Ergenekon davasının birinci iddianamesinde öne çıkan sanıklardan Ümit Sayın’ın ilgili birimlere mektuplar yazarak üniversitedeki görevli personel hakkında istihbarat topladığı ortaya konuyor. Bu belgelere bakıldığında Ergenekon yapısının üniversite içinde nasıl örgütlendiği, üniversitelerdeki faklı görüşlerden kişileri nasıl fişledikleri kolayca görülür. Bu kapsamda yapılan ilk tutuklamalardan itibaren, bu güne kadar ara ara akademisyenler gözaltına alındıysa da 12. dalgaya kadar geçen sürede Ergenekon’un üniversite yapılanması şeklinde bir yapı ortaya çıkarılmamıştı.
12. dalgada gözaltına alınan sekiz profesörden altısının bunca harala güreleye rağmen tutuklanması bu konuda bir umudun oluşmasını sağladı. Mahkemelerin bu hocaları tutuklaması gösteriyor ki mahkeme sunulan delilleri tutuklama için yeterli ve ikna edici bulunmuş.
Bu tutuklamalar Ergenekon’un üniversite yapılanmasına doğru genişleyip genişlemeyeceğinin bir göstergesi olabilir mi? Bu tutuklanan profesörlerin ilişkiler ağının netleştirilmesiyle belli olacaktır. Böylesi bir netleşme için, delil temelli bir çalışma yapılacaksa, muhtemelen soruşturmayı yürütenler de Ergenekon hocalarının ilişkisini araştıracaktır. Bu kapsamda üniversite hocalarından ele geçirilen delillerden yola çıkarak Ergenekon’un üniversite yapılanması ortaya çıkarılabilir.
Özellikle Ergenekon’dan tutuklanan üniversite rektörlerinin “ben rektörüm herkesle konuşurum” rahatlığıyla Ergenekon yapılanmasını üniversite bünyesinde organize etmeye çalışmış olmaları ihtimal dahilindedir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.