Ben yazdıklarımla, önemine çok değer verdiğim Emniyet’e ve İçişleri teşkilatına değil, onu bir çete gibi gösteren ve kendi çıkarları için kullanan Hacı Müdür’e kızıyorum. Yazdıklarımın hepsinde de, her kim ki Ergenekon’a ve organize suç örgütüne bulaşmış, ona çakıyorum ve Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın ve hükümet üyelerinin yıpranmamasına, umut olma özeliğini yitirmemesine özen gösteriyorum. Keşke ‘Hacı Müdür’de de azıcık onur olsa da istifa ederek kurumu rahatlatsa...
Haftada bir yazmama rağmen, 1-10 ocak tarihleri arasında neredeyse medyanın her yerinde biz vardık.
Yeni Şafak’tan Taha Kıvanç,
Radikal’den Murat Yetkin,
Zaman’dan Nuriye Akman,
Milliyet’ten Mehmet Tezkan yazdıklarımızdan bahsedenler.
Haber Türk’te Can Ataklı ile birliktelik,
CNN Türk de Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge’sinde
Sabah’tan Nazlı Ilıcak,
Milliyet’ten Kadri Gürsel ve
Hürriyet’ten Yalçın Bayer ile program,
KanalTürk’te;
Haber Türk’ten Nihal Bengisu Karaca ve
Bugün’den Erhan Başyurt ile sohbet programı gerçekten de benim ve Emniyet’im adıma önemli açılımlar.
Şimdi de; aynı tarihler arasında ‘Demokratik Açılımda Güvenlik Algısı’ bağlamında nerelerde olduğumuzu yazalım.
Size bu satırları
10 ocakta Ağrı’dan yazıyorum. Abbas Aydın ve Nuri Kaya ile birlikte yüz elli kadar arkadaşla Ağrı’da da ‘Demokratik Açılımda Güvenlik Algısı’nı Bejan Matur ve Yasemin Tecimer’le birlikte masaya yatırdık. Gerçekten de çok önemli yeni bilgilerin sahibi oldum. Başbakan’ın huzurunda Ağrı halkının onu inanılmaz bir candanlıkla nasıl sevdiklerini ve fakat seçilmişleri konusunda da, onları alkışlamayarak mesaj vermesini gördüm/duydum. Ağrı’da da demokratik açılım ciddi bir umut. Ama bir an önce içinin doldurulduğu somut adımların atılmasını arzuluyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.