Deniz Baykal AKP’nin başarı sayılacak oy oranını “yüzde 52’den aşağıda olmamalı” şeklinde açıkladı. İki genel, bir yerel seçim atlatmış ve ikinci yerel seçimlere hazırlanan iktidar partisinin, iktidar olmanın verdiği yıpranmışlıkla bir miktar oy kaybetmesi oldukça doğal. Yine Ergenekon gibi bir terör örgütü (E-TÖ) ile uğraşması, ABD merkezli global ekonomik çöküşün bizi ‘teğet geçse’ de varlığı, Ortadoğu’da daha etkin ve aktif bir dış politika yürütmenin risklerinin mevcudiyetine rağmen, ana muhalefet liderinin AKP’ye yüzde 52’lik bir oy oranı biçmesi söz konusu. Kanımızca bütün muhalefet partisi liderleri politikayı bırakmalı, Erdoğan da, Venezuela’da olduğu gibi, kendini ömür boyu iktidar sayacak bir referandum kararı alması mı gerekli acaba? Bu bağlamda Baykal’ın çıtası ne yazık ki ana muhalefette bile aciz kaldığının ve Bahçeli’ye muhalefet liderliğini kaptırdığının göstergesi. Elbette Baykal’ın CHP’nin başında olması da AKP için büyük avantaj.
Doğudaki seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere baktığımızda, A ve G araştırma şirketinin sahibi Adil Gür’ün bazı değerlendirmeleri önemli. Öncelikle “bu seçim iki partili olacak.” Türkiye’nin diğer illeri gibi doğuda da partiler, AKP’ye karşı en güçlü adayın arkasında birleşme yoluna gidecekler. Ayrıca; 2007 seçimlerinden sonra başbakanın Kürt sorununda hiçbir yeni politik açılım getirmemesi ve eskinin derin statükocu söylemlerine geri dönmesi, AKP’nin bölgedeki imajını olumsuz yönde etkiledi. Elbette, TRT-6 açılımı da bölge seçmeninin dikkatinden kaçmayacak bir önemli atak. Yine Adil Gür’ün değerlendirmesine göre; başbakanın “kimi aday göstersem zaten kazanır” düşüncesi ya da bölge milletvekillerinin basiretsiz yönlendirmeleriyle özellikle; Ağrı, Batman, Siirt, Urfa, Diyarbakır (büyükşehir belediyesi hariç) gibi illerdeki başkan adayı seçimlerinin isabetliliği konuları da oldukça tartışmalı. Örneğin Siirt’te DTP adayı Selim Sadak olunca, bu kentteki dostlar, Mervan Gül’ün dışındaki her adayın seçimleri AKP’ye kazandıracağını dillendiriyorlardı ki, AKP’nin daha önceden MHP, CHP, DYP ve bağımsızdan aday olup, hiçbirinde de başarılı olamayan Kasım Ceylan’ı açıklaması çok ilginç karşılandı. AKP’nin Siirt’i neden ve kime ikram ettiği şimdiden merak konusu.
Diyarbakır da ise durum gerçekten de ilginç. Adil Gür; “AKP Diyarbakır’da oyunu arttırır ancak seçim kazanamaz ve AKP’ye yüzde 35, DTP’ye yüzde 55 oy” öngörüyor. Oysa AKP’nin 2007 genel seçiminde aldığı oy oranı yüzde 40. Son on yıl içerisinde DTP Diyarbakır’da yalnızca bir kez yüzde 55’i yakaladı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.