DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün Meclis’te yaptığı Kürtçe konuşmanın tartışması sürerken PKK/DTP çizgisindeki Kürt yapının seçim stratejisi de belirginleşmeye başladı. Hemen belirtmeliyiz ki, biz Türk’ün Meclis’te yaptığı Kürtçe konuşmayı son derece ‘normal’ ve hatta ‘olması gereken’ bir tutum olarak görüyoruz. Kürtçe konuşmanın önünde hiç bir yasal engel olmadığından dolayı nedir bu “fuss”? Bizce bundan sonra da DTP grubunda yapılacak Kürtçe konuşmalar, –eğer DTP show yapmak saikıyla hareket etmiyorsa- bu konunun kanıksanmasını da beraberinde getirecektir. Bu da normalleşme sürecine yardımcı olacaktır.
Türk’ün yaptıklarını çok da anormal bulmazken, DTP’nin bölgedeki seçim stratejisini hiç normal karşılamıyoruz. DTP bölgede seçim stratejisini “karşıtlık” kavaramı üzerine kuruyor ve kendisi dışındaki herkesi/ rakiplerini “öteki” ilan ederek bölgeden uzak tutmaya gayret sarfediyor. Bunun yöntemi olarak da şiddeti, en hafif deyimiyle “vandalizmi” benimsemiş görünüyor. DTP çizgisinin, AKP’nin Diyarbakır mitingine halkın katılımını düşük tutmak için çalışmış olmasına rağmen, çok da başarılı olamadığı gözlemlendi.
Aynı yöntem bir kere daha Van’da halkın tehdit edilmesine kadar genişletildi. DTP yetkilileri Erdoğan’ın Van mitingini protesto ettiklerini açıkladılar ki bu durum demokrasilerde hiç de olağandışı değil. Ancak DTP ile ortak hareket ettiği açık seçik bilinen “Van Halk İnisiyatifi” adına PKK’ya yakın sitelerde dolaşıma sokulan bir açıklama var ki insanın içini ürpertiyor ve ‘hey ne oluyor size’ dedirtiyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.