Size bu satirlari Nevsehir’den yaziyorum. Anadolu’nun dogusu PKK ve Hizbullah dahil, her türlü radikal düsünce ve inanisa hazir. Ancak bu öyle dünden bu güne olmadi. Hizbullah’i da, bu PKK’yi da, bu hükümet yaratmadi. Bölgede yoksulluk, cahillik ve inanilmaz bir ezilmislik söz konusu.
Yani, yine fakirlik edebiyati, yine vicdan sömürüsü. “Orta Anadolu köylüsü çok mu zengin, onlar neden silaha sarilmiyor?” dediginizi duyar gibiyiz. Hanimlar, beyler; hadi elinizi vicdaniniza koyun. Caniniz mi yandi? Sikin, sikin, içindeki irin aksin. Disinizi de sikin, biraz daha dayanin anlatacaklarimiza. Sorun; yoksulluk, cahillik ve ezilmislik.
Bölge fakir; cevap vermeden önce bakin isterseniz TUIK’in verilerine. Bunu zaten biliyorsunuz degil mi? Peki, bunun eskiden böyle olmadigini da biliyor musunuz? Örnegin simdi Türkiye’nin en fakir kentlerinden olan Sirnak-Cizre’nin, önceden bölgenin kültür, müzik, eglence merkezlerinden biri oldugunu biliyor muydunuz? DIE 1927 Sanayi Sayimi sonucuna göre, Diyarbakir’in, Türkiye’nin üçüncü sanayilesmis kenti oldugunu biliyor muydunuz? Yani Adana yok, Kocaeli yok, Bursa yok, Ankara yok, Konya, Kayseri, Eskisehir yok.
Istanbul, Izmir ve Diyarbakir var o tarihlerde Türkiye’de. Sulanabilir 8,5 milyon hektar arazinin yüzde 20’sinin Asagi Firat ve Dicle Havzalari’ndaki genis ovalardan olusan bu bölgede yer aldigini bilir misiniz peki? Verimli Hilal veya Yukari Mezopotamya olarak adlandirilan bu bölgenin, insanlik tarihinde medeniyetin besigi olarak bilindigini, tarih boyunca Anadolu ve Mezopotamya topraklari arasinda geçisi saglayan bir köprü görevi gördügünü de biliyor musunuz?
Bugün ise, Türkiye’de imalat sanayiindeki isletmelerin bölgesel dagilimi incelendiginde, isletmelerin yaklasik yüzde 71’i Marmara, Ege ve Iç Anadolu olmak üzere üç bölgede yogunlasmakta.
Yazının devamını okumak için tıklayın.