Perşembe günlü Radikal gazetesi, Ergenekon iddianamesindeki Ege Ordusu İstihbarat Başkanlığı’na ait bir evraktan bahisle, misyoner faaliyetlerin olduğu şehirleri sıralayan ve bu illerde sonradan Hıristiyanlara yönelik saldırıların artışının yaşanmasını dikkat çekici bulan bir haber yayınladı. Belli ki istihbarat takipleri sadece misyoner faaliyetleri ile sınırlı tutulmamış. Merak bu ya, biz de Ergenekoncuların toplantılar yaptığı Türk Ortodoks Kilisesi’nin faaliyetlerinin de o istihbarat raporlarında yer alıp-almadığını merak ediyoruz?
Aslında misyonerler konusunda son yıllarda sayıları artan kitaplarda da Şamil Tayyar’ın deyimiyle “proje” çalışmalar şeklinde mi olduğu düşünülüyor. Yani sezgilerimiz bizi yanıltmıyorsa, misyonerlerle ilgili sadece gizli raporlar değil, ‘parça teslim’ kitaplar da yazdırılmış olabilir.
Bu kanıya varmamızın bir kaç nedeni var. Öncelikle, gündemde yer alması arzulanan konuların, istenilen çerçeve içerisinde tartışılması için yönlendirici kitapların yazdırılması, psikolojik harekât birimlerinin “kamuoyu oluşturma” çerçevesinde başvurdukları bir yöntem. Bu konuda 1990’lı yıllarda yaz(dır)ılan PKK ile ilgili “itirafçı” kitapları önemli bir dönüm noktası. Ayrıca, AKP hakkında yapılan “yıpratma” ve Gülen cemaati hakkındaki benzer yazılı eserler oluşturma çalışmalarında da JİTEM maaşlı “yazarların” aynı geleneği sürdürdüğü gözlemleniyor. Misyonerlerle ilgili “proje” kitapların yazdırıldığına inanmamızın bir diğer nedeni de, Tarsus Protestan Kilisesi’nin Başpapazı’yken canlı yayında Müslüman olduğunu açıklayan ve misyonerler aleyhine provokatif konuşmalar yapan ve kitaplar yazan İlker Çınar’ın, KKK’da Uzman Çavuş rütbesiyle istihbarat elemanı şeklinde çalıştığı ortaya çıktı.
Şimdi bütün yukarıda saydıklarımıza bir yeni yayın daha eklendi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.