BRÜKSEL
Geçen hafta gerçekleşen Türkiye-AB ilişkileri konulu konferans için Brüksel’deyiz.
Konferansın ev sahipliğini Senatör Geert Lambert yaptı. Lambert 71 üyeli Belçika Senatosu’nda Flamanların Sosyalist Partisi (SP.A) ve Flaman İlericileri (VL.PRO) ittifakına bağlı yedi senatörden biri.
Belçika’daki federal sistemin temelinde Flamanlar ve Valonların siyasi temsiliyeti var. Belçika devleti dört teritoryal bölgeden meydana geliyor.
Bu bölgelerin temsil edildiği bir ortak federal meclis, her bölgenin bir parlamentosu ve hükümeti var.
Fakat Flamanlar ve Valonlar arasında siyasi anlaşmazlıklar artıyor. Federal sistemin sona ereceğine ilişkin tartışmalar yapılıyor. Sebebi de Flamanların federal birlikten kopma arzuları.
Benim gibi Mardin Midyatlı olan ve otuz yıldır Belçika’da yaşayan sevgili dostum Derwes Ferho “federal sistemin bölünmesi teorik olarak mümkün görünse bile pratikte böyle bir bölünmenin mümkün olmadığını” ifade ediyor. Brüksel Kürt Enstitüsü Başkanı Ferho’ya göre federal sistemin daha da geliştirilmesi bölünmeye karşı bir çare olarak düşünülebilir.
Derwes Ferho toplumsal değişimin kabulüne ve bu değişimin anayasal ifadesine dair Belçika’da güçlü bir siyasi kültürün olduğunun altını çiziyor ve anayasanın on yılda bir bu ülkede değişikliğe uğradığını hatırlatıyor.
Konferansın en şanslı konuşmacısı bendim herhalde. Yıllardır görmediğim birçok dostumu gördüm; Kürt yazarlar Medeni Ferho, Rojan Hazim, Bedirhan Epözdemir ve konferans konuşmalarının Kürtçe-Hollandaca çevirilerini yapan Bedirhan’ın oğlu sevgili Sidar Bengi. Hep birlikte duygusal ve tatlı anlar yaşadık.
Fakat yine de, yılların biriktirdiği etnik hınç ve öfkenin Altınova’da kendisini bir kez daha gösterdiği günde yapılan konferansa, doğrusu endişe ve üzüntü hâkimdi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.