Size bu makaleyi Edirne’den yazıyorum. ‘Demokrasi Kültürü’nü üniversiteli gençlerle birlikte Edirne’de de masaya yatırıyoruz.
Güneydoğu’da varlığı inkâr edilemez bir olgu da Kürt Hizbullahı. Gerek Hizbullah gerekse de bölgede ektin olan dinî ve politik networklar, bölgenin önemi yadsınamaz gerçekleri. Genellikle de bu gruplar AK Parti ile Saadet Partisi arasında bir şekillenmeye gidiyorlar. Örneğin Batman’da etkin olan bir dinî yapılanmanın, il meclisi seçimlerinde Saadet Partisi’ne oy verdiği kamuoyunca bilinmekte.
8 Mart 2009 günü Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda yapılan Evindarén Péxember Platformu (Peygamber Sevdalıları Platformu) tarafından organize edilen Mewluda Muhammedi etkinliğine katılan 80-100 bin kişi, bölgede dinî yapıların ne kadar etkili olduğunun bir örneği. Etkinliğin konuşmacıları, verilen mesajlar ve organizasyon şekliyle Hizbullah’ın organize ettiği bu birliktelik,
Çağrı FM,
Doğru Haber,
Susanıngülleri.org,
hurseda.com,
yesrip.com gibi siteler tarafından da halka duyurularak katılımın sağlanması istenildi.
Bu ve benzeri etkinliklere katılımlar da göstermekte ki; batıdaki imajının aksine Kürt Hizbullahı son 10 yılda gerçekten de toparlanmakta ve bölgede pozitif bir imajı yeniden kazanmaktadır. Şiddet stratejisini bırakarak, bir yardım kuruluşu şeklinde hareket etmeye başlayan örgütün, yenilenmiş ve yasallaşmış bir aktör olarak ortaya çıkması, bölgedeki dengeleri de yeniden değiştirmekte dersek kehanet olmaz. Son süreçte “apolitik” mesajlar vermeyi tercih eden örgütün, 8 Mart’ta gün ortasında bir etkinlik yaparak, DTP’nin “Kadınlar Günü” kutlamalarının önünü kesmek için böylesi bir zamanlama yaptığı söylenebilir. Bu nedenle DTP de Kadınlar Günü etkinliğini bir gün önceden yapmak zorunda kaldı. DTP’nin Kadınlar Günü etkinliğine gösterilmeyen ilgi ile Hizbullah’ın etkinliğine gösterilen aşırı ilgi arasındaki büyük fark bile, tek başına DTP’nin işinin hiç de kolay olmadığını, İslam’ın da bölgede önemli bir referans olduğunun somut bir göstergesi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.