1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 18:24
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Orhan Miroğlu YÜZLEŞME 16.12.2009
Orhan Miroğlu
Gundiler ve Bajariler
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Orhan Miroğlu - Gundiler ve Bajariler Orhan Miroğlu - Gundiler ve Bajariler Orhan Miroğlu - Gundiler ve Bajariler Orhan Miroğlu - Gundiler ve Bajariler Orhan Miroğlu - Gundiler ve Bajariler Orhan Miroğlu - Gundiler ve Bajariler Orhan Miroğlu - Gundiler ve Bajariler Orhan Miroğlu - Gundiler ve Bajariler
Orhan Miroğlu köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Bajar Kürtçede şehir demektir. Bajari de şehirli, Bajar’dan geliyor. Gundi de köylü demek. Kendini ‘Bajari Kürt’ –Şehirli Kürt- olarak kabul edenler, gundileri pek sevmezlerdi. Çatışmalar başlayınca, her biri çok eski uygarlıklara beşiklik etmiş birçok bajar, savaş ve başka sebeplerle köylerini terk eden ve metropollere de gidecek takati olmayınca gelip buralara yerleşmek zorunda kalan gundilerle doldu. Bajarların nüfusu son yirmi yıl içinde akıl almaz ölçülerde arttı. Bajariler buna çok memnun olmasalar da olup biteni sineye çektiler ve bu yeni gelenlerle iyi geçinmeye çalıştılar.

Oysa göçler olmadan ve bajarların nüfusu bu yeni gelen gundilerin lehine değişmeden çok önceleri, bajariler, sabahın ilk saatlerinde şehre gelen gundilere yani köylülere karşı tam bir ‘Bajari birlik ve bütünlüğü’ içinde hareket ederlerdi.

Mesela, gundilerin, şehir pazarlarına getirdikleri mallarını ucuza kapatmak için özel pazarlık grupları kurulurdu. Mal da dediğin mal olsa, bir sıtıl yoğurt, bir sepet incir-üzüm, birkaç yumurta, ve bahar aylarında mis gibi kokan birkaç kilo taze peynir...

İşte bajariler gundilerin ürettiği bu malları ucuza ve hep daha ucuza kapmak için, gruplar kurar, bu gruplar iyi alıcı - kötü alıcı rolü oynar ve beş kuruşluk malı iki kuruşa düşürürlerdi.

Bu pazar yerlerinde, bajariler ve gundiler arasında anlaşmazlıklar eksik olmazdı. Anlaşmazlıklar kavgaya dönüşünce de zararlı çıkan hep gundiler olurdu. Bir bajarinin bir gundiyle kavga ettiği duyulduğunda, o gundinin başına bütün bajariler toplanır gereği yapılırdı.

Bu duruma düşmüş bir gundiyi, bir başka gundi değil, bütün bajarilerin saygı duyduğu ve hatırı sayılır, sözü dinlenir bir bajari kurtarabilirdi ancak.

İşte günlerden bir gün mesela Siirt’te diyelim, bajariler ve bir gundi arasında kavga çıkmış. Bajariler adamın başına toplanmışlar ve dövmeye başlamışlar. Adam yerlerde sürükleniyormuş, ama olayı duyan Siirtli bajariler olay yerine geliyor ve adamı dövmeye devam ediyorlarmış. Zavallı gundi, umutla etrafına bakınıp duruyormuş o anda. Acaba vicdan sahibi bir bajari çıkıp gelecek ve onu bu beladan kurtaracak mı diye.

Derken, şöyle kellifelli, nur yüzlü, beyefendi kılıklı birinin yaklaşmakta olduğunu görmüş. İşte demiş içinden, bu adam beni bunların elinden kurtarır. Gundinin başına toplanmış olanlar bu uzaktan gelen adamı görünce, durmuşlar ve saygıyla onun yaklaşmasını beklemişler.

Derken bu nur yüzlü adam topluluğa yaklaşmış ve yerde yatan gundinin başında durmuş. Gundi kurtuluşun bu adamın ağzından çıkacak bir söze bağlı olduğunu anlamış, umutla adama bakıyormuş o anda.

Olay yerine yeni gelen bajari, yerde kan revan içinde yatan gundinin haline hiç aldırmadan, şöyle demiş:

– Durumun pek iyi görünmüyor, ama sen haksızsın yabancı!.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Orhan Miroğlu Makaleleri:
  1. ‘Kürdistani’ Şerafettin! - 09.02.2012
  2. Ergenekon neyi başardı - 06.02.2012
  3. Mezar mezar üstüne, acı acı üstüne! - 04.02.2012
  4. JİTEM, geçmiş ve medya - 02.02.2012
  5. Medya ve hakikat - 30.01.2012
  6. Bu savaş sürdükçe... - 28.01.2012
  7. Kurbanla oynamak - 26.01.2012
  8. ‘Ölüme hazır mısın, ölüme gidiyorsun! - 23.01.2012
  9. ‘Dua edecek bir mezar taşı olsun’ - 21.01.2012
  10. O bir Ermeni’ydi, adı Hrant’tı - 19.01.2012
  11. Hrant’ı anmak - 16.01.2012
  12. Irkçılığın böylesi - 14.01.2012
  13. Bir koğuşun resmi - 12.01.2012
  14. Özür ve kibir - 09.01.2012
  15. Cafer Solgun’a tehdidi kınıyorum! - 07.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Orhan Miroğlu - "Gundiler ve Bajariler" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 18:24:14