Cafer Solgun’u birkaç yıl önce tanıdım.
Uzun yıllar cezaevlerinde hapis yatmış, büyük acılar yaşamış bir aydın o.
Meşakkatli ve zor zamanlardan geçerek, fırtınaların içinden çıkıp gelmiş bir aydın.
Cesur bir insan.
Hapislik yılları bitince, gelip İstanbul’a yerleşmiş.
Cafer “Yüzleşme” söz konusu olduğunda, toplumla paylaşacak tecrübeleri ve fikirleri olan değerli bir aydın.
Birkaç yıl önce, İstanbul’da birkaç arkadaşıyla beraber “Yüzleşme” adıyla bir dernek kurdu.
Yüzleşme Derneği, kısa süre içinde Türkiye’nin en belalı konuları arasında yer alan, Alevi ve Kürt sorunu, hapishane gerçeği gibi konularda birçok çalışmaya imza attı. Bu çalışmaları toplumla paylaştı.
Cafer Solgun dostum, Yüzleşme Derneği’nin çalışmalara katkı sunmakla kalmıyor, bir yandan da gazetelere yazılar yazıyor, medya programlarına katılıyor, ve fikirlerini, kanaatlerini bizimle paylaşıyor.
Olağanüstü bir duyarlılık, nezaket ve hiçbir kibre yer vermeyen bir üslupla..
Ama belli ki, aydınların konuşmasından, ve ufuk açıcı fikirlerini toplumla paylaşmalarından hoşlanmayanlar, Cafer Solgun’dan da rahatsız olmaya başladılar!
Çeşitli yöntemlerle bu değerli aydınımızı tehdit ediyorlar şimdi de.
Onlar her zamanki gibi, kendilerine yakışanı yapıyorlar deyip suskun kalmamalıyız..
Doğrusu bu tehdide yeteri kadar tepki gösterildiğini söyleyemeyiz. Bunda belki Türkiye’de gelişen sıcak gündemin de etkisi vardır, ama her ne olursa olsun, bir aydına yöneltilmiş ölüm tehdidi var ve bu tehdit aslında fikirlerini özgürce paylaşan bütün aydınlara yöneltilmiş bir tehdittir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.