Anayasa değişiklikleri referanduma kalmayacak ve Meclis’teki oylamadan geçecektir. Çünkü muhalefet referandumu göze al(a)maz. Çünkü referandum C(M)HP için bir hezimettir.
Yeterince cesur olmamasına ve onlarca eksikliğine rağmen, eski sol ve sağ cenahtan bütün aydınlar ve hatta TÜSİAD’ın bile oylamada “Evet” diyeceklerini tahmin ediyorum. Çünkü kırk yamalı bohçaya benzeyen 12 Eylül Anayasası mı, yoksa artık sivil inisiyatifin de anayasaları değiştirdiği/yaptığı, AB normlarına, demokrasiye ve hukuk devletine uygun bir şekillenme mi?
Darbecileri koruyan 15. Madde’nin kaldırılması, askerlere sivil yargının açılması, sivillerin askerî mahkemelerde yargılanmasının önlenmesi, askerî şûra kararlarının yargıya açılması, memurlara toplu sözleşme hakkı tanınması, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının getirilmesi gibi; ‘yurttaş merkezli devlet’ değişikliklerine, C(M)HP ve BDP’nin seçmenlerinin bile “Hayır” oyu vereceğini sanmıyorum. Bizim son iki hafta içinde gittiğimiz Sakarya, Erzurum, Aydın, Tokat, Erzincan, Manisa gibi milliyetçi muhafazakâr ağırlıklı illerde bile, MHP tabanının yüzde 65’ten fazlasının anayasa oylamasında “Evet” diyeceklerini gözlemledim/ anketledim.
Anayasa oylamasında karşı çıkılan konu, askerî vesayetin kalkması olduğu için, buna ‘yeter söz milletindir’ dışında hiçbir şey denmeyecektir. Parti kapatılmasının zorlaştırılmasına “Hayır” diyecek bir BDP’li kendi varlık nedenini bile yeniden sorgulamış olacaktır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.