Taraf’ın geçenlerde yaptığı “Çete şeyhini arıyor” başlıklı haberinin ilginç yansımaları oldu. Haberde sözü edilen telefon konuşmasını Habertürk’ten Tutkun Akbaş; ‘Öztürk’ün konuşmasında geçen gazetecinin kendisi olduğunu’ ifadesi ile açıkladı.
Akbaş şöyle diyor: “Gazetecilik çerçevesinde zaman zaman bir araya geldiğim isimlerden biriydi M. Zekeriya Öztürk. Eşi Güler Kömürcü de öyle. 7 Aralık 2007 akşamı Kadıköy’de bir restoranda buluşmuştum Öztürk’le. O dönem Sabah Gazetesi’nde çalışıyordum. Özellikle Sabah Gazetesi’nde Muzaffer Tekin, ortağı olduğu Doğuş Factoring ve bu isimlerin Almanya bağlantısı konusunda yaptığım bir haber nedeniyle, M. Zekeriya Öztürk konuyla daha bir ilgilenmiş ve benimle görüşmek istemişti. Sohbet sohbeti açtı. Ona, ‘Ali Kalkancı şimdi nerelerde acaba? Kendisini bulsam ve bir röportaj yapsam’ demiştim. M. Zekeriya Öztürk hemen cep telefonuna sarıldı. Bir arkadaşını aradı. İşte Taraf Gazetesi’nin manşetinde yer alan isimdi o. ... “Çete” şeyhi aradı ama o aramaya bir gazeteci olarak ben tanıktım. Kendim için aratmıştım. Ali Kalkancı ile röportaj yapabilmek için...”
Akbaş ilginç haberlere imza atan başarılı bir gazeteci. Onun Ergenekon yapılanması ile ilgili daha ilginç bilgilerinin de olduğunu düşünüyoruz. Örneğin Zekeriya Öztürk ile yaptığı o görüşmede “sohbet sohbeti açtı ona Ali Kalkancı nerelerde acaba? diye sordum” dediğine göre, sohbeti Ali Kalkancı’ya getiren bağlamı da anlatmalı Tutkun Akbaş. Doğuş Factoring haberi için görüşmeye gidip Ali Kalkancı sohbeti açılmış olması da başlı başına merak uyandıran bir yaklaşım gazetecilik için. Elbette üstünden uzun zaman geçen ve muhtemelen kaydı da olmayan bir sohbetin detaylarının hatırlanması hiç de kolay değil ama telefon takibine takılmayan sohbetin bir gazetecinin gözlemiyle kamuoyuna aktarılması oldukça ilginç olacaktır. Örneğin Zekeriya Öztürk, Ali Kalkancı için ne düşünüyor? Onun bir grup ya da kesim tarafından kullanıldığına ilişkin bir tanıklık yaptı mı? Telefonda söylediği “bizim hoca” tabiri de o sohbetin içeriğini yansıtan bir ifade miydi? O sohbette eğer değinildiyse Ali Kalkancı’nın siyasi bir kampanyanın unsuru olarak nasıl kullanıldığına ilişkin neler konuşuldu? Son dönemde bütün enerjisini Tayyip Erdoğan’ın kariyerini yıpratmaya harcayan Ergenekon, o dönemde de Ali Kalkancı’yı kullanarak kimin önünü kesmeye çalışmıştı?
Hatırlayınız, Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanı olduğu dönemde Ali Kalkancı’yı ziyaret etmesine ilişkin haberler 28 Şubat’ın andıçlı günlerinde, hemen hemen her gün gazetelere yansıyordu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.