1. Danıştay 5. Dairesi, 28.07.2003 tarih E:2003/2079, K:2003/3335 sayılı kararında,
“kişisel menfaat kurulmayan bir olayda” davacı olunamayacağına söylerken, benzeri başka kararlarda da,
kişisel, güncel, aktüel ve meşru bir menfaat ilişkisi görmediği davaları ön şart eksikliği bakımından ret eder. Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesine 2001 yılında 4667 sayılı kanunla eklenen
“hukukun üstünlüğünü, insan haklarını korumak ve savunmak” ifadesi, gerekçede;
baroların görev tarifine ilişkindir. Burada baroların üstlendiği bir görev yoktur ve kendisine kanunlarla verilmeyen görevleri yürütmeleri de
hukuka aykırıdır. Bu hüküm, “barolar; kendi meslek bütünlüğü dışına taşacak faaliyetler de bulunabilir” şeklinde yorumlanırsa, barolar, Anayasal açıdan
özerk bir duruma yerleştirilmiş olur. Bu ise Anayasa ile örtüşmez. Nitekim Anayasa, barolara ya da diğer meslek odalarına “hukukun üstünlüğünü korumak ve savunmak” görevini vermemekte, Anayasa’nın 6/2. maddesi de;
hiçbir kimse veya merciin kaynağını anayasadan almayan “Devlet yetkisini” kullanamayacağı belirtmektedir. Eğer bu hak
barolara verilirse, barolar
her şeye, hukukun üstünlüğünün ihlâl edildiğini gerekçe göstererek müdahale edebilir. Bu ise ‘‘yargıçlar devleti’ gibi- ‘barolar devleti’ni ortaya çıkarabilir.
2. Danıştay kararında; katsayının her türlü lisede okuyanlara şans eşitliği vermesini,
meslek liselerinden mezun olmayan öğrencilerin haklarını ihlâl etmesi sebebiyle eşitliğe ve hukuka aykırı olduğunu belirtmektedir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.