Barack Obama’nın Amerikan başkanı seçilmesi Ankara’da iç politik dengeler açısından kartların yeniden karılması anlamını taşıyor. İlk değerlendirmeler Ankara’da ulusalcı darbe yapmak isteyen çevrelerin Washington’daki etkinliklerinin azalacağı yönünde. Nitekim Prof. İhsan Dağı
Zaman’daki köşesinde, Obama’nın zaferini ulusalcıların Amerika’yı kaybı gibi değerlendiriyor. Biz, ulusalcıların çalışma şekli olarak “birebir” “kafakol”a alma yöntemini uyguladıklarını bildiğimizden İhsan Dağı kadar umutlu değiliz. Nitekim Washington’da gördüğümüz kadarıyla ulusalcı çevrelerle ilişkileri olanlar epeydir yeni yeni arayışlar içindeler ve “kafalayabilecekleri” kişilerin listeleri üzerinde çalışmaya başlamışlar bile. Bu çalışmaların ne kadar başarılı olduğu/ olmadığı hiç kuşkunuz olmasın çok yakın bir zamanda Ankara’dan da hissedilmeye başlayacaktır.
Peki, ulusalcılar Washington’da neyi kaybetti? Ulusalcıların Washington’da kaybettikleri şu: Zemin ve Momentum. Yani şimdiye kadar kurdukları ilişkilerin zemini kaydı ve onlar yeniden bir zemin oluşturmak için birebir ilişkiye başladılar. Momentum kaybettiler çünkü Obama’nın demokrasi vurgusu ve Bush yönetimi şimdiye kadar ne yaptıysa onun tersini yapmak isteyen bir politik duruş sergilemesi ulusalcıların Washington’daki hızlı çalışmalarını önemli ölçüde sekteye uğrattı.
Buna karşın ulusalcıların Ankara’daki çok güçlü kaleleri de ellerine geçirdikleri gözlemleniyor. Hatırlamakta yarar var: Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ yeni görevinin ikinci gününde Ergenekon tutuklularına resmen “insani” bir ziyaret yaptırttı. O insani geziden sonra Ankara’da siyaset elitinin tercihini ne yönde kullanmaya başladığını söylemeye gerek yok sanırız. Son iki ayın “Ankara Hatırası” fotoğraflarına baktığımızda, Ankara’da “insani ziyaret” sonrasında asker-siyaset ilişkisinde harika bir “uyum”un varlığı kolaylıkla gözlemlenecek.
Yazının devamını okumak için tıklayın.