Herkes onu Şerafettin Elçi olarak bilir. Ama ben ona Kürdistani Şerafettin diyeceğim. Çünkü yeryüzünde onun kadar Kürt ve Kürdistan âşığı biri olduğuna hayatı boyunca hiç inanmadı.
Hep bu yanılsamayla yaşadı durdu.
Nefret ederken sevdiğini sandı.
Bakan oldu, siyasi iklimi ve gelmekte olanı iyi okudu doğrusu, ve inkârın devletin resmî politikası olduğu bir dönemde, Kürt olduğunu söyledi.
Bu sözün söylendiği zamanın üzerinden koskoca bir tarih geçti.
Kürt gençleri Kürt ve Kürdistan için dağa çıktılar, öldüler ve öldürüldüler, ama Kürdistani Şerafettin, o gün bugündür bütün siyasi hayatını, Kürt halkından bu sözün diyetini talep etmekle geçirdi.
Kürt siyasetine düşünsel ve pratik anlamda bu sözün dışında kattığı ve bedelini ödediği hiç bir şey yok.
Kürdistani Şerafettin kanserle boğuşuyor bugün, ona uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum.
İnançlı bir adamdır o.
Bildiğim kadarıyla Tanrı’ya inanır, ve insanoğlunun bu dünyada geçici bir fani olduğuna iman eder..
Hepimiz fani, hepimiz ölümlüyüz.
Bu dünyadan göçüp giderken geride kalan fanilerin arkamızdan iyi şeyler düşünüp iyi şeyler söylemesini isteriz.
Basit ve insani bir istektir bu..
Ama ömrünü bakanken, “ben Kürdüm” dediği için, Kürt halkının kendisine vefa borcu olduğuna inanarak tüketmiş, ve Kürt halkının onu hep yükseklere taşımasını bir çeşit vatan ve namus borcu olarak bellemiş, bu borcun karşılıksız kaldığı zamanlarda da halktan iliklerine kadar nefret etmiş, Elçi gibileri bu insani istekle yetinmez sadece.
Elçi gibileri, bütün fanilerin bir gün tadacağı o mukadder son yolculuk gününde, o son yolculuğa uğurlanırken dahi, gücü, iktidarı, şânı ve şöhreti, içine konuldukları bir karış kefenin içinde hissetmek ve duymak isterler.
Kürdistani Şerafettin’in son siyasi hamlesi, yaşarken fazlasıyla yitirilmiş bir saygınlığı hiç değilse o son yolculuk gününde, PKK’den satın almaktan başka bir şeye yaramıyor doğrusu.
Hayatı boyunca onu terk etmemiş, ruhundan ve insanlığından çok şey alıp götürmüş iktidar ve statü arzusu, PKK’nin hiçbir zaman gündeminde olmayan ama son zamanlarda önemser göründüğü, “Kürtlerarası ulusal birlik siyaseti” için kurulan milletvekili pazarında nihayet işe yaradı ve Kürdistani Şerafettin, Diyarbakır’dan milletvekili oldu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.