Tam da Ergenekoncu polisleri yazdığımız bir dönemde “Ergenekoncu” polisten geldiği tahmin edilen bir asılsız ihbar mektubuna itibar eden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyeti Organize Suçlar Şubesi’nde “Osman Paksüt” kaseti aramak için huruç eyledi. Yoksa aranması istenilen, yargıdaki Ergenekon bilgileri miydi?..
Farklı bir yaklaşımla konuya bakacak olursak; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, resmî kurumların illegal olabilecek işlerini “hukuk”un kontrolüne almak için, “asılsız” ihbarları bile dikkate alması bizi gerçekten de çok cesaretlendirdi. Artık hukuk adamları, üniformalıların yapabileceği hukuksuzluklara karşı, asılsız bir ihbara dayanarak bile girişimler başlatabiliyor. Umuyoruz ki, savcılarımız, o ihbarı yapan polislerin ve operasyona izin veren savcıların da Ergenekoncular’la ilişkisinin olup olmadığını da, ayni hassasiyet ve gayretkeşlikle araştırıyorlardır.
Yukarıdaki örneklemden cesaret alarak biz de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gerçek bir ihbarda bulunmak istiyoruz. Bizim ihbarımıza karşı da savcılığın aynı cesareti gösterip, ‘tak diye söylenileni, şak diye yapmak’ gayreti içinde olacağına inanıyoruz. Bu ülkede darbe yapmak isteyen cuntacı bir yapılanma; Sarıkız, Ayışığı ve Eldiven adlarında planlar yaptılar. Bu, suç olan darbe eyleminde bulunanlardan birisi hariç, diğerleri hâlâ dışarıda dolaşıyor. Hadi görelim bakalım sayın savcılarımızın hukuka saygılarını, Kanun’u yalnızca bir saz aleti olarak algılamadıklarını. Bir dava açın da, yıllardır “darbe girişimini ispatlayacağım” diye çırpınan Alper Görmüş’ü de çağırıp kendisine sorun. Onun bilgi ve doküman birikiminden de yararlanın.
Yok bunu yapmazsanız, İstanbul Organize Suçlar Şubesi’ne düzenlediğiniz ve sonuçsuz kalan “baskın” girişiminin, kamu vicdanında ve rahatsız olan genç subaylar, genç emniyetçiler, genç MİT’çiler, genç hâkim ve savcılar, genç işadamları, genç eğitimciler ve genç Türkiyeliler’in akıllarında ve yüreklerinde oldukça kuşkuyla karşılandığını size söylemeliyiz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.