Turgut Özal’ın Cem Karaca’yı Türkiye’ye geri getirmesi ve iade-i itibarını sağlaması gibi bir açılımı Recep Tayyip Erdoğan da Şivan Perwer ile ilgili olarak Mart 2009 yerel seçimlerinden önce yapabilir mi? Belki ‘biraz sıkar’ diyeceksiniz ama kanımızca bunu yapmaması için hiçbir neden yok. Bildiğimiz kadarıyla, Şivan’ın Kürtçe türkü söylemek dışında hiçbir bir suçu yok.
TRT 6 konusunda bile ‘kem-küm’ dışında işte ‘şöyle olmasaydı da böyle olsaydı’ türünden kıytırık CHP ve MHP itirazların dışında yeni bir söylemi AKP dışında kimse ve hatta DTP bile geliştiremiyor. O zaman burada sorulması gereken asıl soru şu: AKP, Diyarbakır’ı almak istiyor mu / istemiyor mu? Bizce AKP de bundan çok emin değil. Aksini düşünmemiz durumunda; Başbakan’ın Diyarbakır’a geldiğinde statükocu söylemleri kullanmaması gerekirdi.
AKP’nin şu anki tavrına ve adayına göre, Diyarbakır’daki tek hedef, partinin oylarını bir miktar arttırmak ya da eski oylarını korumak. Çünkü AKP, Diyarbakır’da seçimleri kazanacak olursa başına dert alacağını çok iyi biliyor. Çünkü o zaman hevaller (DTP ve PKK) çamura yatacaklar ve azgınlaşacaklar. Başbakan buraya geldiğinde görülen manzaralar rutinleşecek. Çünkü böylesi bir durum gerçekten de PKK’nın bitişinin bir başlangıcı olacak.
Peki, Şivan Perwer’in mart mahalli seçimlerinden önce Türkiye’ye gelme hakkının verilmesi neyi değiştirir? Perwer, Almanya sürgününde PKK’dan az çekmedi. Devlet gibi, PKK da Şivan’a ambargo uyguladı. O, Apo’ya methiyeler dizip, tapınma ayinlerine katılmadığından dolayı, hep ‘öteki’ gibi algılandı ve Kürt kimliğinden izole edilmeye çalışıldı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.