İŞÇİ: 1 Mayıs işçinin ve emekçinin bayramı. 30 yıldır işçiler ve emekçiler Taksim’de seslerini duyuramıyor. Öğrenciler (23 Nisan–19 Mayıs), askerler (30 Ağustos), polisler (10 Nisan) ve takımı şampiyon olan bütün taraftarlar Taksim’de kutlama yaparken, işçiler neden yap(a)maz?
POLİS: Önceki yıllarda, Taksim’de bayram yapmak isteyenler gerçek emekçiler ve işçiler değildi. Bazı örgütler 1 Mayıs’ı propaganda günü görüyor. Ben, polis olarak, toplumun can ve mal güvenliğini sağlamak zorundayım. Öğrenci, polis ve asker bayramlarında araba yakmadı, işyerleri yağmalamadı.
İŞÇİ: Biz de İstanbul’un güzelleşmesi için vergi veriyoruz. Hatta belediye işçilerinin Taksim’in her kaldırım taşında emekleri var. Sesimizi, sesin en gür çıktığı Taksim Meydanı’ndan duyurmak istiyoruz.
POLİS: Taksim, güvenliğin zor sağlandığı bir meydan. Alacak kişi sayısı belli ve zarar görecek çok mal / can var. Etkinlik başka bir yerde yapılırsa, hiç kimse zarar görmemiş olur.
İŞÇİ: Eğer sen devletsen, hem güvenliği sağla hem de bayram yapmamıza izin ver. Suçlu ile suçsuzu ayırt et. Sendikacıları potansiyel tehlike ve tehdit olarak da algılama.
POLİS: Tek sendika ve partiler olsa sorun yok. Ancak aranıza terör örgütlerinin sempatizanları ve militanları da katılabilir.
İŞÇİ: AB ülkelerinde bizdeki gibi bir meydan yasaklaması yok. İsteyen istediği yerde bayramı kutlar.
POLİS: Gelişmiş ülkelerde 1 Mayıs İşçi Bayramı gerçek manada bir bayram. İşçiler etrafa gülücükler dağıtıyor, güller atıyor, oynuyor, eğleniyor ve fakat asla taş atmıyor.
İŞÇİ: Gereksiz ve orantısız bir şekilde güç kullanan polis cezalandırılmalı. Göstermelik bir-iki polise soruşturma açılıyor. Kamu görevlisinin ideolojisini görevine yansıtması da polisin meslek etiği ile bağdaşmıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.