Demokrat Yargı Derneği Başkanı Osman Can’ın ortaya attığı “Meclis Anayasa Mahkemesi kararını yok sayabilir” fikri tartışma yarattı. Örneğin Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, raportör Osman Can’a ilişkin “gereğini yapma” konusunda yetkili ve görevli olan kişinin başkan Haşim Kılıç olduğunu vurguladı. Can’ın açıklamalarını “kaos çağrısı” olarak nitelendiren Paksüt, “O arkadaşın durumu mahkemede görev yapmaya el veriyor mu, vermiyor mu, mahkeme başkanının karar vermesi lazım. Gerekçe göstermeden dahi mevzuat uyarınca raportörlerin görevine son verebilir” diyor.
Öbür taraftan Osman Can’ın da haklı ve güçlü bir argümanı var. Anayasa Mahkemesi eğer yetkisini aşıp esastan görüşemeyeceği anayasa değişikliklerini tevil yoluyla görüşürse bu dasürekli kaos anlamına geliyor. Zira anayasamızın değiştirilemez maddeleri yorumlanarak Meclis’in her yaptığı değişiklik iptal edilebilir. Eğer Anayasa Mahkemesi Meclis’ten geçen anayasa değişikliklerini iptal ederse yetkisini aşıp Meclis’i yok saymış olacak. Bununla da yetinmeyip bundan sonraki süreçte Meclis’i yok saymak üzere eline çok güçlü bir argüman geçmiş olacak. Bu durumda Meclis’in Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını yok sayması daha mantıklı görünüyor.
Anaysa Mahkemesi’nin 367 kararından sonra ülkenin bir daha dikiş tutmayacağı belliydi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.