Adalet duygusu devlet tarafından karşılanmayan bireyler, kendi adaletlerini uygularlar mı? Diyarbakır-Bursa maçı ile ilgili basında çok şey yazılıp çizildi. Ne şiş yansın ne kebap diyenler; “üç-beş fanatik” şeklinde konuya yaklaştı. “Bursa’da da onlar vardı, Diyarbakır’da da”. Valla Bursa’da kilerini bilmem ama Diyarbakır’dakileri bence öyle tanımlamak, bölge insanını tanımadan ve futbol oyun alanını da dikdörtgen şeklinde dört beyaz çizgiden oluştuğunu sanma saflığından başka bir şey değil.
İsterseniz bölgenin aklıselimlerini dinleyelim. Yazar Şeyhmus Diken; “Eğer ki dört ay önce olanlar göz önüne alınmadan fatura Diyarbakır’a kesilirse, Diyarbakırspor hemen kararını verip liglerden çekilmeli ve federasyona al ligini, çal başına demeli.” Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Fahrettin Akyıl, temsil ettiği iş çevresi adına ‘yaşanan olaylardan ötürü Bursasporlu yöneticilerden özür dilemeyeceğini, aslında Bursasporlu yöneticilerin özür dilemesi gerektiğini’ söylemekte. Sosyolog Mazhar Bağlı; “kentte Diyarbakırspor Kulübüne devletin aracı, kent dışında da PKK’nin uzantısı olarak bakanlar olduğunu ve eylemleri de, halkın Diyarbakırspor’u sahiplenmesi olarak görmeli” diyor. Prof. Doğu Ergil’ ise; ‘Diyarbakır taraftarının hayatının tümünün intikamını Bursaspor maçından aldığını, çünkü Bursa’daki maçta kendilerini aşağılanmış his ettiklerini’ söylüyor.
O zaman Spor Bakanı ve Federasyon yetkililerinin Diyarbakırspor’a vereceği hiçbir cezanın, yukarıda özetlediğimiz düşünceleri de göz önüne aldığınızda, hiç de caydırıcı olmayacağını kolaylıkla söyleyebiliriz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.