1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:02
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Önder Aytaç & Emre Uslu APOLETİKA 28.07.2008
Önder Aytaç & Emre Uslu
İddianame’nin mantık örgüsü
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Önder Aytaç & Emre Uslu - İddianame’nin mantık örgüsü Önder Aytaç & Emre Uslu - İddianame’nin mantık örgüsü Önder Aytaç & Emre Uslu - İddianame’nin mantık örgüsü Önder Aytaç & Emre Uslu - İddianame’nin mantık örgüsü Önder Aytaç & Emre Uslu - İddianame’nin mantık örgüsü Önder Aytaç & Emre Uslu - İddianame’nin mantık örgüsü Önder Aytaç & Emre Uslu - İddianame’nin mantık örgüsü Önder Aytaç & Emre Uslu - İddianame’nin mantık örgüsü
Önder Aytaç & Emre Uslu köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Ergenekon iddianamesini okurken savcıların izlediği yöntem bize Amerikan güvenlik örgütlerinin kaçakçıları izlemek üzere kurdukları ‘Kızılderili’ ünitelerinin yöntemlerini hatırlattı. Gölge Kurtları adı verilen bu üniteler, geniş Arizona çöllerinde sınırı geçen kaçakçıların izlerini sürerken çölde buldukları bir izin, eski ya da yeni olmasına bakarak kaçakçıların geçiş zamanlarını; izin derinliğinden hareketle taşıdıkları yükün ağırlığını; çalılıklarda bıraktıkları elbise parçalarından da gidiş yönlerini tespit edip başarılı sonuçlar alırlar. Bu yöntemde temel varsayım, Arizona çöllerinden kaçakçıların geçtiği ön kabulü üzerine kuruludur.

Savcıların iddianamesinde de Ümraniye’de bulunan el bombalarının izinden yola çıkarak şu temel varsayım ortaya konuyor: “Bu ülkede kendine derin devlet adı veren çeteler var ve bu bombalar onlara ait.” Sanırız bu görüşe Ergenekon medyası, Mehmet Faraç gibiler bile itiraz edemiyor. Bundan sonrası iz sürmeye kalıyor. Ancak bu da çok kolay bir şey değil. Hem iz sürülecek alan geniş; hem de Ergenekon çetesi üyeleri yıllarca bu işi, ‘köpeksiz köyde değneksiz gezmek’ biçiminde yaptıklarından son derece profesyoneller.

İşte bu noktada savcıların imdadına engin derinliğiyle sanal dünyanın “arşiv” yeteneği yetişiyor. Zira bu dünyada bırakılan hiçbir iz silinmiyor ve iyi takip yapanlar, izlerin zamanını, mekânını, geçiş yollarını ve vardığı hedefi de tespit edebiliyorlar. Savcılar da bu yoldan hareket ederek Ümraniye’de ele geçirilen 27 el bombası ile bombanın sahipleri arasındaki networku bilgisayarlardaki kayıtların yardımıyla sağlayabiliyorlar.

Bombaların sahiplerinin bilgisayarlarında yapılan incelemede “ERGENEKON REORGANİZASYON” adlı örgütün yeniden yapılandırılması çalışmalarının bulunduğu dokümanlar ele geçiriliyor. Bu dokümanların izini süren savcılar, yaptıkları her operasyonda aynı dokümanları ya da dokümanın ekleri hükmündeki belgeleri buluyor. Soruşturmanın ilk aşaması şüphelilerin bilgisayarlarında ya da mekânlarında bulunan belgeler ile belgenin nereden ve nasıl temin edildiği üzerine odaklanırken, bir tuhaflığın daha farkına varılıyor: Ergenekon dokümanı, bir örgütün yeniden yapılandırılmasından söz ediyor ve bu bağlamında genel çerçeveyi belirleyen bir belge hükmünde görünüyor.

Ergenekon dokümanında ana hatlarıyla yapılması öngörülen işler alt dallara ayrılmış ve her birimin reorganizasyonu çerçevesinde belgeler oluşturulmuş. Toplam 1.200 sayfayı bulan bu belgeler, “Ergenekon-Reorganizasyon” adlı asıl dokümanda yazılanlarla bire bir örtüşüyor. İşin daha da tuhafı; dokümanların izini sürerken yakalanan kişilerin ilişkileri ve yaptıkları eylemler de belgelerde yazılanlarla aynen örtüşüyor.

Örneğin, belgelerde ‘kaos yaratılarak ülke iktidarının sarsılmasından’ söz ediliyor ve kaos yaratacak eylemlerin nasıl yapılacağı anlatılıyor. Bu çerçevede, Cumhuriyet Gazetesi’ne yapılan bombalama eylemleri dikkat çekiyor ve atılan bombalar Eskişehir ve Ümraniye’de ele geçirilen bombalarla kardeş çıkıyor.

Bu ilişkiyi fark eden savıcılar soruşturmayı daha da derinleştirmek amacıyla fiziki takip ve telefon dinlemek için mahkemelerden izinler alıyor. Bir yandan sanal dünyada yakalanan belgeler ve bu belgelerin üzerinden kurulan ilişkilerin peşine düşerken, diğer yandan da belgelerde öngörülen aktivitelerin gerçek dünyadaki izlerini sürmek için fiziki takipler başlıyor. Belgelerde öngörülen toplantıların yapılıp yapılmadığı, nerelerde ve kimlerin katılımı ile yapıldığı, fiziki takiplerle neredeyse birebir aynen belgeleniyor. O toplantılarda nelerin konuşulduğu da tanıkların ifadeleri ile destekleniyor. ERGENEKON REORGANİZASYON belgesinin orijinali ise Veli KÜÇÜK’te çıkıyor. Bununla ilgili alt belgelerden bazılarının da Doğu PERİNÇEK tarafından kaleme alındığı da ortaya çıkarılıyor.

İddianameden bir örnek: “Şüpheli Mehmet Fikri KARADAĞ’ın ERGENEKON terör örgütünün gizlilik prensibini çok iyi bildiği ve askerî tecrübeleri de göz önünde bulundurulduğunda gizliliği çok iyi uyguladığı, yapılan fizikî takiplerde şüpheli Veli KÜÇÜK’le gizli ve özel görüşmeler yaptığı tespit edildiği halde ifadesinde aralarındaki ilişkiyi açıklamamıştır. İfadesinde, Veli KÜÇÜK’ü 1992-1993 yıllarında Ağrı ilinde görevli olduğu dönem içerisinde tanıdığını, daha sonra özel günlerde tebrikler haricinde bir görüşmesinin olmadığını, Türk Dünyası Araştırma Vakfı’nda karşılaştığını ve merhabalaştığını beyan etmiştir. Fakat 17 nolu gizli tanık beyanlannda “Çanakkale mitinginde yaşanan olaylardan 2-3 gün sonra Veli KÜÇÜK’ün Kadıköy’deki dernek binasına geldiğini, doğrudan Mehmet Fikri KARADAĞ’ın koltuğuna oturduğunu, dernekte bulunan yaklaşık on kişinin Mehmet Fikri KARADAĞ’ın odasına çağrıldığını, Veli KÜÇÜK'ün odada bulananlara Kuvayı Milliye olarak Çanakkale’de gösterilen tepkinin yanlış olduğundan, mitingi düzenleyen dernek ve kurumların yandaş olduklarından, birlik ve beraberlik içinde olunması gerektiğinden bahsettiğini belirtmiştir.”

Bu ilişkinin telefon görüşmelerindeki kayıtlarla desteklendiğini de kayda geçirmek gerekiyor. Ayrıca, Karadağ’ın görev yaptığı Ağrı Patnos’ta boş arazide bulunan el bombası ile Ümraniye el bombalarından ikisinin seri numaralarının aynı olduğu bilgisinin de burada eklenmesi gerekiyor.

Soruşturmanın fizikî takip kısmı Ergenekon kaçağı Turhan Çömez ile Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt arasındaki görüşmeyi akla getiriyor. O takip yoksa Ergenekon’un Anayasa Mahkemesi’ni etkileme girişimini açığa çıkarmak için mi yapıldı?..

Bu girişimlerin ne kadar etkili olduğunu / olmadığını da sanırız bu hafta göreceğiz...

 

Diğer Önder Aytaç & Emre Uslu Makaleleri:
  1. ‘AKP içinde güçlü bir Ermeni lobisi var’ - 16.05.2009
  2. 32. Gün’e, Büyükanıt’a ve Ergenekon savcılarına teşekkürler - 11.05.2009
  3. Mardin: İlkellik terörü mü? - 09.05.2009
  4. Diyarbakır’ın ‘kuçe’ ve/veya ‘kuç’ çocukları - 04.05.2009
  5. ‘The cemaat’ ve Org. Başbuğ’un konuşma(ma)sı - 25.04.2009
  6. Ergenekon Üniversitesi - 20.04.2009
  7. Ulusalcılığa methiye - 18.04.2009
  8. Mahsun’la ‘Güneşi Gördüm’ ya sen? - 13.04.2009
  9. Obama’nın ardından: ‘Anadolu’yla dolu olmak - 11.04.2009
  10. DTP, AKP ve ‘çamura yatmak’ - 06.04.2009
  11. Cemil Çiçek’in güvenlik algısı: DTP ve Ermenistan - 04.04.2009
  12. E-TÖ gölgesinde seçim sonrası - 30.03.2009
  13. E-TÖ gölgesinde seçim-loto - 28.03.2009
  14. PKK’yı dağdan indirmek - 23.03.2009
  15. “E-TÖ tipi medya”ya sobeeee!.. - 21.03.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: İddianame’nin mantık örgüsü - Önder Aytaç & Emre Uslu
03.09.2010 06:02:34