1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:03
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Önder Aytaç & Emre Uslu APOLETİKA 01.09.2008
Önder Aytaç & Emre Uslu
Org. Başbuğ’un konuşması: ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ mi?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Önder Aytaç & Emre Uslu - Org. Başbuğ’un konuşması: ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Org. Başbuğ’un konuşması: ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Org. Başbuğ’un konuşması: ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Org. Başbuğ’un konuşması: ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Org. Başbuğ’un konuşması: ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Org. Başbuğ’un konuşması: ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Org. Başbuğ’un konuşması: ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ mi? Önder Aytaç & Emre Uslu - Org. Başbuğ’un konuşması: ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ mi?
Önder Aytaç & Emre Uslu köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Org. İlker Başbuğ’un Genelkurmay Başkanlığı’nı devralırken yaptığı konuşmada yeni olan hiç bir şey yok dersek ne dersiniz? Hatta, konuşmanın ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ yöntemiyle yazıldığı bile söylenebilir. Konuşmada öne çıkan vurguları Başbuğ’un daha önceki konuşmaları ile karşılaştırdık:

“...11 Eylül olayı uluslararası ilişkileri, ittifakları, stratejik düşünceleri, “tehdit” ve buna bağlı olarak “güvenlik” kavramlarını temelden sarsmıştır. Özellikle terörizmin öne çıkışı ve küreselleşmesi birçok ülke için coğrafi sınırlara dayalı savunmayı öngören stratejik düşünceden, coğrafi sınırlara bağlı olmayan güvenliğe dayalı stratejik düşünceye dönüşümü zorunlu kılmıştır.” (28 Ağustos 2008).

“Yaşamakta olduğumuz küreselleşme olgusu, terörizmin dünya için en büyük tehdidi oluşturması ve birçok devlet için simetrik tehdit ve risklerin ortadan kalkması, ülkelerin güvenlik konsept ve stratejilerinde büyük değişimlere neden olmuştur. Birçok devlet güvenlik konseptlerini “savunmayı” öngören stratejik düşünceden, sadece “güvenliğe” dayalı stratejik düşünceye dönüştürmüştür.” (25 Ağustos 2006)

“Türkiye, bulunduğu zor coğrafyada, simetrikten asimetriğe doğru uzanan geniş bir risk ve tehdit yelpazesiyle karşı karşıyadır. Bu nedenle, birbirini tamamlayan ve destekleyen güçlü politik, ekonomik, teknolojik, sosyo-kültürel ve askerî güç unsurlarına sahip olmak zorundadır.” (28 Ağustos 2008).

“Türkiye, içinde bulunduğu zor coğrafyada, simetrikten asimetriğe doğru uzanan geniş bir risk ve tehdit yelpazesi ile karşı karşıyadır. Yaşadığımız zor coğrafya, mevcut ve olabilecek asimetrik ve simetrik tehdit ve riskler, Türkiye’nin caydırıcı özelliklere sahip güçlü bir silahlı kuvvetlere sahip olmasını zorunlu kılmaktadır. Barışın korunması için caydırıcı güç hayatidir.” (25 Ağustos 2006)

“Yaşamakta olduğumuz küreselleşme çağında, küreselleşmeye toptan karşı çıkarak, ülkeleri küreselleşmenin dışında tutmaya çalışmak gerçekçi bir yaklaşım değildir. Önemli olan, ulusal menfaatlere ve ulusal kültüre zarar vermeden, küreselleşmenin içinde yer almaktır. Bunun en kısa ifadesi ise “Küresel düşün, ulusal hareket et” düşüncesidir.” (28 Ağustos 2008).

“Küreselleşmenin gereği olarak günümüzde uluslararası sistemlerde bulunmak ne kadar zorunlu ise, küreselleşme olgusunun getireceği olumsuz etkilerle baş etmek de o kadar zorunludur. Bu nedenle ülkeler tarafından izlenecek en gerçekçi yol; “küresel düşünmek ancak ulusal hareket etmek” olmalıdır.” (25 Ağustos 2006)

“Atatürk; 10’uncu Yıl Nutku’nda bizlere şu hedefi vermiştir: “Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkaracağız.” O’na göre ulusal kültürün çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkartılması, Türk Halkının bütün anlam ve görüşleriyle medeni bir toplum haline dönüştürülmesi demektir.” (28 Ağustos 2008)

“Ulus devletin temel dayanağı ise ulusal kültürdür. Ulusal kültürün, çağdaş uygarlık düzeyine çıkartılması ise hedeftir. Bütün bu düşünceler, cumhuriyetin temel kuruluş felsefesini oluşturmaktadır.” (25 Ağustos 2006)

“Sosyal devlet niteliğinin zayıflamasının toplumları cemaatleşmeye ittiği de bir gerçektir. Bu kapsamda giderek güçlenen bazı cemaatler, ekonomiyi yönlendirmeye, sosyo-politik yaşamı biçimlendirmeye, dine bağlı bir yaşam tarzı olarak sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar. Ancak bu sosyal gerçek doğru analiz edildiği takdirde, bu oluşuma karşı alınacak tedbirlerin başarı şansı olabilir.” (28 Ağustos 2008)

“...küreselleşme olgusunun, devletlerin geniş kitleleri koruyan, sosyal devlet vasfının giderek zayıflamasına neden olduğu da bir gerçektir. Bunun sonucunda, toplumların cemaatleşmeye itildiği de, bir diğer gerçektir. Giderek güçlenen bu cemaatler, ekonomiyi yönlendirmeye, sosyo-politik yaşamı biçimlendirmeye, dine bağlı bir yaşam tarzı olarak, sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar. Bu cemaatler ile 677 sayılı kanunla varlığı yasaklanan tarikatlar, devrime karşı hareketlerin odağı haline dönüşmektedirler.” (25 Eylül 2006, KHO açılış konuşması)

“Gerçekten Kıbrıs sorununa kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması isteniyorsa; herkes tarafında,; ilk önce Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin 1959/60 anlaşmalarına dayalı “1960 Kıbrıs Cumhuriyeti” olmadığının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir gerçek olduğunun, eşit ve egemen şekilde Kıbrıs Türk halkının ve Garantör Devlet olarak Türkiye’nin kabul edebileceği bir çözüm ortaya konulmadan, sorunun çözülemeyeceğinin kabul edilmesi gerekir.” (28 Ağustos 2008)

“Gerçekten Kıbrıs sorununa kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması isteniyorsa, ilk önce Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin 1959/60 antlaşmalarına dayalı “1960 Kıbrıs Cumhuriyeti” olmadığının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir gerçek olduğunun ve ilgili tarafların eşit ve egemen şekilde ortaya konulacak “ortak iradesi” olmaksızın soruna çözüm bulunamayacağının, herkes tarafından kabul edilmesi gerekir.” (9 Nisan 2008, Kıbrıs ziyareti sırasında yaptığı konuşma)

Son konuşmanın ton olarak öncekilerden daha yumuşak olduğu da söylenebilir. Medyanın görmezden geldiği kısım ise ilk olması açısından bize çok ilginç geldi: “Cumhuriyetin diğer temel niteliği ise demokrasidir. Türk Silahlı Kuvvetleri demokrasiye ve demokratik kurallara karşı saygılıdır.” 27 Nisan saçmalığından sonra insanın inanası gelmiyor ama demokrasiye saygının bu şekilde ifade edilmesi bile güzel. Son yıllarda bu ilk kez oluyor. Ayrıca AB süreci ve ABD ile ortaklık konusundaki pozitif açıklamalar da geçen iki yılda alınan derslerin göstergesi olsa gerek.

Her ne kadar sivil toplum örgütleri hakkında “kendi çıkarları yerine, ülke çıkarlarını gözetebilen sivil toplum örgütlerine sahip olunması demokrasinin vazgeçilmez bir unsurudur” gibi tuhaf bir beklenti olsa da, konuşmada ilk kez sahiplenilen demokrasi, şartlı bile olsa AB sürecine yapılan vurgu ile ABD’yle iyi ilişkilerin altının çizilmesi iç politik aktörlere karşı dış destek arayışı değilse olumlu ilerlemeler biçiminde söylenebilir...

 

Diğer Önder Aytaç & Emre Uslu Makaleleri:
  1. ‘AKP içinde güçlü bir Ermeni lobisi var’ - 16.05.2009
  2. 32. Gün’e, Büyükanıt’a ve Ergenekon savcılarına teşekkürler - 11.05.2009
  3. Mardin: İlkellik terörü mü? - 09.05.2009
  4. Diyarbakır’ın ‘kuçe’ ve/veya ‘kuç’ çocukları - 04.05.2009
  5. ‘The cemaat’ ve Org. Başbuğ’un konuşma(ma)sı - 25.04.2009
  6. Ergenekon Üniversitesi - 20.04.2009
  7. Ulusalcılığa methiye - 18.04.2009
  8. Mahsun’la ‘Güneşi Gördüm’ ya sen? - 13.04.2009
  9. Obama’nın ardından: ‘Anadolu’yla dolu olmak - 11.04.2009
  10. DTP, AKP ve ‘çamura yatmak’ - 06.04.2009
  11. Cemil Çiçek’in güvenlik algısı: DTP ve Ermenistan - 04.04.2009
  12. E-TÖ gölgesinde seçim sonrası - 30.03.2009
  13. E-TÖ gölgesinde seçim-loto - 28.03.2009
  14. PKK’yı dağdan indirmek - 23.03.2009
  15. “E-TÖ tipi medya”ya sobeeee!.. - 21.03.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Org. Başbuğ’un konuşması: ‘cut’, ‘copy’, ‘paste’ mi? - Önder Aytaç & Emre Uslu
03.09.2010 06:03:19