Türkiye’de hükümetler, şimdi olduğu gibi, devlet zihniyetiyle kısa bir intibak sorunu yaşıyorlar gibi görünseler de, somut olaylar karşısında takındıkları tutuma baktığınızda, zamanın hep devlet zihniyetinden yana işlediğini ve hep bu devlet zihniyetinin galebe çaldığını görebiliyorsunuz.
Lamı cimi yok, bu zihniyetin adı İttihatçılıktır.
Ve İttihatçılıkla intibak sorunu aşıldığında, gerisi teferruattır. Milli haysiyetlere sığınır, İttihatçıların Anadolu halklarına reva gördüğü zulmü unutursunuz.
Hıristiyan halklara bu topraklarda uygulanan tehcir ve yaşatılan felaketler yabancı parlamentolarda alınan kararlar sonucu gündeme geldiğinde, yüzleşmeyi değil, inkâr zihniyetini savunmayı tercih edersiniz.
Tarihle ve hakikatle yüzleşmede, İttihatçı Talat Paşa kadar bile cesaretiniz olmaz.
Soykırım karar tasarılarının sonuncusu İsveç Parlamentosu’ndan bir oy farkla geçti.
Ama Seyfo Center’ın yaptığı açıklamaya bakılırsa bunun da sebebi, kararın aleyhinde oy kullananların soykırıma inanmaması değil. Seyfo Center’ı bilmeyenler olabilir. Burası Süryanilerin soykırım araştırma merkezi gibi bir işleve sahip. Seyfo, bilmeyen okurlar için yazmak gerekir; Mertz Yergen Ermeniler için neyse Seyfo da Süryaniler için odur. SHOAH Yahudiler için ne anlama geliyorsa, Seyfo da Süryaniler için o anlama geliyor.
Seyfo, Süryanilerin 1915’te yaşadığı felaketi anlatmak için kullanılıyor. Kılıç yılı, kılıçtan geçirme gibi anlamlara da gelir. İsveç Parlamentosu’nda kabul edilen kararın diğerlerinden farkı var. Bu karar, Süryani ve Rumlara karşı gerçekleşen uygulamaları da soykırım olarak kabul ediyor.
Seyfo Center, sözünü ettiğim açıklamasında, kararın lehine oy vermeyen İsveçli parlamenterlerin, soykırımı kabul etmedikleri veya anlamada zorlandıkları için değil, sırf Türkiye-İsveç ilişkileri zarar görmesin diye aleyhte oy kullandıklarını belirtiyordu. Bence bu çok doğru bir tesbit ve hiç mübalağa ya da abartı değil.
İsveç toplumu Süryani halkını belki de dünyada en iyi tanıyan toplum.
Yazının devamını okumak için tıklayın.