1. 7-8 mayısta Tarkan Zengin ve Yasemin Tecimer ile birlikte STK’ların davetlisi olarak Elbistan’daydık. Elbistan dediğimizde bazıları Pakistan, Hindistan ya da Hırvatistan gibi başka bir ülkede olduğumuzu düşünebilir. Ama biz artık il olması gereken, beş milyon ton kömürün üzerinde oturan, verimli çalıştırılırsa dört cente elektriğin üretildiği (şu anda doğalgazdan üretilen elektirik 17 cente mal oluyor) ve Türkiye’nin kullandığı yüzde 30 elektriği karşılayabilecek (şu an yüzde 6’sını karşılıyor) dev bir ekonomi ülkesinden bahsediyoruz. Almanların ve Japonların; “Bize verin biz işletelim bütün havzanın kömürünü ve verimli topraklarını” dedikleri, Çinlilerin hemen yatırım yapmak istedikleri, insanın gözünü yaşartan güzellikteki kara elmas kömürün kenti Elbistan’dan söz ediyoruz. Tanrı aşkına gidin görün ve yaşayın.
2. Elbistan dört dönemdir belediye başkanının MHP’li olduğu bir kent statüsündeyken, son yerel seçimlerde AKP’ye belediyeyi kazandırmış. Bu nedenle de hem muhafazakâr tabanı, hem BBP’yi, Saadet Partisi’ni ve MHP’yi, hem de bütünüyle Alevilik düşüncesini iyi bilen ve yaşa(t)(y)an bir şehir.
3. Orada bulunduğumuz süre içerisinde, kanaat önderi arkadaşların söyledikleri şunlar; 8 mayısta Yüksekova’da bir çavuşu, Uludere’de mayın patlaması soncu bir eri, 7 mayısta Dağlıca’da taciz ateşinde iki uzman çavuşu, 1 mayısta Lice’de bir subayı, 30 nisanda Nazımiye Sarıyayla Karakolu’nda bir astsubayı, bir uzman çavuşu ve iki eri, 30 nisan Çukurca’da mayın patlaması sonucu bir eri, 27 nisanda Şemdinli’de bir uzman çavuşu ve bir eri ve 26 nisanda Dereli’de mayın patlaması sonucu bir astsubayı neden şehit ettiğimizi sorguluyorlar ve avazlarının çıktığı kadar da “NEDEN???” diye bağırıyorlar ve “Demoktarik Açılım’ı ve Anayasa Oylaması’nı sabote etmek için değil miiiiiiiii” diye de soruyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.