1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:51
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Önder Aytaç & Emre Uslu APOLETİKA 01.11.2008
Önder Aytaç & Emre Uslu
Washington’dan haberler: Jamestown Foundation’da ne oldu?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Önder Aytaç & Emre Uslu - Washington’dan haberler: Jamestown Foundation’da ne oldu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Washington’dan haberler: Jamestown Foundation’da ne oldu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Washington’dan haberler: Jamestown Foundation’da ne oldu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Washington’dan haberler: Jamestown Foundation’da ne oldu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Washington’dan haberler: Jamestown Foundation’da ne oldu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Washington’dan haberler: Jamestown Foundation’da ne oldu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Washington’dan haberler: Jamestown Foundation’da ne oldu? Önder Aytaç & Emre Uslu - Washington’dan haberler: Jamestown Foundation’da ne oldu?
Önder Aytaç & Emre Uslu köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Geçtiğimiz çarşamba günü, Amerika’nın etkili düşünce kuruluşlarından Jamestown Foundation’da Türkiye-Kafkasya ilişkilerine dair bir konferans yapıldı. Toplantıya Türkiye’den ve değişik ülkelerden konuşmacılar katıldı. Toplantının dikkat çeken isimlerinden birisi de Graham Fuller’dı. Fuller yaptığı konuşmasında genel bir perspektif çizip, dünyanın yeni şekillenmesinin nereye doğru yöneldiğini anlattı. Bu şekillenme içinde Türkiye’nin Kafkasya’daki yeri ve Türkiye’nin ABD ile olan ilişkilerinden de söz etti.

Fuller özetle değişen dünya koşulları nedeniyle Türkiye ve ABD’nin soğuk savaş dönemindeki gibi bir “müttefik” olmasının mümkün olmadığını savundu. Burada “müttefik” (ally) kelimesinin altını özellikle çizmek gerekiyor. Zaten Fuller de bunu yaptı. İngilizcede “ally” aktif bir kelime. Yani biri ile ittifak yapacaksanız, yani ‘alliance’ kuracaksanız, bunun “kiminle, kime karşı ve ne için” olduğunun belirtilmesi gerekiyor. Yani ittifaklar için ortak bir amaç, ortak bir hedef ve ortak bir sonuç alma isteği gerekli. Fuller de bunun altını çizip, Türkiye’nin son yıllarda daha bağımsız hareket ettiğini, bunun da son derece doğal hatta Türkiye ve bölge ülkeleri için iyi olduğunu vurguladı.

Fuller’a göre Türkiye; Suriye ve İran’daki radikal İslamcı gruplarla çalışmak istiyor. Açılım yaratmak, İran’ı dünyaya getirmek, dünyanın o bölümüyle müzakerede bulunmak istiyor. Oysa Washington’ın “izolasyon” politikası izliyor ve bu nedenle de Türk dış politikası ile Amerikan politikasında bir eksen kesişmesi söz konusu değil. Fuller, Türkiye’nin “sorunsuz komşuluk” ilişkisi kurmak için geliştirdiği politikanın yararlı olduğunun altını çiziyor. Fuller, ABD’nin bölgede yeni dinamikleri görmesi gerektiğini belirtiyor ve ABD’nin politikalarını belirlerken buna göre hareket etmesi gerektiğini savunuyor.

Aslında Fuller’ın söylediği yeni bir düşünce değil. Özellikle Bush yönetiminin “izolasyonist” politika izlemeye başlamasından sonra Fuller, Bush yönetimin ilk protesto eden Amerikalı aydınlardan biriydi. Hatta bu amaçla Washington’ı terk edip Kanada’ya yerleştiği bile söylendi. Fuller’ın Kanada’ya ne amaçla yerleştiğini bilmiyoruz ama son sekiz yılda Washington’da olanlardan memnun olmadığını biliyoruz.

Washington’daki konferanslarda konuşulan ama Türk medyasının atladığı ilginç detaylardan birisi de Obama iktidara gelirse çevresinde Türkiye’yi yakından tanıyan kişilerin yer alacağı bilgisi. Şimdilik bu kişilerin kimler olduğunu bilmiyoruz. Ama Graham Fuller Obama’dan sonra Washington’a dönerse hiç şaşmayız. Eğer olursa bu Türkiye için büyük bir şans olur. Şaka yollu kendisine sorduğumuz “Washington’a dönecek misiniz,” sorusuna ‘hayır’ da ‘evet’ de demedi.

Jamestown’ın giderek artan öneminin yanında, önümüzdeki dönemde Türkiye açısından Washington’ın kalbi konumuna geçecek bir başka kurumdan da burada söz etmek gerekiyor. Bu kurum da Brookings Institute. Bilindiği gibi Brookings Türkiye’yi iyi izleyen bir kurum. Özellikle Ömer Taşpınar ve Marc Parris gibi Türkiye’yi iyi tanıyan uzmanların bu kurumda yer alması ve Brookings’in önümüzdeki dönemde etkisini daha da artıracak. Bu da AKP yönetimi için bir şans. Zaten AKP’ye yakın SETA Vakfı’ da Brookings ile ortaklaşa Ahmet Davutoğlu’nun katılımıyla bir konferans düzenledi bile.

Washington’da kartlar yeniden karılırken Ankara’da yeni pozisyonların oluşacağından kuşku yok. Her ne kadar Amerika’daki “soykırım” iddialarını kendi lehlerine bir “endüstriye” dönüştürüp buradan menfaat sağlamak isteyen üniversite hocalarının da dahil olduğu bazı çevreler, iğrenç yöntemlerle Türk politikacıları yanlış yönlendirmeye çalışsalar da, artık AKP yönetimi de olanların farkına varmaya başladı demeliyiz. Çünkü onlar da Washington’ı birinci elden gözetlemeye başladılar. Bu da önümüzdeki dönem için ilginç değişimlerin yaşanacağı izlenimini veriyor.

*  *  *

Not: 20.9.2008 tarihli yazımızda S.Y. rumuzuyla yazılan anlatımımızda kastedilen kişi kesinlikle güvenilir ve doğruluğundan şüphe etmediğimiz bir emniyetçidir. Selami Hüner’in avukatları olan Fatih Ürek ve İstek Han’ın müvekkilleri ile ilgili gönderdikleri tekzip metnine göre, bizim makalemizde ifade edilen S.H, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Selami Hüner değildir ve S.H’nin Selami Hüner ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Selami Hüner’in nasıl birisi olduğunu en iyi bilecek/ anlatacak kişi de Celalettin Cerrah’tır.

 

Diğer Önder Aytaç & Emre Uslu Makaleleri:
  1. ‘AKP içinde güçlü bir Ermeni lobisi var’ - 16.05.2009
  2. 32. Gün’e, Büyükanıt’a ve Ergenekon savcılarına teşekkürler - 11.05.2009
  3. Mardin: İlkellik terörü mü? - 09.05.2009
  4. Diyarbakır’ın ‘kuçe’ ve/veya ‘kuç’ çocukları - 04.05.2009
  5. ‘The cemaat’ ve Org. Başbuğ’un konuşma(ma)sı - 25.04.2009
  6. Ergenekon Üniversitesi - 20.04.2009
  7. Ulusalcılığa methiye - 18.04.2009
  8. Mahsun’la ‘Güneşi Gördüm’ ya sen? - 13.04.2009
  9. Obama’nın ardından: ‘Anadolu’yla dolu olmak - 11.04.2009
  10. DTP, AKP ve ‘çamura yatmak’ - 06.04.2009
  11. Cemil Çiçek’in güvenlik algısı: DTP ve Ermenistan - 04.04.2009
  12. E-TÖ gölgesinde seçim sonrası - 30.03.2009
  13. E-TÖ gölgesinde seçim-loto - 28.03.2009
  14. PKK’yı dağdan indirmek - 23.03.2009
  15. “E-TÖ tipi medya”ya sobeeee!.. - 21.03.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Washington’dan haberler: Jamestown Foundation’da ne oldu? - Önder Aytaç & Emre Uslu
03.09.2010 06:51:32