Ankara’ya bu kış çok kar yağdı. Dün akşam yeniden başladı yağmaya. Sabaha kadar durmadı. Gece yarısına doğru, bu güzelliğe daha fazla dayanamadık, çocuklarla kendimizi sokağa attık. Zerdeşt ve Hiwa yarım metreyi bulan karların içine yuvarlanıp durdular.. Biz Canan’la kısa bir yürüyüş yaptık. Binanın etrafını çevreleyen ve bütün gün trafiğe açık olan caddeler, sokaklar kar altındaydı ve trafiğe kapanmıştı.. Sessizlikler içinde beyaz bir dünya.. Karın örttüğü her şey harikulade bir manzaraya dönüşmüştü sanki.
Bu güzelliğin bir maliyeti de yok değil tabii.. Elektrik kesintisi ve doğalgaz basıncında yaşanan problemler gibi.. Buzlanma nedeniyle, Ankara’da Trafik kazaları da arttı. Bu kışın bana da bir maliyeti oldu açıkçası. Pazar günü bir misafirimi kaldığı otele bıraktıktan sonra, eve gidiyordum ki, karşıma çıkan bir araca çarptım. Kullandığım araç aslında Zerdeşt’in. Fransız malı bir Peugeot 207. Servise götürdük arabayı. Ortalık bayağı kalabalıktı. Bu durum, Türkiyeli tüketicinin Fransız malı araçlara gösterdiği ilgiyi açıklıyordu bir bakıma. İşlemler yapılırken, bir an için bu sektörde çalışan ve bu sektörden evine ekmek götüren insanları düşündüm. Fransa’yla yaşanan gerilim, acaba gelip onların ekmeğini vurur mu diye geçirdim içimden.. İyimser olduğumu söyleyemem.. Fransız mallarını boykot ve yaptırım hezeyanı işi oralara vardırabilir..
Bilindiği gibi, Kürt meselesinde birtakım eylemlerden sonra başlayan tartışmalarda en çok güvenlik uzmanları konuşur.
Ortada boykot edilecek bir “Made in Kürdistan” malı olmadığı için yaptırım ve boykotçulara pek rastlanmaz. Ama “o bölgeyi adım adım, karış karış, hatta mağara mağara” bilen güvenlik uzmanları birden ekranlara üşüşür ve gece demeden gündüz demeden iflahımızı keserler..
Diyeceğim, Kürt meselesinde ortalık güvenlik uzmanından geçilmiyordu, şimdi buna bir de yaptırım uzmanı eklendi.
Yaptırım uzmanları arasında Fransız mallarını boykot edelim diyenlerden tutun da, yeryüzünün bütün kötülüklerini getirip “Fransız düşünce sistemine” bağlayanlar ve bu düşünce sistemini de boykot edelim diyenler var.
Yazının devamını okumak için tıklayın.