Mahkeme günü yaklaştıkça Ergenekon davasında ilginç gelişmeler yaşanmaya başlandı. İstanbul Organize Şube’ye yapılan baskından sonra, çok önemli başka bir birime çok önemli yetkililerce Ergenekon baskını yapıldığı kulağımıza geldi. Detaylar yakında ortaya çıkacaktır. Biz bu baskınların arkasındaki stratejiyi yazıp Ergenekon üyelerine birkaç tavsiyede bulunmak istiyoruz.
Belli ki Ergenekon operasyonu “o hassas nokta”ya doğru ilerleyecek. Bunun için çetin pazarlıkların, yıldırma ve yıpratma çabalarının yanında “insani” ziyaretlerin de sıklaştığı bir dönemi yaşıyoruz. Savcının sunduğu delillerin çok güçlü olmasından dolayı Ergenekoncular kaygıya düştüler. Ya da delillerin tek adres olarak “o hassas noktayı” işaret etmesinden dolayı, süreç yargı aşamasına gelmeden bitirilmek isteniyor.
Ergenekoncuların yaptığı bazı temel hatalar var. En önemli yanlış, adam gibi siyasi örgütlenmeler kurup, hamasetini çok yaptıkları milletin karşısına geçip oy istememeleri. Ergenekoncular alıştıkları ve hep uyguladıkları yöntem olan, sisteme kısa devre yaptırarak darbe yapmaya çalışmakla en büyük hatayı yapıyorlar. Bu temel yanlışa ek olarak, çullu çulsuz ne kadar karanlık adam varsa, bunları yanlarına çekip onlardan “cacık” yapmaya çalışmaları. Tanrı aşkına, her türlü desteğinize rağmen yıllardır arkasında durduğunuz “fabrikatör”den hiç bir “halt” olmayacağını hâlâ kavrayamadınız mı?
Ergenekoncuların operasyonlardan sonra yaptıkları bir diğer yanlış da, “emir eri” bürokrasiyi devreye sokup, operasyonları engellemeye çalışmaları. Öyle ki, operasyon yapan savcı hakkında istihbarat raporları tutan birimler, bilerek / bilmeyerek Ergenekoncuların ekmeğine yağ sürüyorlar mı acaba?
Ey Ergenekoncular, devletin ve milletin sırtındaki kambur olan asalaklar sürüsü... Halen farkında değil misiniz ki böylesi ayak oyunlarıyla iş yürütmeye çalışmak oldukça zor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.