Siyasal yapıyı değiştirmek, toplumsal tepkileri yönlendirmek maksadıyla sürdürülen “asimetrik ve organize bir psikolojik savaş” uygulaması var. Kurguladıkları darbelerin gerçekleştirilemediğini yaşasalar da, en azından; toplumda hoşnutsuzluk, huzursuzluk, güvensizlik yaratmak, ekonomik ve sosyal patlamalar umarak, bir sonraki genel seçimlerde C(M)HP iktidarını umuyorlar. Yani karargâhtaki az sayıdaki aydınlık karşıtı birey, Anadolu insanını nasıl “kafese” sokarımın hâlâ planlarını yapıyor. “Kafes” kepazeliği gibi garabetlerle; düşünmeyen, tartışmayan, tek dinli, tek mezhepli, tek dilli, tek yüce ideolojiye tapınan “cici çocuklar” yetiştirilmek arzulanıyor. Ama artık yemezler. Son üç gündür Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman ve İzmir’deyiz. Buralardaki yurdum insanları da şöyle düşünüyorlar:
1. Darbeci ana akım yav(yum)şak medyası; “Kafes, Yakamoz, Ayışığı” gibi darbe planlarını, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nı, Bilgi Destek Planlarını, yeraltından fışkıran LAW silahlarını görmezden gelerek, her yeni darbe tasarımı ortaya çıktıkça, daha da aymaz bir yüzsüzlükle bunlara “sözde” yakıştırması yapıp manipülasyona devam edilmesin.
2. İzmir’deki ‘
organize işler bunlar’ı anlamak için, hiç öyle derinlemesine sosyal, ekonomik ve politik analizlere gerek yok. Elinden işi Kürtler tarafından alınan göçmen amele, pazarda rekabet ettiği Kürt pazarcıdan bıkan Ege köylüsü, birden DTP konvoyunun geçtiğini görünce bir-iki dakika içinde bütün arkadaşlarını cadde üstüne ellerindeki taşlar ve bayraklar ile toplayıverdi öyle mi? Çevrede oturan apartman sakinleri de zaten “her Türkün asker doğması” gibi, evlerinde bu durumlarda kullanılmak üzere, birer kalpaklı Atatürk posteri ile Türk bayrağı saklıyordu değil mi? Konvoyun geçtiğini görünce de hassasiyetlerini göstermek amacıyla hemen koşup, pencerelerden sarktılar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.