer AKP başarılı bir stratejiyle, bulduğu samimi bir başkan adayının kampanyasını, “Diyarbakırlı için Diyarbakır” düzeyine indirgeyebilirse, genel Kürt talepleriyle Diyarbakır belediye başkanlığı için oy isteyen siyasetçilerden daha başarılı olabilir.

Başbakan, Bülent Arınç ve Efgan Ala gibi isimleri öncelikle düşünmeli!..

 

Diğer Önder Aytaç & Emre Uslu Makaleleri:
  1. ‘AKP içinde güçlü bir Ermeni lobisi var’ - 16.05.2009
  2. 32. Gün’e, Büyükanıt’a ve Ergenekon savcılarına teşekkürler - 11.05.2009
  3. Mardin: İlkellik terörü mü? - 09.05.2009
  4. Diyarbakır’ın ‘kuçe’ ve/veya ‘kuç’ çocukları - 04.05.2009
  5. ‘The cemaat’ ve Org. Başbuğ’un konuşma(ma)sı - 25.04.2009
  6. Ergenekon Üniversitesi - 20.04.2009
  7. Ulusalcılığa methiye - 18.04.2009
  8. Mahsun’la ‘Güneşi Gördüm’ ya sen? - 13.04.2009
  9. Obama’nın ardından: ‘Anadolu’yla dolu olmak - 11.04.2009
  10. DTP, AKP ve ‘çamura yatmak’ - 06.04.2009
  11. Cemil Çiçek’in güvenlik algısı: DTP ve Ermenistan - 04.04.2009
  12. E-TÖ gölgesinde seçim sonrası - 30.03.2009
  13. E-TÖ gölgesinde seçim-loto - 28.03.2009
  14. PKK’yı dağdan indirmek - 23.03.2009
  15. “E-TÖ tipi medya”ya sobeeee!.. - 21.03.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Diyarbakır seçimleri: AKP mi DTP mi? - Önder Aytaç & Emre Uslu
03.09.2010 06:06:18