1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:41
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Önder Aytaç & Emre Uslu APOLETİKA 13.10.2008
Önder Aytaç & Emre Uslu
Gözaltı süresini arttırma konusunda Başbakan kandırılıyor mu?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Önder Aytaç & Emre Uslu - Gözaltı süresini arttırma konusunda Başbakan kandırılıyor mu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Gözaltı süresini arttırma konusunda Başbakan kandırılıyor mu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Gözaltı süresini arttırma konusunda Başbakan kandırılıyor mu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Gözaltı süresini arttırma konusunda Başbakan kandırılıyor mu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Gözaltı süresini arttırma konusunda Başbakan kandırılıyor mu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Gözaltı süresini arttırma konusunda Başbakan kandırılıyor mu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Gözaltı süresini arttırma konusunda Başbakan kandırılıyor mu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Gözaltı süresini arttırma konusunda Başbakan kandırılıyor mu?
Önder Aytaç & Emre Uslu köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Gazetelere yansıyan bilgilere bakılırsa Başbakan Erdoğan, hem polisin hem de askerin terör suçlarında gözaltı süresinin uzatılması talebinde bulunduğunu belirterek, AB’deki uygulamaların incelendiğini söyledi ve ekledi; “Gözaltı süresi İngiltere’de 28 gün, bizde ise 4 gündür.” Polisten aklı başında hiçbir insan böylesi bir talebi, –başbakanı faka bastırma art niyetini taşımıyorsa- düşünmemeli. Askeriyenin de aklını başına aldığına inancımızı koruyoruz.

Belli ki birileri başbakanı fena halde işletiyor. Evet, İngiltere Terörle Mücadele Kanunu’nda gözaltı süresi (pre-charge detenting) 28 gün. Ancak yasadaki uygulamayı aynı şekilde bize de getirecek olsak, teröristler bayram ederken, güvenlik görevlileri kan ağlayacak. O yetkinin varlığı İngiltere’de de, tüm dünyada da hâlâ hukukçular tarafından çok tartışılıyor. İngiltere’de bile bu gözaltı yetkisinin uygulama şekli ve sınırları bizdeki mevcut uygulamadan bile daha demokratik. Buna göre, “gözaltına alınan zanlı en kısa zamanda polis birimlerine getirilmelidir. Polis birimine getirilen zanlının dosyası operasyona katılmayan, polis araştırması ve operasyonla dogrudan ilgisi bununmayan bir polis yetkilisi tarafından incelenmek (review) zorundadır. Bu inceleme (review) 12’şer saat aralıklarla tekrarlanmalıdır. İncelemeyi yapan, operasyonla doğrudan ilgisi bulunmayan (terör ve istihbarat birimlerinde çalışmayan, tercihan hukuk biriminde çalışan) yetkili polis: a) operasyonla doğrudan ilgili deliler elde edileceğine (örneğin, zanlıyı sorgulayarak), b) operasyonla doğrudan ilgili delillerin korunacağına, ya da c) zanlının sınır dışı edileceği ya da mahkeme önünde suçlanacağı konusunda emin olursa gözaltı süresinin devamına izin verebilir. İncelemenin çerçevesi ve sonucu hakkında yazılı notlar tutulmak zorundadır. Zanlılar ve onların avukatları inceleme süresince temsilci bulundurma, müdahil olma hakkına sahiptirler. (Ayrıca konu ile ilgili olarak bağımsız gözlemcilerin de inceleme yapmasına izin verilmektedir. Bizde sanığın avukatının bile sorguda bulunmasının izin verilmek istenmiyor) 48 saatin sonunda, zanlıyı gözaltında tutmak için hâkim kararı almak zorunludur. Hâkim, ancak a) operasyona ilişkin diğer yeni deliller elde edileceğine ya da mevcut delillerin korunacağına, b) incelemenin dikkatlice ve hızlı bir şekilde yürütüldüğüne ilişkin makul bir zeminin olduğuna ikna olursa gözaltı süresini uzatabilir. İlk hâkim kararı maksimum 7 gün için geçerlidir. Gerekli görüldüğünde yeni hâkim kararı alınabilir. Her yeni karar 7 gün süreyi aşamaz. 14 gün süreyi aşan hâkim kararları ancak bir üst mahkeme hâkimi (a senior judge) tarafından verilebilir. Hâkim kararlar ile bile olsa zanlı 28 günden fazla gözaltında tutulamaz. 28 günün sonunda zanlı ya serbest bırakılmalı ya da mahkemeye çıkarılıp suçlanmalıdır.” (Bizde bir kişinin mahkemeye getirilip suçlanması bir yılı alabilmektedir)

“Bu yetki sadece bir yıl sure için geçerlidir ve parlamento her yıl bu yetkinin devam edip etmeyeceğini oylayıp karar bağlamak zorundadır.”

“Temmuz 2006 ile kasım 2007 tarihleri arasında uygulanan bu yetki çerçevesinde 204 kişi gözaltına alınmış olup bunlardan sadece 11 tanesi 14 günden fazla gözaltında tutulmuştur. Gözaltında 14 günden fazla tutulanlardan sekiz kişi suçlanarak mahkemeye çıkarılmış, üç kişi de suçlanmaksızın serbest bırakılmıştır.” (Rogo Russell, Terroism pre-charge detention comparative law study.)

Yeri geldiği için şunu da burada belirtelim: Bu 11 kişinin hakkını korumak, 28 günlük gözaltı süresini eleştirmek için binlerce sayfa makale ve onlarca kitap yazılmıştır.

İngiltere’de polisin terör suçlarında gözaltı süresini uzatma talebine neden olan olay 2004 yılındaki El-Kaide bombacısı Dhiren Barot’un gözaltına alınmasından sonra ortaya cıktı. Barot’un gözaltına alındığı operasyonda 270 bilgisayar, 2.000 disk ve 8.000 den fazla doküman ele geçirildi. Bu operasyon çerçevesinde yedi kişinin gözaltına alınması ve operasyonun üç değişik ülkeye yayılması söz konusuydu. 2006 yılındaki havaalanı saldırısı iddiasındaysa 400 bilgisayar, 8.000 disk ve 25.000’den fazla dokümana el konuldu. Bu kadar fazla dokümanın incelenip, zanlının hâkim karşısında suçlanması için istenen gözaltı süresinin istisna durumlar için olduğunu bizzat İngiliz yetkililer de söylemektedirler.

İngiltere de gözaltı prosedüründe insan hakları açısından dengeyi sağlamak için bir takım sınırlamalar da getirildi. Bunlara göre: 28 günlük süre için kararın içişleri bakanı tarafından verilmesi, yetkili savcı ve polis tarafından desteklenmesi gerekiyor. Ve bu sadece bir yıl için geçerli bir yetki ve her yıl parlamento tarafından yenilenmek zorunda. Bu yetki yalnızca özel durumlarda, terör olayının ertesinde ya da terör olayından şüphelenildiği durumlarda uygulanır. Yine bu konuda sorumluluğu ve şeffaflığı sağlamak için bağımsız, kurum dışından bağımsız gözlemcilerin, her olayı ayrıca inceleyip parlamentoya ve halka raporlar sunması zorunludur. (Bizde kurum dışından bir kişinin operasyon hakkında inceleme yapmasını bir kenara bırakın, “askerî alan” yazan tel örgülerin yanında dursa nöbetçi tarafından vurulma tehlikesi bile mevcut değil mi?)

Şimdi Sayın Başbakan’a soruyoruz: İngiltere’de yalnızca istisnai durumlar için geçerli olan ve şimdiye kadar sadece 11 kişi için uygulanan bu hakkın, Türkiye’de her gün yapılan terör operasyonlarında gözaltına alınan yüzlerce hatta binlerce kişiye uygulanması sizce nasıl sonuçlar doğurur? Bu PKK’nın işine mi yarar, yoksa güvenlik güçlerinin elini mi güçlendirir? Bilgisayarı bırakın, okuma yazma bile bilmeyen PKK üyelerinden ya da onların destekçilerinden bilgisayar gibi gerçekten incelenmesi zaman alacak suç delilleri bulamayacağınıza göre, gözaltı süresini uzatınca hangi ek delili nasıl elde etmeyi düşüneceksiniz? Bunu işkence ile elde etmeyecekseniz, nasıl yapacaksınız? Ayrıca PKK konusunda sorun yakalanan teröristler değil yakalanamayan, dağdaki teröristler değil mi?

Sayın Başbakan, iddia ediyoruz ve bunun tersi olursa da bütün görevlerimizden istifa etmeye hazırız. Başbakan rastgele bir emniyet içindeki terörle mücadele şube müdürlüğünü arasın ve PKK sorgusuna bakan bir uzmanı yanına çağırsın. Sorguda en kolay konuşan örgüt mensuplarının PKK’lılar olduğunu birinci elden öğrenecektir. Sorgucuların ifadesiyle “bir lahmacun ısmarlayınca, hatta bir kuru ekmeğe konuşan PKK üyeleri” için gözaltı süresinin uzatılması talebine ne gerek var? Başbakan’a İstanbul Emniyet’i terörle mücadele şube müdürlüğünde çalışan Serdar Bayraktutan’ın Anne Ben Geldim adlı kitabını öneririz. Yaşanmış 4.500 terör sorgusundan sonra, insanî yaklaşımla 4.450 ye yakın teröristin yeniden nasıl kazanıldığını bu kitapta görecektir. Ya da konunun uzmanı Doç. Dr. Mesut Bedri Eryılmaz’ın ihtisasından yararlanılsa ve dünyadaki gelişmiş ülkelerin hiçbirisinde gözaltı süreleri konusundaki uygulamaların, kendilerine dayatılandaki gibi olmadığını görse.

Bizden söylemesi, Sayın Başbakan, sizi ‘gözaltı süresini uzatma’ konusunda yanlışa yönlendiriyorlar.

 

Diğer Önder Aytaç & Emre Uslu Makaleleri:
  1. ‘AKP içinde güçlü bir Ermeni lobisi var’ - 16.05.2009
  2. 32. Gün’e, Büyükanıt’a ve Ergenekon savcılarına teşekkürler - 11.05.2009
  3. Mardin: İlkellik terörü mü? - 09.05.2009
  4. Diyarbakır’ın ‘kuçe’ ve/veya ‘kuç’ çocukları - 04.05.2009
  5. ‘The cemaat’ ve Org. Başbuğ’un konuşma(ma)sı - 25.04.2009
  6. Ergenekon Üniversitesi - 20.04.2009
  7. Ulusalcılığa methiye - 18.04.2009
  8. Mahsun’la ‘Güneşi Gördüm’ ya sen? - 13.04.2009
  9. Obama’nın ardından: ‘Anadolu’yla dolu olmak - 11.04.2009
  10. DTP, AKP ve ‘çamura yatmak’ - 06.04.2009
  11. Cemil Çiçek’in güvenlik algısı: DTP ve Ermenistan - 04.04.2009
  12. E-TÖ gölgesinde seçim sonrası - 30.03.2009
  13. E-TÖ gölgesinde seçim-loto - 28.03.2009
  14. PKK’yı dağdan indirmek - 23.03.2009
  15. “E-TÖ tipi medya”ya sobeeee!.. - 21.03.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Gözaltı süresini arttırma konusunda Başbakan kandırılıyor mu? - Önder Aytaç & Emre Uslu
03.09.2010 06:41:51