Örtülü ödenek, yasadaki tanımlamaya göre değil de, pratik hayatımıza yansımasına göre; ne kadar çok örtülü ise, o kadar gizli ve kirli savaş demek, o kadar çok yolsuzluk, sorumsuzluk ve hukuksuzluk demek. O kadar çok insan hakları ihlali, darbe planları, uyuşturucu ve silah kaçakçılıkları ile faili meçhul cinayetler demek. O zaman çözüm ne? Devletin güvenlik güçlerinin bütün eylem ve işlemlerinin şeffaf, denetlenebilir, hesap verebilir ve hukukun içinde olması...
1990’lı yıllarda Güneydoğu’da yaşayan Kürt vatandaşlarımıza sorduğumuzda, onlar yaşayış ve deneyimleri ile anlatırlar bize örtülü ödenek işlemlerinin neler olduğunu kolaylıkla. Çünkü gizli ve açık
derin etkinliklerin en fazla yoğunlaştığı dönem ile örtülü ödenek kullanımı arasında doğru bir orantı söz konusudur Güneydoğu’da. O nedenle de olası ise örtülü ödenek kapsamında bir işlem güvenlik güçlerince yapılmamalı ve ‘devletin yüksek menfaatleri’ gibi muğlâk bir anlatımın arkasına hiç kimse ve kurum saklanarak hukuk dışı eylemlerde bulunamamalı, değil mi?
Demokratik açılım bağlamında, bizim de gittiğimiz ve anketlediğimiz illerden olan; Antalya’da, Ağrı’da, Batman’da, Trabzon’da, Tekirdağ’da, Van’da, Kahramanmaraş’ta, Siirt’te, Gaziantep’de, Şanlıurfa’da, Malatya’da yaşayanlar, Sn. Atalay’ın koordinesinde atılacak somut adımları beklemekte.
Yazının devamını okumak için tıklayın.